1. 13241.
    sigara paketlerine resmini çizdiğim
    Körpe fidanlara adını yazdığım
    Karam, karam
    Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam

    bedri rahmi
    4 ... leyte
  2. 13242.
    hiçbir şeyin önemi yok
    bir yatakta debelenmekten başka
    ucuz hayaller ve bir birayla
    yapraklar ölürken ve atlar ölürken
    ve ev sahibeleri koridorlarda dikmiş gözlerini bakarken;
    canlıdır müzigi çekilmis perdelerin,
    sinek sürüleri
    ve patlamalar sonsuzunda
    son insan'ın mağarası;
    hiçbir şeyin önemi yok sızdıran lavabodan başka,
    bos şişeden,
    keyiften,
    kıstırılmış
    bıçaklanmış ve traş edilmiş gençlikten başka,
    kendisine sözcükler ögretilip
    ölsün diye
    arkası yastıkla desteklenmiş
    gençlikten başka.
    1 ... stairway leading to hell
  3. 13243.
    Beni bu güzel havalar mahvetti,
    Böyle havada istifa ettim
    Evkaftaki memuriyetimden.
    Tütüne böyle havada alıştım,
    Böyle havada aşık oldum;
    Eve ekmekle tuz götürmeyi
    Böyle havalarda unuttum;
    Şiir yazma hastalığım
    Hep böyle havalarda nüksetti;
    Beni bu güzel havalar mahvetti.
    (Orhan VELi)
    4 -1 ... leyte
  4. 13244.
    Nasıl yar diyeyim ben böyle yare,
    Mecnun edip çöle saldıktan sonra.
    Alemin bağına bülbüller konmuş,
    Nidem benim gülüm solduktan sonra.

    Karadır kaşların, keman istemem,
    Şu gönlümden özge mihman istemem.
    Ölsem de derdime derman istemem,
    Ok vurup sinemi deldikten sonra.

    Coşkun çaylar gibi çağlamayan yar,
    Gönlünü gönlüme bağlamayan yar.
    Benim bu halime ağlamayan yar,
    Daha ağlamasın öldükten sonra.

    Pir Sultan Abdal'ım, sürem bu yolu,
    insan-i kamilin olurum kulu.
    ister yağmur yağsın, isterse dolu,
    Nidem ben ummana daldıktan sonra.
    3 ... stairway leading to hell
  5. 13245.
    "Memleket bitti yine bitmedi hâlâ sen ben
    Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşman."
    7 -1 ... gecenist
  6. 13246.
    Bir çiçek açtığında
    Bir eski avluda
    Diyor ki;
    Çalıda sarı bir çiğdemim ben
    Ve senin çok eski cümlen.
    Sen otursan, gitmemiş ki! olsan
    Ben sana bir eski Endülüs avlusu
    istersen serin bir Portofino getirsem
    Ya da Yedigöllerin yedisini birden.
    Bir çiçek açtığında
    Bir eski avluda
    Diyor ki;
    Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
    Buldum buluşturdum kendime geldim
    Tek eksik sensin!
    incecik, çilli bir dille
    sen de gelsen.
    Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
    Begonviller ve bir mavi kapı
    Ve illa amansız bir avlu getirsem.
    Dünya soğur, akşam serinlerken,
    Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
    Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
    Ve işte en geniş cümlem:
    içimi açtım sana,
    içini açmak için.

    Son iki dizesiyle beni benden alan bir Birhan Keskin şiiri olsun.
    3 ... gezinen bir golgedir hayat
  7. 13247.
    Sarmış beni gurbet,
    Sarmış beni Mecnun diye zincir gibi dağlar;
    Bir türbe ki ruhum, gelen ağlar, giden ağlar!

    Her şey bana bîgâne bu yerde,
    Herkes gibi her şey:
    Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller;
    Dillenmiş ağızlarla tutuk dilli gönüller...

    Hattâ bana insanlara nisbetle yakındır
    Bahçemde ölen kuş,
    Bahçemde kefensiz gömülen kuş.

    Herkes bana bîgâne bu yerde...
    Bir yer ki, sevenler, sevilenlerden, eser yok;
    Bezminde kadeh kırdığımız sevgililer yok;
    Yok... yok!

    faruk Nafiz
    2 ... leyte
  8. 13248.
    Mutsuz olmayı bilmeden
    Huzuru bulamaz insan
    Kalbimdeki ürpertiden uzakta
    Yanardağ tepesinden savruluyoruz
    Sevgisiz çorak topraklara

    Soğuk bir poyraz çarpıyor
    Umutsuz ve kırgın yüzümüze
    Sarıyor tüm bedenimi
    Amansız çıkmaz yollarda...

