1. 13590.
    Gözlerinde gezinen serçeyi al koy avcuma
    açılir bahtım, kanatları gibi iki yana
    rüya çiçeği,
    Günahlarina batır yika beni
    kar beyaz tenin şarap gibi boyadı rengimi

    gecemdir yüzüne tapınan, sabahtır eline kapanan
    Kapıma dayanmış ecelim bir bakisindan,
    Şehhladir, düğüm düğümdur sen koynumdayken dilim
    dudaklarında közledigin üryan hecenim.
    ... bay friedman
  2. 13591.
    Karanlık bir gecenin geç vaktinde kalkıyorum.
    Herkes her geceki uykusunu uyuyor. Ev soğuk.
    Çok sessiz davranmaya özen gösteriyorum.
    Günlerdir biriktirdiğim ilaçları avuç avuç yutuyorum. Kusmamak için üzerine reçelli ekmek yiyorum.
    Genç bir kızım.
    Ölü gövdemin güzel görünmesi için gün boyu hazırlık yapıyorum.
    Sanki güzel bir ölü gövdeyle öç almak istediğim insanlar var.
    6 ... hep ve daima
  3. 13592.
    O silik aynalarda şaşırdığım pis yüzüm
    daha çok insanlara benzeyen ve onlara
    hırçın çalgılar yansıtan
    yüzüm.
    Uykularım upuzun bir geçmişi yaktıkça
    ve o külle yıkandıkça ben durmadan
    utançla ovuşturduğum
    yüzüm.

    Zengin dul dişi bir kedi seviyor ya kucağında
    belki bu insanlara güvenimi doğuruyor durmadan
    ellerim bağlı da ondan bu belki
    yaşlı adamlar artıyor haykırışımdan
    kanatlarını bembeyaz çırpıyor kuşlar
    bir kadın vuruyor kuşlara kendini
    vuruyor vuruyor kanatıyor belki
    sonra da güneşin gövdesine yorgunluktan.

    o silik, eski, yalnız aynalarda
    kısaca insanlarda yani
    kuşları eskiten kan
    kurusun.
    Gürültülü bir intihar başlasın akşamla
    dinsin sen soyundukça geceye karışan hüzün
    dinsin dinsin benim çagdaş olmayan iğrenç yüzüm.

    Ayın parçalanışını bir dişi kedi gördü
    Waterloo’yu gördü bir asker, bir kahraman
    ama bizim için ne Waterloo, ne yağmur öncesi hüznü
    bir aptalca büyü uğraştırıyor bizi durmadan
    çünkü umulmadık bir şey oluyor artık insan
    bir şey, bir kahkaha sabahın karşısında
    ve yüzüm, o deşilmiş, o iğrenç yara
    artık kendine yürüyor kalkıp onlardan.

    ismet özel.
    12 ... gecenist
  4. 13593.
    kar yağmış,
    her yer bembeyaz.
    hava soğuk yerler buz,
    hava ayaz mı ayaz.
    bir kış günüydü.
    üşüdüm, çok üşüdüm,
    ben o gün çok üşüdüm.
    bir kazağım vardı, kalın yünlü.
    desenleri çiçekli, rengi beyaz.
    çok seviyordum, hatırası var.
    kirlenir dedim, giyemedim.
    üşüdüm, ben o gün çok üşüdüm.
    bir ceketim vardı, rengi lacivert.
    tertemiz yıkanmış, kalıp gibi ütülü.
    onu giyerdim, nereye gidersem.
    eskir dedim giyemedim.
    zaten tek ceketimdi o benim.
    üşüdüm, ben o gün çok üşüdüm.
    bir paltom vardı, yakası yünlü.
    kalın mı kalın, yumuşacıktı astarı.
    uzun boylu, fidan gibi delikanlı.
    baktım baktım, giymeye kıyamadım.
    üşüdüm, ben o gün çok üşüdüm.
    ben o kış çok üşüdüm.

    Bana ait.
    10 -2 ... gokdelende kapici
  5. 13594.
    "ben şimdi oğlumun yanında kalırım
    onun kırmızı yapraklardan yapılmış
    bir zamandışılığı vardır
    beni anlamaz
    anlamaz, niye anlasın
    anlaşılmak -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz"

    (bkz: bir çiçek sergicisi der ki)
    8 ... noraliya 2
  6. 13595.
    Bizim çocukluğumuz
    Karanlık, paslı..
    Sen güneşlerde yaşa
    Altın saçlı!

    behçet necatigil. (eski sokak, sayfa 35)
    3 ... yoksul genc
  7. 13596.
    gecenin şiiri
    5 -1 ... lidyanetya
  8. 13597.
    insan sonbaharda düşünür nedense ölümünü
    ölüsünü sararmış yaprakların örttüğünü.

    attila ilhan. (böyle bir sevmek, sayfa 103)
    4 ... yoksul genc
  9. 13598.
    Ben acılar denizinde boğulmuşum
    işitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
    Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
    Duyarım yosunların benim için ağladıklarını
    Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
    Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
    Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
    Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını
    7 ... ylnizhissiz
  10. 13599.
    Tanrım, bırak dolaşsın dağlarımda,
    Bırak rüzgarımı kalbine kadar çeksin,
    Ben korkmuyorum, o çekiyor beni ağlarına,
    Sana onu anlatıyorum, sen beni iyi dinlersin;

    Bir güvercin kadar özgürüm yanında Tanrım,
    Sana ulaşmış gibiyim onun nefes alanında,
    Bir nefes çekiyorum, izliyor gibi dikkatli,
    Sanki iç çeksem yanında gizliyor gibi şiddetli.

    Kocaman bakıyor Tanrım, kocaman,
    Pamuk gibi, elma gibi, çocuk
    Say desen aldığım nefesi sayamam,
    Kalbime elini koysan, bak yerinden çıkacak.

    Tanrım, bırak dolaşsın dağlarımda,
    Ufuklarıma baksın, güneşim alsın gözlerini,
    Dağlarım yüksek, soğuk, engebeli,
    Uzaklara baksın, alır belki özlemini.

    -ben-
    1 ... sivaslibela