1. 12481.
    ruh adamım.

    http://www.english.illino...oets/s_z/whitman/song.htm
    3 -1 ... corbadaksinekkanadi
  2. 12482.
    (bkz: beşinci mektup)

    Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
    Aradıklarının çoğunu bulamamış,
    Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
    Göçüp gidiyor bu dünyadan.

    işte yaşamak maceramız bu.
    Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
    Ve yaşayıp beklerken ölmek!

    Özleme bir diyeceğim yok.
    O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
    O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
    O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

    (bkz: ümit yaşar oğuzcan)
    9 -1 ... sezenist a feminist
  3. 12483.
    uzaktan seviyorum seni
    kokunu alamadan,
    boynuna sarılamadan
    yüzüne dokunamadan
    sadece seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni
    elini tutmadan
    yüreğine dokunmadan
    gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
    şu üç günlük sevdalara inat
    serserice değil adam gibi seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni
    yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
    en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
    en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
    öyle uzaktan seviyorum seni
    kırmadan
    dökmeden
    parçalamadan
    üzmeden
    ağlatmadan uzaktan seviyorum
    öyle uzaktan seviyorum seni;
    sana söylemek istediğim her kelimeyi
    dilimde parçalayarak seviyorum
    damla damla dökülürken kelimelerim
    masum beyaz bir kağıtta seviyorum.
    4 ... ghostrider11
  4. 12484.
    akşam kapı eşiğinde bir terli giysi gibi soyunmak vardı derdinden evrenin
    bir entari serinliğini giyinmek
    kendi derdini tespih gibi çekmek elinde
    yün örmen vardı akşamları koltuğa gömülü
    karşında polisiye roman okumak vardı
    sorgusuz bakışmak yoruldukça gözlerimiz
    sevinçsiz gülmek üzüntüsüz ağlamak
    oturmağa konuklar gelmesi bazen çevresinde bir masanın kaygısız sıcacık konularda bir demli çay gibi bilmedik komşularla konuşmak
    dünyamızla uyuşmak vardı oyunda sonunu görmeden oynamak sevinebilmek kazandığına yitirdiğine yerinebilmek düşünmiyebilmek yoruldukça düşünmekten
    kamaştıkça örtebilmek gözlerini düşlerde bile ışıktan sakınarak kendini
    uyayabilmek vardı vaktinde rahat.
    3 ... olsadayesek
  5. 12485.
    varsa bir ateş
    ver bir cigara kardeş...

    hapın üzerine çiğnediğim cikletten çıkan mani...
    3 ... rottweiler
  6. 12486.
    Sana şiir yazmaya çalıştım,
    beceremedim.
    Seni Anlatacak bir kelime,
    bir cümle kuramadım.
    Şairlere acıdım.
    4 ... bir numara buyuk olsun
  7. 12487.
    The art of losing isn't hard to master;
    so many things seem filled with the intent
    to be lost that their loss is no disaster.

    Lose something every day. Accept the fluster
    of lost door keys, the hour badly spent.
    The art of losing isn't hard to master.

    Then practice losing farther, losing faster:
    places, and names, and where it was you meant
    to travel. None of these will bring disaster.

    I lost my mother's watch. And look! my last, or
    next-to-last, of three loved houses went.
    The art of losing isn't hard to master.

    I lost two cities, lovely ones. And, vaster,
    some realms I owned, two rivers, a continent.
    I miss them, but it wasn't a disaster.

    —Even losing you (the joking voice, a gesture
    I love) I shan't have lied. It's evident
    the art of losing's not too hard to master
    though it may look like (Write it!) like disaster.
    -3 ... azizpancar2
  8. 12522.
    ilk önce anne dedim ben.
    Arkasındansa baba.
    Daha sonra da başladım konuşmaya.
    Konuşuyor artık bu dediler.
    Babaannem seslendi arkadan,
    damatlığını da görürüz inşallah.
    Bir daha hiç durmadan konuştum.
    Bayramlarda kürsüden şiirler okudum.
    Askerdim ben okul piyeslerinde çoğu kez.
    Ama bir kaç kez komutan da oldum.
    Evlendim daha sonra, nasıl olduysa.
    En uzun konuşmamdı o benim aslında.
    Koskoca bir evet demiştim,
    imzalarken fermanımı.
    Sonra birdenbire bir gün, değişti her şey.
    Yeter dedi aniden, sus artık sen konuşma.
    Bundan sonra konuşmak yasak sana.
    Gerekirse ben konuşurum senin yerine.
    Fikrini söylemek herkese, senin ne haddine.
    Sen akşam yat, sabah kalk.
    işine git, evine gel, çocuklarına bak.
    Değişen hiç bir şey yok, geçti yıllar, seneler.
    Korkarım ki böyle gelmiş, böyle gider.
    Bir gün sabah işe giderken takıldı gözüme.
    Evlilik harika bir şey, şahane,
    Yaziyordu gazetenin birinde.
    Dudaklarımada acı bir gülümseme,
    Ağır ağır bindim servise.
    . . ismail oral . . .
    3 -2 ... kupune zararsiz keskin sirke
  9. 12523.
    Giderayak

    Handan,hamamdan geçtik
    Gün ışığındaki hissemize razıydık
    Saadetinden geçtik
    Ümidine razıydık
    Hiçbirini bulamadık
    Kendimize hüzünler icadettik
    Avunamadık
    Yoksa biz...
    Biz bu dünyadan değil miydik?

    Orhan veli
    7 -1 ... zane
  10. 12524.
    Canım işe gitmek istemiyor.
    Kitaplar beni hiç ilgilendirmiyor, canım hiç okumak istemiyor, ama birisi bana okusa, dinlerdim.
    Her şeyi konuşarak yapmak istiyorum. Konuşarak yazı yazmak, konuşanları dinlemek.
    Şu sıralar en çok sesleri seviyorum. En çok seslere ihtiyacım var.
    Müzik veya insan sesleri.
    (bkz: tezer özlü)

    aslında şiir değil tezer özlü'nün ferit edgü ile mektuplaşmalarından bir alıntı ama çok güzel oldu bu başlığa*
    7 -2 ... sezenist a feminist