1. 12223.
    Nazlan
    Sitem et
    Kırıl bana
    Beni geç vakit
    Tek başıma suya yolla
    bahçede yüzünü öteye çevir
    Güle hayret ediyormuş gibi yap
    Gülümseyerek konuş da başkalarıyla
    Somurt avluda sadece ikimiz kalınca
    Kızıp en sevecen adımlarla üst kata çık
    En sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
    Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık

    (bkz: ismet özel)
    10 ... kamen
  2. 12224.
    Her yere yetişilir
    Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
    Çocuğum beni bağışla
    Ahmet Abi sen de bağışla

    Boynu bükük duruyorsam eğer
    içimden öyle geldiği için değil
    Ama hiç değil
    Ah güzel Ahmet abim benim
    insan yaşadığı yere benzer
    O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    Suyunda yüzen balığa
    Toprağını iten çiçeğe
    Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    Konyanın beyaz
    Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
    Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
    Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    Öylesine benzer ki
    Ve avlularına
    (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
    Ve sözlerine
    (Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
    Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
    Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
    Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
    Minibüslerine, gecekondularına
    Hasretine, yalanına benzer
    Anısı ıssızlıktır
    Acısı bilincidir
    Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    Gülemiyorsun ya, gülmek
    Bir halk gülüyorsa gülmektir
    Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
    Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
    Dirseğin iskemleye dayalı
    - Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben -
    Cigara paketinde yazılar resimler
    Resimler: cezaevleri
    Resimler: özlem
    Resimler: eskidenleri
    Ve bir kaşın yukarı kalkık
    Sevmen acele
    Dostluğun çabuk
    Bakıyorum da şimdi
    O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.

    Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
    Biz eskiden seninle
    istasyonları dolaşırdık bir bir
    O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
    Nazilli kokardı
    Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
    Kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
    Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
    Kadının ütülü patiskalardan bir teni
    Upuzun boynu
    Kirpikleri
    Ve sana Ahmet Abi
    uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
    Sofranı kurardı
    Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
    Cezaevlerine düşsen cigaranı getirirdi
    Çocuklar doğururdu
    Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar...
    Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
    Umudu dürt
    Umutsuzluğu yatıştır
    Diyeceğim şu ki
    Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
    Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
    Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
    Çocuklar, kadınlar, erkekler
    Trenler tıklım tıklım
    Trenler cepheye giden trenler gibi
    işçiler
    Almanya yolcusu işçiler
    Kadınlar
    Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
    Ellerinde bavullar, fileler
    Kolonyalar, su şişeleri, paketler
    Onlar ki, hepsi
    Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
    Ah güzel Ahmet Abim benim
    Gördün mü bak
    Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    Gelse de
    Öyle sürekli değil
    Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    O kadar çabuk
    O kadar kısa
    işte o kadar.

    Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    Mendilimde kan sesleri.
    4 ... konuyafransizim
  3. 12225.
    Bütün kapılar kapandı, dışardayım
    Birden karşıma çıkmayın korkuyorum
    Uykusuzum fena halde, sokaktayım
    Karanlık bastırdı mı bozuluyorum

    Fena bir yerimden koptuğum doğru
    Kendimden çok fazla yaşamaktayım
    Nereye bağlanacak bu işin sonu
    Aslında ben kimim meraktayım

    Bütün kapılar kapandı, sokaktayım…
    4 ... 88 s
  4. 12226.
    Orhan veli' nin kaleminden
    Müşfik kenter' in sesinden,

    https://youtu.be/TqlFYVwJTXw

    Son türkü

    Kaybolmak üzre suya düşen bilezik;
    Bak, bütün kırışıklar silindi sudan.
    Son saatimde mi uyandım uykudan,
    Neden boş geçen yıllardan içim ezik?

    Durdu beni ölüme götüren kervan.
    Eski bir şarkı söyleniyor rüzgarda.
    Duydum ki sevmeyi bilen dudaklarda
    Benim ilahilerim hala okunan.

    Sevgilim!
    ellerime dokunaraktan..
    Beni çağıran bir eda var sesinde.
    Bu muydu insanlara son nefesinde
    Görüneceğinden bahsedilen şeytan?

