1. 12222.
    Sen yoktun o zamanlar
    Çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben…
    Ne zaman bir dert gelse bana
    Yağmur yağar
    Dinler
    Dokunur
    Ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım…
    Ateşim sönerdi..
    Sonra büyüdüm..
    Gözlerini gördüm
    Yandım
    Yağmur yağdı
    Ve ilk kez sönmedim…
    Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim.
    1 ... teskilatinsilahsoru
  2. 12223.
    Kadim bir semti istanbul'un burası.
    Yağınca yağmur, döner nehire.
    Serpme taşlı, çamur deryası sokakları.
    Kenarındaysa,
    kırık dökük her tarafı,
    Senden, benden yaşlı,
    ihtiyar arnavut kaldırımları.
    Uzun boylu, şişman apartmanın gölgesi,
    Düşmüş bodur, sıska gecekondunun üstüne.
    Bir bostan var arada. Birde ince bir dere.
    Sesiyle sabah ezanının.
    Yağar insanlar burada,
    Yağmurdan boşanırcasına.
    Evlerden sokağa.
    Hızlı adımlarla yürürler, ellerinde sigara.
    Bir çocuğun derdi yetişmek okuluna.
    Okuyacak o çocuk, büyüyecek.
    Büyük adam olacak.
    Doktor olacak, mühendis olacak avukat olacak.
    Her şey olacak o çocuk. Her şey olacak.
    Bakacak ihtiyar anasına, babasına.
    Yaşlanınca.
    Gene gidiyor ışte, ahmet amca.
    Hizmetli adliyede.
    Hiç görmediği insanları,
    Görerek geçen ömrüne,
    Bir gün daha eklemeye.
    Arkasından gidense müzeyyen teyze.
    inşaattan düştü kocası, geçen sene.
    öldü.
    O bakıyor artık üç çocuklu evine.
    Ne yapsın ki zavallı müzeyyen teyze.
    Çocukların en büyüğü daha on yaşında.
    Anne diyorlar eve gelince,
    ekmek anne.
    Garibim müzeyyen teyze.
    Buluş birahanesi burası. Dört yol ağızında.
    Yaslamış sırtını eski rum mezarlığına.
    Teslim ederken gündüz ruhunu geceye.
    Mudavimler düşüyorlar mekana kelle, kelle.
    Marangoz mustafa şimşek gibi parlattı.
    Kaşla göz arasında iki duble votkayı.
    Bilmezsiniz siz amansız mi amansız karısı.
    Akşamları dönüşte kokluyor mustafa nin ağzını.
    içemiyor zavallı mustafa, o da herkez gibi rakı.
    Kavga çıktı ayyaş sami tilki cavit arasında.
    Tilki kırdı şişeyi gene sami'nın kafasında.
    Okudu otobüs bekleyen o çocuk.
    Büyük adam oldu.
    Kurtardı annesini babasını.
    Onun gibi nice çocuk burada doğdu.
    büyük adam olamadan,
    Burada yaşadı, öldü.
    Burada gömüldü.
    istanbul istanbul gibiyken
    Çok eski bir tarihte,
    Bir zamanların,
    Kadim bir semti istanbul'un burası.
    . . ismail oral . . .
    4 -1 ... kupune zararsiz keskin sirke
  3. 12224.
    uykuların kaçar geceleri
    bir türlü sabah olmayı bilmez
    dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
    deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
    ne çarşaf halden anlar, ne yastık
    girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
    kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
    onun unutamadığın hayali
    sigaradan derin bir nefes çekmişcesine içine dolar
    ve sevmek ne imiş bir gün anlarsın...
    5 -1 ... cocuk gelisimci
  4. 12225.
    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    yorulmuşsundur;
    nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
    ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
    susamışsındır;
    buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
    acıkmışsındır;
    beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
    memleket gibi yoksuldur odam.

    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    ayağını basdın odama
    kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
    güldün,
    güller açıldı penceremin demirlerinde
    ağladın,
    avuçlarıma döküldü inciler
    gönlüm gibi zengin
    hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

    Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
    5 ... sigaranindumani
  5. 12226.
    Benim aşkım sığmaz öyle her saza
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler...
    ... hanimseti
  6. 12227.
    Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
    Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
    Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
    Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
    içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
    Ben seni severim sevmesine de
    iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim.
    7 ... sembuseklicorba
  7. 12228.
    ...
    Biz de bakabilelim
    Bir ışıklı pencereden
    Bize de pay düşmeli
    Şehirlerden, caddelerden, denizden.

    Cahit Irgat
    5 ... bedreddin
  8. 12229.
    Tamam edebilmek için hesabı,
    El açıp söğüşledik solu sağı.
    Kapik, kapik topladık parsayı.
    Fora edip tezgaha tüm hasılatı.
    Kaptık büfeden bir büyük rakı.
    Kırdık eve dümeni.
    Yaparak koltuk altı.
    Münafık nerden çıktı.
    Aralardan fırladı.
    Devirdi solu sağı.
    Geldi bana tosladı.
    Ben bir yana firladım,
    Şise bir yana fırladı.
    şeytanın işi bu,
    Bana bir şey olmadı,
    Uçtu güzelim şişe,
    Yere düştü kırıldı.
    Mübarek döküldü yere,
    Mundar oldu benim rakı.
    Küfür etmek günah derler.
    Boş versene birader.
    Silkeyim böyle şansı.
    . . ismail oral . . .
    1 -1 ... kupune zararsiz keskin sirke
  9. 12230.
    y. kemal
    gecenin şiiri
    1 ... leyte
  10. 12231.
    Gidiyorum bu
    Bir kaplanın işlek kısımlarını çok yüksek seviyede
    tahlil de eder.
    Oksijen körükten ayrı tutulur padişah

    Yüzüğündeki zehri hatırlar
    Anne çöker iş gücü
    Tartışmasız mescid kor. Ah aşk!
    Bir topluluğun fotograf çekildikten sonra
    Dağıldığı
    An.

    Ah Muhsin Ünlü
    15 -1 ... kahraman arketipi