1. 1.
    seni seviyorum, ve sen de onu.
    ya sana sen oluyorum, ya başkasından farkım olmuyor.
    ya güneşten kopuyorum, ya da zırhım parlıyor.
    sürreal duyguların, en hakiki karşılığı,
    bir celsede yok olan duygulardan,
    ben kırlarda koşuyorum,
    en coşkun ırmaklardan,
    bir kolye yapıyorum, papatyalar ağlıyor,
    yaprak kımıldamıyor,atlar umursamıyor..
    ben seni seviyorum, ve sen de onu.
    ya sana sen oluyorum, ya kendimden farkım kalmıyor.

    ben yazdım.
    #36290042 :)
  2. 2.
    savaştadır şimdi benim gibi şiir
    ne zaman süzerseniz kavramları kandan
    acılardan mısralar, matemlerden dörtlükler
    o zaman okuyun bu şiirimi
    o zaman aşk sızacak bu şiirimde
    #36290161 :)
  3. 3.
    "yüreğim kan ağlıyor
    sigara...
    Sigaram nerede benim?..."
    Özdemir ince
    #36290202 :)
  4. 4.
    Şiir ...
    #36290204 :)
  5. 5.
    Kimsesiz odanda kış geceleri,
    için ürperdiği demler beni an!
    De ki: Odur sarsan pencereleri,
    De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
    #36290217 :)
  6. 6.
    Sana bir şiirler olmuş sevgilim.

    Yüzün-gözün söz içinde.

    Hangi imla kitabına baksam,

    “ben” den ayrı yazılıyorsun.
    #36290235 :)
  7. 7.
    Sesini duyunca
    Ötüşmeye başlar
    Göğüs kafesimdeki
    O suskun kuşlar.
    #36334239 :)
  8. 8.
    Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
    Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır;
    Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki muhtazır!
    Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
    Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir?
    Bu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir!
    Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
    Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
    Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
    Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
    Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var.
    Bu sofra iltifatınızdan işte ab u tab umar.
    Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
    Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
    Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini.
    Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
    Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
    Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
    Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
    Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Tevfik Fikret
    #36334259 :)
  9. 9.
    Zirvesine göz koyduğum dağlara bak, koşup takıldığım çiftlere bak.
    #36406388 :)
  10. 10.
    Yiğit harmanları, yığınaklar, 
    Kurulmuş çetin dağlarında vatanların. 
    Dize getirilmiş haydutlar, 
    Hayınlar, amana gelmiş, 
    Yetim hakkı sorulmuş, 
    Hesap görülmüş. 
    Demdir bu... 

    Demdir, 
    Derya dibinde yangınlar, 
    Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs... 
    Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde, 
    Çelik kadavrası korugan'ların. 
    Ölünmüş, canım,ölünmüş 
    Murad alınmış... 

    Gelgelelim, 
    Beter, bize kısmetmiş. 
    Ölüm, böyle altı okka koymaz adama, 
    Susmak ve beklemek, müthiş 
    Genciz, namlu gibi, 
    Ve çatal yürek, 
    Barışa, bayrama hasret 
    Uykulara, derin, kaygısız, rahat, 
    Otuziki dişimizle gülmeğe, 
    Doyasıya sevişmeğe,yemeğe... 
    Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri, 
    Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret 
    Ve asıl biz biliriz kederi. 

    içim, bir suskunsa tekin mi ola? 
    O Malta bıçağı,kınsız,uyanık, 
    Ve genç bir mısradır 
    Filinta endam... 
    Neden, neden alnındaki yıkkınlık, 
    Bakışlarındaki öldüren buğu? 
    Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri... 
    Nasıl da almış aklımı, 
    Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan, 
    Dost, düşman söz eder kendi kavlince, 
    Kınanmak, yiğit başına. 
    Bu, ne ayıp, ne de yasak, 
    Öylece bir gerçek, kendi halinde, 
    Belki, yaşamama sebep... 

    Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu. 
    Hani, kurşun sıksan geçmez geceden, 
    Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık... 
    Ve zehir - zıkkım cıgaram. 
    Gene bir cehennem var yastığımda, 
    Gel artık...

    Ahmed Arif
    #36649349 :)
  11. 11.
    gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

    (bkz: Attila ilhan)

    (bkz: Üçüncü şahsın şiiri)
    #36697249 :)
  12. 12.
    Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
    belini sarmayalı,
    gözünün içinde durmayalı,
    aklının aydınlığına sorular sormayalı,
    dokunmayalı sıcaklığına karnının.

    Yüz yıldır bekler beni
    bir şehirde bir kadın.

    Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
    Aynı daldan düşüp ayrıldık.
    Aramızda yüz yıllık zaman,
    yol yüz yıllık.

