1. 13630.
    Ben Kandan Elbise Giydim Hiç Değiştirsinler istemezdim

    Kendinden bir şeyler kattın
    Güzelleştirdin ölümü de
    Ellerinin içiyle aydınlattın
    Ölüm ne demektir anladım

    Yer değiştiren ben değildim
    Farklılaşan sendin
    Sendin bana gelen aynalarla
    Sendin bana gelen sendin

    Artık ölebilirdim
    Bütün istanbul şahidim
    Ben kandan elbiseler giydim
    Bundan senin haberin var mı

    sezai karakoç.

    Evet senin de haberin vardı
    fakat sen kandan elbisemi beğenmiştin
    Beni onunla görmek istediğine yemin edebilirim
    Yine de ben çıplaktım
    çırılçıplak
    Çaresiz belki de
    Gözlerimin önünde soyunuyor şiirler
    sanki
    bir tane daha okusam
    bütün dünyâ düzelir.
    7 ... gecenist
  2. 13631.
    Arkadaş Dökümü

    evvela dişlerimiz döküldü
    sonra saçlarımız
    arkasından birer birer arkadaşlarımız
    şu canım dünyanın orta yerinde
    yalnız başına yapayalnız
    kırılmış kolumuz, kanadımız
    tatlı canımızdan usanmışız

    bir şüphedir sarmış yüreğimizi
    ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi
    bir şüphedir demir atmış ciğerimize
    pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi
    düğüm üstüne düğüm şöyle dursun
    bir çalım bir kurum hepimizde
    nereden inceyse oradan kopsun

    bu canım dünyanın orta yerinde
    hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize
    yalan mı? gözünü sevdiğim karıncalar
    işte: hamsiler sürü sürü
    arılar bölük bölük geçer
    leylekler tabur tabur

    ya bizler? eşrefi mahlukat!..
    boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz

    bizler bölük bölük, bizler tabur tabur
    bizler sürü sepet
    yalnız birbirimizi öldürmüşüz.

    Bedri Rahmi Eyüboğlu.
    10 ... gecenist
  3. 13632.
    Biliyorum sana giden yollar kapalı
    Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

    Ne kadar yakından ve arada uçurum;
    insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

    Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
    Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

    Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
    Ben artık adam olmam bu derde düşeli

    Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
    Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

    Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
    Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

    Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
    Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

    Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
    Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

    Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
    Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

    Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
    Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

    Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
    Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

    Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
    Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

    inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
    Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

    Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
    Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

    Cemal Süreya.
    3 ... dkcobain
  4. 13633.
    Sil baştan yaşama şansım olsaydı eğer,
    oturup saymazdım eski yanlışlarımı.
    Kusursuz olmaya çalışmaz, rahat bırakırdım yüreğimi.
    Neşeli olurdum, geçmişte olmadığım kadar,
    ve elbette çok daha coşkulu olurdu sevdalarım,
    içine de yeterince ciddiyet katardım.
    Bu denli temiz, titiz olmazdım hiç, öyle bir şansım olsaydı eğer.
    Hiç çekinmezdim daha fazla riske girmekten de…
    Daha çok yolculuklara çıkar, gündoğumlarını kaçırmazdım asla;
    hele dağlara tırmanmanın, ırmaklarda yüzmenin keyfini…
    Hiç bilmediğim yerlere giderdim, gidebildiğimce.
    Doyasıya dondurma yer, boşverirdim kuru nimetlere.

    Öyle bir şansım olsaydı eğer, dertlerim de
    yalnızca düşlerin değil, yaşamın gerçeğini taşırdı.
    işte onlardan biriydim ben ömrü boyunca hani, her saniyesini
    verimli kılmaya çalışan insanlardan biri.
    Ama aynı an’lara yeniden geri dönebilseydim eğer,
    yalnızca iyi ve güzel olanları tatmak isterdim, mutlu an’ları…

