1. 12557.
    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    -Ataol BEHRAMOĞLU-
    4 -1 ... nedesembos
  2. 12558.
    En ağır işçi benim
    Gün 24 saat
    Seni düşünüyorum.
    2 ... bikahvebikahve
  3. 12559.
    ...
    Gittin.şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
    Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.

    Şimdi biz neyiz biliyor musun?
    Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
    Birbirine uzanamayan
    Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
    Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
    Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
    Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
    Ne kalacak bizden? bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
    Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
    Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
    Bizden diyorum, ikimizden
    Ne kalacak?

    Şimdi biz neyiz biliyor musun?Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları
    gibiyiz.
    Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir
    şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
    Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi
    Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek
    Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz
    3 ... salvatio
  4. 12560.
    kapıları çalan benim
    kapıları birer birer.
    gözünüze görünemem
    göze görünmez ölüler.

    hiroşima'da öleli
    oluyor bir on yıl kadar.
    yedi yaşında bir kızım,
    büyümez ölü çocuklar.

    saçlarım tutuştu önce,
    gözlerim yandı kavruldu.
    bir avuç kül oluverdim,
    külüm havaya savruldu.

    benim sizden kendim için
    hiçbir şey istediğim yok.
    şeker bile yiyemez ki
    kâat gibi yanan çocuk.

    çalıyorum kapınızı,
    teyze, amca, bir imza ver.
    çocuklar öldürülmesin
    şeker de yiyebilsinler.

    nazım hikmet ran (1956)
    4 ... bela kadin
  5. 12561.
    Tekmil ufuklar kışladı
    Dört yön,onaltı rüzgar
    Ve yedi iklim beş kıta
    Kar altındadır.

    Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
    Ray, asfalt, şose, makadam
    Benim sarp yolum, patikam
    Toros, Anti-toros ve asi Fırat
    Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler
    Vatanım boylu boyunca
    Kar altındadır.

    Döğüşenler de var bu havalarda
    El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
    Ümit, öfkeli ve mahzun
    Ümit, sapına kadar namuslu
    Dağlara çekilmiş
    Kar altındadır.

    Şarkılar bilirim çığ tutmuş
    Resimler, heykeller, destanlar
    Usta ellerin yapısı
    Kolsuz,yarı çıplak Venüs
    Trans-nonain sokağı
    Garcia Lorca’nın mezarı,
    Ve gözbebekleri Pierre Curie’nin
    Kar altındadır.

    Duvarları katı sabır taşından
    Kar altındadır varoşlar,
    Hasretim nazlıdır Ankara.
    Dumanlı havayı kurt sevsin
    Asfalttan yürüsün Aralık,
    Sevmem, netameli aydır.
    Bir başka ama bilemem
    Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
    Kalbim, bu zulümlü sevda,
    Kar altındadır.

    Gecekondularda hava bulanık puslu
    Altındağ gökleri kümülüslü
    Ekmeğe, aşka ve ömre
    Küfeleriyle hükmeden
    Ciğerleri küçük, elleri büyük
    Nefesleri yetmez avuçlarına
    -ilkokul çağında hepsi-
    Kenar çocukları
    Kar altındadır.

    Hatıp Çay’ın öte yüzü ılıman
    Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir’de
    Karanfil Sokağında gün açmış
    Hikmetinden sual olunmaz değil
    “mucip sebebin” bilirim
    Ve “kafi delil” ortada…

    Karanfil sokağında bir camlı bahçe
    Camlı bahçe içre bir çini saksı
    Bir dal süzülür mavide
    Al – al bir yangın şarkısı,
    Bakmayın saksıda boy verdiğine
    Kökü Altındağ’da, incesu’dadır

    Ahmed Arif
    Karanfil sokağı
    10 ... queenofhearts
  6. 12562.
    gecenin şiiri
    haddim olmayarak tarz ve harf değişimleri Özdemir Asaf gibi büyük bir şaire olan içten selamımdır
    1 -1 ... dehumanized
  7. 12563.
    Kimi insan için gün erken başlar.
    Kimi insan içinse gece geç biter.
    Kimisinde ölümsüzdür aşklar,
    Aşk dediğin, kiminde bir gece de yiter.

    Gezegenin her yerinde kokun var
    Çıkamadım hâla yokluğunun şokundan.
    Bir unutmayı öğrenemedik okulda
    Eros sen de bir yalansın, okunda.

    Gözden ırak olan, gönülden de ıraktır.
    Sevmeye başlayınca sevilmeyi bıraktım.
    Gözümde abd, gönlüm de ıraktın.
    Zamana bırakmayı da, zamanla bıraktık.

    Sen beni, ben herşeyi yitirdim
    Kader bizi nasıl başlattıysa öyle bitirdi
    Nasıl çekildiysem sana, öyle itildim,
    Nasıl götürmüştün beni de, böyle zor getirdim.
    2 ... sokaktaki yazar
  8. 12564.
    söyleme bilmesinler,
    kalbimdeki yerini.
    yok artık benim için,
    senden başka sevgili.
    ... has mahmut
  9. 12565.
    “Git” diyorsun da
    Olmuyor işte git demekle,
    Her şeye rağmen gidemiyor insan.
    Ben de sana “sev” diyorum mesela
    Sevebiliyor musun?

    Cemal Süreyya
    10 ... albeddo
  10. 12566.
    şiir değil.

    şiir gibi söz.

    "Güzel konuşmak, ince düşünmek, halden anlamak, sevmek, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek, sarılmak hep bedava biliyor musun?"
    Farid FARJAD
    8 ... nanautzin