1. 1.
    Mesut sanmak için kendimi
    Ne kağıt isterim,ne kalem
    Parmaklarımda sigaram
    Dalar giderim mavisinden içeri
    Karşımda duran resmin..

    Giderim deniz çeker
    Deniz çeker,dünya tutar
    içkiye benzer birşey mi var
    Birşey mi var ki havada
    Deli eder insanı,sarhoş eder?

    Bilirim,yalan,hepsi yalan
    Taka olduğum,tekne olduğum yalan
    Suların kaburgalarımdaki serinliği
    iskotada uğuldayan rüzgar
    Haftalarca dinmeyen motor sesi
    Yalan....

    Ama gene de
    Gene de güzel günler geçirebilirim
    Geçirebilirim bu mavilikte
    Suda yüzen karpuz kabuğundan farksız
    Ağacın gökyüzüne vuran aksinden
    Her sabah erikleri saran buğudan
    Buğudan, sisten,ışıktan,kokudan...

    Ne kağıt yeter ne kalem
    Mesut sanmam için kendimi
    Bunların hepsi...hepsi fasafiso
    Ne takayım, ne tekneyim
    Öyle bir yerde olmalıyım
    Öyle bir yerde olmalıyım ki
    Ne ışık,ne sis,ne buğu gibi
    insan gibi....

    Orhan Veli Kanık
    2 ... karayavurmusbalina
  2. 1.
    les triplettes de belleville.
    -1 ... superposition
  3. 2.
    yüzün diyorum bir bir bir bir
    yüzün diyorum iyi bir gün başlıyor
    çoktan durmuş gibi bir şeyler orda
    saatler durmuş, sesler durmuş, savaşlar durmuş
    ne geç kalma telaşı işçi duraklarında kadınların
    ne bir köpek havlaması sokaklarda
    ne de ölü bir çocuk sokulmuş fotoğraflara
    uyanmayı beklemiş sanki bir dağ yüzyıl boyunca
    boynunla saçların arasında
    2 ... silahseslerivegece
  4. 3.
    Ve sizinle karşılaşarak,
    Sizde şefkat görüp şaşarak,
    Cesurca davranamadım:
    Vazgeçtim alışkanlığımdan;
    Sıkıcı özgürlük aşkımdan
    Ödün veren olamadım.
    Bir şey daha ayırdı bizi…
    Kalbime hoş gelen her şeyden
    Kendimi geri çektim ben,
    Herkese yabancı ve uzak,
    Huzurlu ve özgür olmak!
    ... exadious
  5. 4.
    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

    insan balıklama dalmalı içine hayatın
    Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
    Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

    (bkz: Ataol behramoğlu)
    1 ... yazarim bilirsin
  6. 5.
    iki kalpte varsa gönül yarası,
    hiç aranmaz aşkı sunma sırası.
    aşık kişi nasıl yaşar söyleyim;
    uyku ile uyanıklık arası.
    ... teflon
  7. 6.
    geceye bir şiir bırak
    2 ... diye haykirmak istiyorum
  8. 7.
    Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu
    Ne olduysa hep bize azar, azar oldu

    Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız
    Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız
    Avrupa’ya bir değil iki pencere açtık
    Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız
    Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz

    Yaklaştıkça her sene öz yurdumda yılbaşı
    Yapılır milletime Frenkçe sahte aşı
    Buna ağlar ağacı hem toprağı, taşı
    Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz

    Sen Hristiyan mısın? Diye sorsan darılır
    Yılbaşında hindi kaz yemesine bayılır
    Çam deviren hindi ki nasıl mümin sayılır
    Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz
    Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz

    Arif Nihat Asya
    1 ... kellim kellim layenfa
  9. 8.
    sizin hiç babanız öldümü
    benim bir kere öldü kör oldum
    yıkadılar aldılar götürdüler
    babamdan umazdım bunu kör oldum
    siz hiç hamama gittiniz mi
    ben gittim lambanın biri söndü
    gözümün biri söndü kör oldum
    tepede bir gök yüzü vardı yuvarlak
    şöylemesine maviydi kör oldum
    taşlara gelince hamam taşlarına
    taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
    taşlarda yüzümün yarısını gördüm
    bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
    yüzümden ummazdım bunu kör oldum siz hiç sabunluyken ağladınız mı
    (bkz: cemal süreya)
    7 ... zeustankacannymphe
  10. 9.
    insan diyorum.öyle durduk yere soğumuyor ki hayattan ve insanlardan.
    susuyor, sustukça biriktiriyor...
    ve sonra, ya içindekileri haykırıyor, ya da sessizce uzaklaşıyor.
    her şeyden ve herkesten...
    6 ... bir damla hayat