    Sular çekilmiye başladı köklerde
    Isınmaz mı acaba ellerimde kan?
    Ah! Ne olur bütün güneşler batmadan
    Bir türkü daha söyliyeyim bu yerde!
    8 ... insan olmaya ceyrek kala
  5. 12227.
    Kız senun sebebune kaldım istanbullarda.
    3 ... tornistan valisi
  6. 12228.
    Kadınlar, anlaşılmaz canlılar.
    Gülerken gözlerinin içi,
    Hüngür hüngür ağlarlar.
    içlerinden zil takıp,
    Göbekler atarken,
    Ağlayarak karalar bağlarlar.
    Dünyayı versen beğenmez,
    Mercimek kadar taşa taparlar.
    Gel deyince gelmezler ama,
    Burnundan getirmeden gitmezler asla.
    sizi bilmem ama benim için,
    Çok farklı içlerinden bir tanesi.
    O bir tanesi var ya bir tanesi.
    O bir tanesi,
    benim gözümün nuru.
    işte o bir tanesi,
    Yediğim ekmek, içtiğim su.
    . . ismail oral . . .
    4 ... kupune zararsiz keskin sirke
  7. 12229.
    Ne çıkar yanımda olmasan!
    Kalbim senden ibaret değil mi?
    Uzaktan sevmek zor demişsin
    Etme sevdam
    Görmeden sevmek ibadet değil mi?
    1 ... ghostrider11
  8. 12230.
    Bu gün de artık dün oldu ne yapalım.
    Anlamadan bitti bile, yarınlara bakalım.
    Çok uzak gibi duruyor belki bize yarın.
    Şunu anla artık, öbür günden daha yakın.
    Dik bir merdiven, çıkıyoruz farketmeden.
    Kırılmış basamakların yarısı daha şimdiden,
    Kovalarken amansızca yarınlar yarınları,
    Her dün ile bu gün, bu gün ile yarın arası,
    ömür takviminden bir sayfanın daha kopması.
    Engel değil ne gecenin ayazı ne de kışın karı,
    Durduramadı ne yazık ki hiç bir şey onları.
    Sırayla dizilmiş önümüze haftanın çocukları.
    Salı, çarşamba, cuma isimleriyle yaşıyorlar.
    Sektirmeden sırayla gelip, gelip gidiyorlar.
    Hafta hesabını verirken kocası aya,
    Yırtıldı senin takviminden bir kaç sayfa daha.
    Bil ki gün gelecek, takvim bir gün bitecek.
    Elbette ki senin de defterin dürülecek.
    Günlerce gün, yaşadığın bu gün,
    Senin için olacak devamlı dün.
    Sonra aniden bir bakacaksın ki bir gün,
    Senin için olmayacak artık bu gün dün.
    Yarına dönemeyecek, ne yapsan da bu gün.
    . . ismail oral . . .
    5 ... kupune zararsiz keskin sirke
  9. 12231.
    ve bir haber, yoldaki

    bir gün
    geleceğim ve bir haber getireceğim

    damarlara ışık saçacağım
    ve sesleneceğim içerden:
    ey sepetleri uykuyla dolu olanlar!
    elma getirdim, elma
    …kızıl güneş.

    geleceğim.
    dilenciye bir yasemin vereceğim,
    cüzzamlı güzel kadına da
    yeni bir küpe…
    köre diyeceğim ki: bak, nasıl da güzel bahçe!

    çerçi olup dolaşacağım sokakları
    ve sesleneceğim:
    çiyci geldi, çiyci geldi, çiyci!
    yoldan geçen diyecek:
    sahiden de karanlıktır gece.
    ve samanyolunu vereceğim ona.
    köprüdeki kötürüm kızın
    büyük ayıyı asacağım boynuna.
    bütün küfürleri süpüreceğim dudaklardan.
    bütün duvarları yıkacağım yere.
    haramilere diyeceğim ki:
    gülümseyiş yüklü bir kervan geldi!
    bulutu parçalayacağım.
    gözleri güneşe bağlayacağım
    gönülleri aşka
    gölgeleri suya
    dalları rüzgara
    sonra bütün bunları birbirine
    ve çocuğun uykusunu da
    cırcırböceklerinin mırıltılarına bağlayacağım.
    uçurtmaları uçuracağım gökyüzünde,
    saksılara su vereceğim.

    geleceğim.
    atların, sığırların önüne
    okşayışın yeşil otunu serpeceğim.
    susuz kısrağa çiy kovasını sunacağım.
    yoldaki yaşlı eşeğin sineklerini kovacağım.

    geleceğim.
    ve her duvarın başına bir karanfil dikeceğim.
    her pencerenin altında bir şiir okuyacağım.
    her kargaya bir çam vereceğim.
    yılana diyeceğim ki: kurbağa nasıl da fiyakalı ama!
    barıştıracağım.
    tanıştıracağım.
    yol alacağım.
    ışık içeceğim.
    seveceğim.

    Sohrab Sepehri
    6 ... zane
  10. 12232.
    Ekin ektim çöllere de
    Yoldurmadım ellere
    25 lik kız sevdim de
    (Devamını hatrlamıyom önemli de değil. Ben mesajımı vermişim ).
    2 ... tornistan valisi