    Farkında değilseniz hâlâ, öğrenin artık:
    Yaşam an’lardan oluşur, sadece anlardan, ŞiMDi’yi yakalayın.
    Yanında termometresi, bir şişe suyu, şemsiyesi
    ve paraşütsüz yerinden kıpırdamayan bir insandım ben.
    Ama yeni baştan yaşayabilseydim eğer,
    yüksüz, iyice hafiflemiş olarak çıkardım yolculuklara.
    ilkbahara yalınayak girer, sonbahara dek unuturdum ayakkabıyı.
    Hiç bilinmeyen yolları keşfeder, tadına varırdım günışığının,
    Çocuklarla daha çok oynardım, yeniden bir şansım olsaydı eğer…

    Ama ne çare.. iş işten geçmiş ne yazık ki!
    85’indeyim artık ve biliyorum ki… Ölmekteyim.

    (bkz: anlar)
    (bkz: Jorge Luis Borges)
    2 ... uyandigim ruyadan uyanamiyorum
  5. 13634.
    “Yüzüne baktığımda neden yüzü gülmüyor?
    Tam sabah olacak derken birden gece oluyor.
    Öyle çok yalnızım ki sığmıyorum geceye,
    Ay bile bak kararmış hüzün çökmüş geceye.”
    2 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  6. 13635.
    gecenin şiiri

    Cahit sıtkı tarancı
    1 ... kuticim16
  7. 13657.
    Şimdi kılıksızım, fakat
    borçlarımı ödedikten sonra,
    ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak.
    ve ihtimal sen, yine beni sevmeyeceksin.
    bununla beraber pazar akşamları,
    sizin mahalleden geçerken;
    süslenmiş olarak,
    zannediyor musun ki ben de sana
    şimdiki kadar kıymet vereceğim?

    Orhan Veli Kanık - pazar akşamları.
    3 ... insan olmaya ceyrek kala
  8. 13658.
    ya aslında acayip bi şiir var ama burada o şiiri başka bir şeyle ilgilenmeden oturup okuyacak, kıymetini bilecek insan olduğunu düşünmüyorum (vardır elbette de ben olumlu düşünüp şiiri zâyi etmeyi düşünmüyorum) o yüzden şunu atıyorum:

    bir misafirliğe gitsem
    bana temiz bir yatak yapsalar
    herşeyi, adımı bile unutup
    uyusam...

    kalktığımda yatağım hala lavanta koksa
    kekikli zeytinli bi kahvaltı hazırlasalar
    nerde olduğumu hatırlamasam
    hatta adımı bile unutsam

    "adımı bile!" dikkat.
    4 ... o thiasos
  9. 13659.
    binlerce pazartesi geçti ömrümde
    hangisiydi o çıkaramıyorum.
    bir kiraz yediğimi hatırlıyorum kurtluydu.
    demek oldukça eski

    bir de saçmasapan şeyler
    bir kızın dizaltını örneğin,
    bir adamın çirkin sigara içişini.

    nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada
    hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna
    kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim değil.
    kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana.
    güzel bir öğle vakti,
    eski güzel bir akşamı hatırlayarak
    sonra dopdolu şeyler
    damacanalar gibi
    içim kabarıyor...

    sonu olsun diyorum,
    neyin sonu ama?
    hiç değilse bu taş basamakların.

    -turgut uyar.
    4 -2 ... desemdeinanma
  10. 13660.
    Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni:
    Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç\'ten.
    Vapur düdükleri ötmededir.
    Etraf alacakaranlık,
    Köprü açıktır henüz.
    Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

    Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
    Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
    Dağ başında beş on haneli köyler,
    Telgraf direkleri yollar boyunca
    Koşuşup durmuş bizle beraber.

    Şarkılar söylemişim pencereden,
    Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
    Biletim üçüncü mevki,
    Fakirlik hali.
    Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    Sana Sapanca\'dan bir sepet elma almışım..

    Ver elini Haydarpaşa demişiz,
    Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
    Hava hafiften soğuk,
    Deniz katran ve balık kokulu
    Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
    Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

    Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
    Saçların dağınıktır, mahmursundur.
    Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
    Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni,
    Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç\'ten.
    Fabrika düdükleri ötmededir.
    1 ... alevalanpinokyo