    Uzanamıyor kollarım sana
    En derin vurgunda
    Al artık beni yine, yeniden
    Sar bütün derinden kesilen yara izlerimi
    Benden geriye kalandan.
    2 ... shamballa
  9. 13249.
    ' çesmek be zen sitare
    ez men mekon kenare'

    nerden çiktin karsima böyle sitare
    efsaneler dökülüyor gülüslerinden
    kirpiklerin yüregime batiyor
    telasli bir kalabaligin ortasinda
    ayaküstü konusuyoruz
    nedim'in nigehban nergisleri gibi
    üstümüzde bütün nazarlar
    çok utaniyorum sitare!
    dün oturup hesab ettim
    sen dogdugun zaman
    ben bir askeri mektepte talebeymisim
    sen bilmezsin sitare
    burada gündüzler çekip durdugumuz bir mercan tesbih
    geceler içinde uyudugumuz birer siyah buluttu
    her aksam dokuzda yat borusu çalardi
    yat borusu bastan asagi hüzün çalardi
    bir derin uykuya atardim kendimi
    siyah benli bir kiz düslerime kaçardi
    bende onu alir anamin düslerine kaçardim

    bu azgin kalabalikta seni tam duyamiyorum
    gözlerin mi daha sicak gülüyor
    yoksa dudaklarin mi anlayamiyorum

    seninle konusurken sitare
    aklima yildizlar dökülüyor
    bir çaresiz zühre oluyorsun babil caddelerinde
    ates gözlü kahinler kosuyorlar arkandan
    binlerce mesalenin isigi kimildiyor saçlarinda
    gökyüzü salkim salkim
    ziggurutlar tiklim tiklim
    dönüp dolasip dudaklarina takiliyor aklim
    ah benim bu akildan siyrilmis aklim
    kimi gün boslukta konacak yer bulamayan
    kimi gün inatçi yosunlar gibi
    kepez diplerine yapisan aklim
    gözlerine baktigim zaman sitare
    bütün çöllere ay doguyor
    yoldas ediyorum kendime
    imr'ül kays'i antere'yi a'sa'yi
    en kuytu vahalari dolasiyorum
    hangi vahaya gitsem çadirlar sökülmüs sitare
    çadirla su arasinda bir cilga var
    o cilgada narin ayak izlerin var
    durgun suya düsüp kalmis gözlerin var

    bu azgin kalabalikta seni tam duyamiyorum
    gözlerin mi daha sicak gülüyor
    yoksa dudaklarin mi anlayamiyorum

    bazen sapsari bir benizle geliyorsun
    yorgun çizgileri alninda uykusuzlugun
    biliyorum içinde bir sizi var
    biçak agzi gibi ince bir sizi var
    bu sizidir iste seni verimsiz kilan
    züheyr'in suad'i gibi keremsiz kilan
    kuzeyden güneye
    güneyden kuzeye
    hey! gidip geliyorum bu çöllerde
    kureys'in heybetli ve inatçi develeri
    hiç aldirmadan benim esmer sevdama
    gevis getiriyorlar ufuklara bakarak
    ben kaçip yesrib'e siginiyorum
    yesrib bahane bir kitaba siginiyorum
    dagda, ovada, badiyede okudugum hep 'elif'
    elif diyorum sitare sineme elif çekiyorum
    'ah minel aski ve halatihi...'
    çok eski bir gerçektir bu biliyorum

    bu azgin kalabalikta seni tam duyamiyorum
    gözlerin mi daha sicak gülüyor
    yoksa dudaklarin mi anlayamiyorum

    sinsi bir yagmur altinda beraber yürüyoruz
    ve ikimizde islaniyoruz
    ben ne yagmurlar gördüm sitare
    ben kaç kere iliklerime kadar islandim
    bilmiyorum sen kaç yasindaydin
    ben, gögü hep kursun bir kubbe gibi agir
    o sehirde sirilsiklam gezerdim
    bölük bölük insanlar bosanirdi tapinaklardan
    tapinaklar insanlari safra gibi atardi
    sonra hepsi bir yere toplanip bana bakarlardi
    birgün bu sehrin kirli yagmurlari alip götürdü beni
    gidip bir uygur çadirinda gögü dinledim
    kara bulutlar kükrerken bir kasgar sabahinda
    oturup aprunçur tigin ile seni konustuk
    bakislarimi sunuyorum tereddütsüz aliyorsun
    gizli bir tebessümle çagiriyorum geliyorsun
    kasi karam, gözü karam, saçi karam
    umay gibi yumusak huylum
    nerden çiktin karsima böyle
    sesin ilik bir bahar günesi gibi
    igil igil akiyor içime
    asyanin bozkirlarinda ordular düsüyor pesime
    yigilip kalmisim bu anadolu topragina sitare
    adamakilli yorulmusum
    ellerin böyle olmamaliydi
    ellerine aciyorum
    ve kimbilir kaç zamandan beridir kalbimi ögütlüyorum,
    durup durup issiz yerlerde
    güçlü ol ey kalbim güçlü ol
    daha çok isimiz var diyorum

    bu azgin kalabalikta seni tam duyamiyorum
    gözlerin mi daha sicak gülüyor
    yoksa dudaklarin mi anlayamıyorum..

    (bkz: dilaver cebeci)
    ... baybolla
  10. 13250.
    Bırakıp gittin beni bütün kapılarda diye başlıyordu Aragonun muhteşem şiiri devamını hatırlamıyorum sigara külünü kattığım kırmızı amk.unun efesinden içtim ve limon yaladım kafam içi sevişen şeytanlara dolu. Polisi aradım ama bir şey yapamayacaklarını hattı biraz daha meşgul edersem gelip buraya belamı s.kecekleirni uygun bir dille söyleyip kapattılar üzerime.
    ... arthurmika