1. 13481.
    gecenin şiiri
    4 ... kuticim16
  2. 13482.
    bu günde ölmedim anne..
    ... importer
  3. 13483.
    ayıp ettin muallâ
    brütüs de ayıp etmişti hatırlarsan
    sen o zaman çilli bir köleydin
    ben su taşırdım roma’nın şekerpınarı’ndan
    ah muallâ, kalbimi o zaman böleydin
    hani serçelere kıran girmişti de
    cesar süt banyosu yapamamıştı
    sarı bir dünyaydı dünya o zaman
    ah muallâ, ne çetin bir kıştı

    ayıp ettin muallâ
    bir mermer tonozun gölgesi
    ikimize de yetmez miydi ne dersin
    spartacus’u sormuştun bana
    demiştim ki, elleme gebersin
    sonra kollezyum’da bir ceset buldum
    yarısı ejder yarısı muallâ
    buz kesti bütün roma
    cehennem bitti, oh ne ala

    ayıp ettin muallâ
    su fıçıları devrildi sayende
    roma kırçıl bir venedik’i boğdu
    biraz pespaye biraz köpüklü
    yusuf peygamber o gün doğdu
    sen züleyha olamazsın muallâ
    elma soyduğun bıçak sahteydi
    ama elma çatlayacak kadar gerçek
    ah muallâ, aptallığın beni öldürecek

    ayıp ettin muallâ
    brütüs de ayıp etmişti hatırlarsan
    gerçi cesar da az alkolik değildi
    arena kıpkırmızı inliyorken bir akşam
    o gitti, merlin’in önünde eğildi
    ama sen muallâsın muallâ
    tırnak makasın bile vardı, cımbızdan başka
    imparator değilken beyaz giyerdin
    ah muallâ, saçların lepiska

    ayıp ettin muallâ
    ben seni vurdum evet
    ama sen de çok çabuk öldün
    hadi öldün, onu anladım da
    bıyığıma niye güldün
    biliyorsun ben çokça romalıyım
    az biraz yozgatlı
    krematoryuma bakarak yazdım bu şiiri
    ah muallâ, cesedin ne kadar tatlı

    ali tavşancıoğlu
    10 ... joseph shomolo kuschca
  4. 13484.
    gecenin şiiri

    Guillevic.
    1 ... monicas
  5. 13485.
    Eylüldü
    Dalından kopan yaprakların
    Sararan yanlarına yazdım adını.
    Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
    Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

    Eylüldü.
    Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız.
    Adımlarımızın kısalığı bundandı,
    bundandı gözlerimin durgunluğu.
    Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
    ellerin kadar ıssız,
    sen kadar zamansız molalar veriyordum.
    Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.

    Eylüldü.
    izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
    şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun.
    Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
    Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman.
    En çok sesini aradım.
    gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
    Gözlerini sildi zaman..

    Dedim ya… Eylüldü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

    Eylül de geldi sevgilim, bir sen gelmedin. Her şeyinle özlüyorum seni, dayanacak gücüm kalmadı. Bu yazın sonunda sana hediye alacağım, sevdiğin bir şeyi. Pahalı bir hediye, eve döndüğünde açmanı isteyeceğim. Seni son bir kez görmek için yalvaracağım sana, sonra... Sonra son olup olmaması sana kalacak, belki benimle kalıp sevmeyi denersin sevgilim. Seviyorum seni, özledim. Dönmen dileğiyle; biriciğim, eşsiz kara gözlerinden öpüyorum.
    3 ... better call saul
  6. 13486.
    En güzel deniz:
    henüz gidilmemiş olandır.
    En güzel çocuk:
    henüz büyümedi.
    En güzel günlerimiz:
    henüz yaşamadıklarımız.
    Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
    henüz söylememiş olduğum sözdür…

    Nazım Hikmet
    4 ... doktorhanimkizim
  7. 13487.
    Avare ilhamlar
    I

    Kader cellâdına
    Sessiz uzat boynunu;
    Acıma ne kendine, ne de gelecek günlerine
    Yalnız bir düşünceye yum gözlerini
    Son darbe inmeden evvel, en son anda
    Bir çiçek, bir kuş, bir tebessüm ol;
    Düşüncen kurtarsın seni senden,
    Bil! Biraz sonra
    Ebediyen senindir
    Senden uzak olan her şey...

    II

    Ellerini yüzümde gezdir,
    Sil alnımdan yorgunluğu,
    Gözlerimin altından
    Yaşamak korkusunu al,
    Avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım.
    Sonra sen de gözlerini kapat,
    Bırak, ellerin sessizce düşünsün
    Düşüncende yaşamak isterim ben senin:
    Bir gün en yalnız saatinde
    Parmak uçlarından
    Ve avuçlarından
    Gelip konuşurum seninle.

    III

    Ayrılalım,
    Sen annen güneşe git, nur ol;
    Ben toprakta dağılacağım.
    Bir akşamüstü
    Ormanı tek bir saz yapan
    En son dalda
    Son ışık ol,
    Gel, beni bul.

    Ahmet Hamdi Tanpınar.
    8 ... gecenist
  8. 13488.
    Gelmemen önemli değil,
    Gelsen önemli olurdu...

    Özdemir Asaf
    3 ... yazayazayazbitti
  9. 13489.
    iyiyim ben, bir şeyim yok
    kimsenin anlamayacağı o yaram dışında
    öyle toplanmayın başıma, sızı bu nasılsa diner
    bi' gidin aslınız kirden görünmüyor!
    tabii ya doğru, hep beni düşünerek hareket etmişsiniz
    üzerime titremişsiniz asırlardır
    olur mu, aksine hiç incitmek istememişsiniz
    lan bi' gidin, yalanlarınız boyunuzu aşmış sizin!

    hak etmiyorsunuz kötü kelamları bile
    ananız avrat da olur size, menfaatiniz işlerse
    yeter ki cukka dolsun, neyinize alın teri
    ulan Bi gidin, s.ktirin gidin
    öyle çok sevmişim ki yeminlerinize aldanmayı
    ne deseniz kanıyorum!
    olduğu gibi kan, önüm ardım...
    lan bi' gidin!
    2 ... make it bounce
  10. 13490.
    Dolu rüzgârla çıkıp ufka giden yelkenli!
    Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli.
    Ömrünün geçtiği sahilden uzaklaştıkça
    Ve hayâlinde doğan âleme yaklaştıkça,
    Dalga kıvrımları ardında büyür tenhâlık
    Başka bir çerçevedir, git gide dünyâ artık.
    Daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziyâ;
    Mâvidir her taraf, üstün gece, altın deryâ…

    Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala
    O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla.
    Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır;
    Hilkatin gördüğü rü’yâ biter, etrâf ağarır.
    Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri
    Tâ uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri…
    Mûsıkîsiyle bir âlem kesilir çalkantı;
    Ve nihâyet görünür gök ve deniz saltanatı.

    Girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye,
    Sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: “Yol nereye?”
    Ayılıp neş’eni yükseltici sarhoşluktan,
    Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan
    Duy tabîatta biraz sen de ilâh olduğunu,
    Rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu.

    Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
    Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
    Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!…
    insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.

    Yahya Kemal/ Deniz Türküsü.
    9 ... gecenist