1. 1.
    sadık yalsızuçanlar kitabı.
    akçağ yayınlarından çıkmış öykü kitabının bütün hikayelerini üşenmesem buraya yazasım var:
    şimdilik sadece isimleri ile idare edelim. isim isim isim.
    (insan ismiyle müsemma hep)

    kuğu büyüsü
    gerçeği inciten papağan
    feylesof sığınağı/çekirdek uykusu
    kime karşı ölümlüsün
    müphem bırakılmış bir adamın öyküsü
    körebe
    bir övgü hesabı
    köpük
    yağmurpark
    doğu batı divanı
    mercan gören ses
    ayna
    yıldız böceği
    kapı
    yılan
    ve son öykü:
    gidiyorsun madem çiçek olarak git!
    hiç!
    5 ... oyuncakdunya
  2. 2.
    yalsızuçanların irrasyonel masallarını derlediği başucu kitabı. öyle bir yere bırakıp sonra birdenbire hatırlanmakla ayıp edilecek kitap. durması gereken yeri kitabın kendisi işaret ediyor aslında.

    ilhan berk'in de kitap hakkında dediği gibi:

    borges'i düşündüm. benzersizliğinin sürmesini çok isterim. kısa öykülerinin çarpıcılığı ağırlık kazanıyor.

    işte borges'i düşündüren bir öyküsü. kitapta adı kapı. sonradan başka anlamlar yüklenebilir.

    kör bir kedinin yazgısal yönelişine gidip gözüne ilaç olan
    otu bulması, sürüp iyileşmesi gibi, bitişiğimizdeki
    üniformalı adamlar koğuşundan bir jandarma çıktı,beni
    çağırdı
    sessiz bir sabahtı. korkmuştu
    kapımız kendi kendine kapandı ve ne yaptıysak açılmıyor,
    dedi.
    kelime kelimeye bakardı.
    tıpkı kalbime ihtar edildiği gibi, bu size bir işarettir,
    dedim. nöbetçisi olup üzerine kapı kapattığınız insanlar
    içinde sizin gibi masumlar var. ben tecritteyim.
    ömrümün sonlarına doğru bir mağarada yaşamayı
    düşlüyordum, siz bunu erkene aldınız bu hapsi mağara
    yaşansıtısına çevirdiniz.
    ama münzevi değilim.
    beni kendimle bırakmadığınız gibi dostlarımla görüşümeme
    de izin vermiyorsunuz.
    hatta on yıldır görmediğim bir dostumla birkaç dakika
    görüşürken bana ihanet edip dış kapımızın ikincisini de
    kapamıştınız. üniformalı adam, ne yani dedi, onun cezası
    olarak mı kapandı kapımız?
    3 ... akustikcinayet
  3. 3.
    ayna

    "birkaç yıl içinde benden sonsuz bir firakla ayrılmıştın.
    sahi milattan üçyüzyıl önce aristo'dan mı ders almıştın?
    yoksa rumelili iskenderin mi soytarısı mıydın?
    cinfikirliydin.
    önemli vurgunlarda.
    çevreni buzullarla donatmakta üstüne yoktu.
    yüzünden. odan buzul duvarlarıyla dört köşeliydi.
    köşegen, dışbükey aynaların vardı. herbir aynanda
    diğerlerinin resmi yansıyordu. heyetine ve rengine göre
    eşyayı saklıyordu. nefsini garip bir incelikle yansıtıyordun.
    tavandan sarkan lambanın zayıf ışığına gözünü diktin,
    güçlükle duyulabilen bir sesle, insanın yüzüne saldır,
    dedin. kaşlarını çatınca korktun.
    bir yerden okur gibi, ben bunu uyutuyorum çağırma beni
    dedin.
    oysa dana nesnel bir görüş ileri sürmen gerekiyordu.
    tekrar baktın. Dört endam aynasıydı.
    içlerinde görüntünün şaşırtıcı çoğunluğu vardı.
    kendilerine özgü misali bir odacık saklıyorlardı.
    aynanda keyifli görünmeye çalıştın.
    kendinde vehmettiğin dehaydı asıl ürküten seni.
    yoksa aynalardaki sayısız odacıklar değildi.
    yine de, herşey, kendimde bıraktığımdadır, diye düşündün.
    diğerlerindeki resimleri gördüğün zaman kendi aynandaki
    iki derece gölgelenmiş, gerçeği küçülmüş örneğine
    uyguladın.
    derin bir ihtirasla gerçek budur, dedin.
    ona tapındın. "

    hiç, yoktan iyidir.
    2 ... oyuncakdunya
  4. 4.
    feylesof sığınağı/çekirdek uykusu

    büyüsünü bozan işaretlerin sözcükleriydiniz. mektuplarınızın
    son ışıkları gibi
    im.
    nesnelere gizli birer ad taktınız.

    sizi yıllardır arıyorum. sabırsızlığımı bağışlayın.
    şaşkınlığımı da. sanırım size inanmıyorum.
    üzüleceğimi mi sandınız?
    yoo.
    aman allah'ım bunu romantik bulmuyor musunuz?
    hayır, çok komik.
    bence komik olan sizsiniz, çakıltaşıyla inciyi takas
    ediyorsunuz, üstelik ağzınızda geveleyerek.
    kuşkudan söz ediyorum bunun neresi israiliyat?
    sizinle konuşmanın yalancı bir duman gibi savrulmaktan
    farkı yok.

    niçin sustunuz
    aslı romantik değil miydi yani?
    hayır, üstelik çatışkıdan yoksun.

    siz?
    ilkel çıplaklığıyla iş.
    bağlantı. telex. fax.
    çözülmez düşmanlar. dinleti.
    sekr
    .

    ölümü öldüren kısırlıktı.
    sözcükler birbirinin tanığı değil mi?
    çıldırtan sorular soruyorsunuz.
    ya inciye sedef yaptığım söz?
    hayır hayır bu da süryanice

    dudak büküp geçiyorsunuz, acıya gülümseyen yüzünüzle,
    kendisine bakan yolları küçülterek insanın
    .

    gelin kalbinizin gölgesine sığının, çıkın sığınağınızdan
    uyarıcı çekirdek uykusu olun.
    2 ... akustikcinayet