    Yüz yıldır alacakaranlıkta
    koşuyorum ardından.
    (bkz: nazım hikmet ran)
    #36766613 :)
  13. 13.
    Ne can isterim bedende,
    Ne aman ederim gayrı.
    Ana, baba, gardas,
    Kalsın alemden ayrı.

    Ne mezar isterim,
    Ne toprak tende.
    Düşerim bende elbet,
    Bayrağımın düştüğü yerde.
    #36766694 :)
  14. 14.
    yüceltmeden sevmek seni
    uğrunda değil yanında ölmek
    süslemeden cümleleri
    sadece adını söylemek.

    ben bu şiiri 3 c sınıfındaki arkadaşım özgeye yazdım.
    #36766699 :)
  15. 15.
    üstü kalsın

    Ölüyorum tanrım
    Bu da oldu işte.

    Her ölüm erken ölümdür
    Biliyorum tanrım.

    Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
    Fena değildir...

    Üstü kalsın...

    Cemal SÜREYA
    #36766748 :)
  16. 16.
    Birine kalbini açmaya gör, canını acıtmak için fırsat kollarmış meğer..
    #36804077 :)
  17. 17.
    VATAN
    Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur,
    Köylü anlar mânasını namazdaki duanın...
    Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kuran okunur
    Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Huda'nın...
    Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın!

    Ziya GÖKALP
    #36804094 :)
  18. 18.
    Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
    Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.
    Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
    Sana gül bahçesini kim açar benden başka!
    Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
    Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

    (bkz: cemal safi git)
    #36804100 :)
  19. 19.
    Sahibinden satılık
    Hasarlı
    Bir Hayat
    1958 model
    Kaçıncı el olduğu bilinmiyor
    Bana geldiğinde bundan beterdi
    Yedirdim içirdim giydirdim
    Alkolle çalışır- ÖTV hariç
    Sırtında şişe taşımaktan beli büküldü
    Ha, bir de egzoz niyetine cigara içer
    Kanserli
    Bir de ülser
    Tekerleri laçka, benden söylemesi
    Memleketin bütün yollarında
    Bunun yazısı var

    Sahibinden satılık
    Markası silik, okunmuyor
    Antika niyetine
    Ama niye
    içi temiz olmasa dağlarda bırakırdım
    Bir kötülüğünü görmedim, yalan olur
    Ama bir hayrını da
    içi temiz dedim ya, has deri kaplama
    Amerikalı değil, sanki dünya kırması
    Uçurumdan atarım, üstüme kayıtlı
    Devlet malına zarar vermekten filan
    Korktum açıkçası

    Üçe beşe bakmam
    Hasarlı bir Hayat- 1958 model
    Sahibinden satılık
    Alacaksan
    Al, artık...

    Ahmet erhan.
    #36813581 :)
  20. 20.
    merhaba hayat,
    yoldan geçerken aşkı gördüm.
    küsmüştü bana...
    sırılsıklam yağmurun altına,
    bir damla gözyaşı bıraktım ona
    korktum tekrar elini tutmaktan
    sarılmaktan, koklamaktan
    artık herşey o kadar yabancı ki...
    ve yasaklar
    ve endişeler
    nedir alıp veremediğimiz!
    duygularımız çırılçıplak;
    günahkar bir aziz gibi...
    acaba tekrar tekrar soyunsak
    iliklerimize kadar
    soğuk bizi yakana kadar
    o zaman aşk tekrar
    bakar mı bana!
    bende ki sana
    Ve
    bende sana
    zaman girdabında,
    ateşin etrafında,
    dönen bir pervaneden var mı farketmez?
    söylemem!
    biliyorum bunun sonu nereye gittiğini
    ama senin için yanmak
    kavrulmak, tutuşmak ve kaybolmak
    sen olmayınca var mı bunların bir anlamı?
    sen, sen sakın korkma
    çünkü ben sevinçle, neşeyle gidiyorum
    ta ki vuslat gecesi
    gelip çatana dek
    ellerimde şimdi bir parça aşk kaldı
    yalnız bırakma, harap olmasın onlarda
    bakma sen bana
    zıtlıkların dünyasında
    yaşıyorum hâlâ travma.
    #36883760 :)
  21. 21.
    Karşımdasın işte..
    Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
    Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
    Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
    Tıkandığım o an,
    elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
    aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

    Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
    Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

    Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
    bitti artık hepsi...
    Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
    Bakış açım belli oldu yine.
    Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
    Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
    Dağlara çarptım her esişimde.
    Yollara küfrettim her gidişinde.

    Demiştim sana hatırlarsan:
    "Önemli olan
    'zamana bırakmak' değil,
    'zamanla bırakmamak'tır..."
    Şimdi bana, geçen o zamanın
    Unutulmaz sancısı kalır.

    Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
    Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
    Nazım Hikmet
    #36885332 :)