1. 11674.
    Beni güzel hatırla
    Bunlar son satırlar
    Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından
    Yada bir yağmur sel oldum sokağında
    Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
    Belkide bir rüyaydım
    Senin için..
    Uyandın ve ben bittim
    Beni güzel hatırla
    Çünkü sevdim seni ben her şeyini
    Sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın
    Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
    Beni üzdün kınamadım
    Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım
    Beni güzel hatırla
    Sayfalarca mektup bıraktım sana
    Şiirler yazdım her gece
    Çoğunu okutmadım
    Sakladım günahını sevabını içimde
    Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın
    Beni güzel hatırla
    Sana unutulmaz geceler bıraktım
    Sana en yorgun sabahlar
    Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım
    En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
    Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
    Vedalar bıraktım duraklarda
    Ne arasan bir sevdanın içinde
    Fazlasıyla bıraktım ardımda
    Beni güzel hatırla
    Dizlerimde uyuduğunu düşün
    Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
    Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
    Anlından öptüğüm dakikaları
    Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün
    Şaşırtmayı severim biliyorsun
    Bu da sana son sürprizim olsun
    Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
    Beni güzel hatırla
    GiDiYORUM …

    Okan Savcı
    #37032469 :)
  2. 11675.
    Yine çok içki çok sigara
    Susmuyor çünkü aklim
    Geçmişim, geçirmişliğim
    Geçkinliğim, içim
    E o zaman bende içeyim
    Ve anlayamaz kimse içsel tartimin hassasiyetini
    Bana ödettiği kefareti
    #37033204 :)
  3. 11676.
    Gozlerindeki pariltiyi kapmaya calisirken basladi hersey
    Bir cocugun,omru bir gunluk kelebegi kovalamasi misali
    Kilometrelerce kosmama ragmen yakalasamda Bitecekmisiz zaten ne gerek varmis.
    #37033578 :)
  4. 11677.
    Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?
    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.
    Bir yer var, biliyorum;
    Her şeyi söylemek mümkün;
    Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
    Anlatamıyorum.
    #37033615 :)
  5. 11678.
    Terketmedi sevdan beni,
    Aç kaldım, susuz kaldım,
    Hayın, karanlıktı gece,
    Can garip, can suskun,
    Can paramparça…
    Ve ellerim kelepçede,
    Tütünsüz, uykusuz kaldım,
    Terketmedi sevdan beni…

    Ahmet arif.
    #37033618 :)
  6. 11679.
    En ağır işçi benim,
    Gün 24 saat seni düşünüyorum.
    #37033646 :)
  7. 11680.
    - ağlayan çocuklar -

    kafesli evlerde ağlar çocuklar,
    odalarda akşam olurken henüz.
    o zaman gözümün önünde parlar,
    buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz.

    ne vakit karanlık kaplasa yeri,
    başlar çocukların büyük kederi;
    bakınır, korkuyla dolu gözleri:
    ya artık bir daha olmazsa gündüz?

    gittikçe kesilir derken sedalar,
    gece; bir siyah el gözümü bağlar;
    duyarım, içime sığınmış, ağlar,
    bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz...

    necip fazıl kısakürek.
    #37033682 :)
  8. 11681.
    basitçe sev beni
    öyle çok ayrıntı istemez
    düşünme mesela hep
    aklına gelmeyeyim çokça
    gözlerimi seyret
    ama kaybolma içinde
    gün gelip çekip gittiğinde
    iyiki tanımışım de sadece.
    #37033689 :)
  9. 11682.
    #37033698 :)
  10. 11683.
    Geçip gitmiş günler gelin
    rakı için sarhoş olun
    ıslıkla bir şeyler çalın
    geberiyorum kederden.

    ilerdeki güzel günler
    beni görmeyecek onlar
    bari selam yollasınlar
    geberiyorum kederden.

    Başladığım bugünkü gün
    yarıda kalabilirsin,
    geceye varmadan yahut
    çok büyük olabilirsin.

    nazım hikmet ran
    #37033802 :)
  11. 11684.
    Bütün kapılar kapandı, dışardayım
    Birden karşıma çıkmayın korkuyorum
    Uykusuzum fena halde, sokaktayım
    Karanlık bastırdı mı bozuluyorum

    Fena bir yerimden koptuğum doğru
    Kendimden çok fazla yaşamaktayım
    Nereye bağlanacak bu işin sonu
    Aslında ben kimim meraktayım

    Bütün kapılar kapandı, sokaktayım...

    Atilla ilhan.
    #37033917 :)
  12. 11685.
    Eski bir ülkeden bir yolcuya rastladım
    Dedi ki; koca bir anıtın iki ayağı duruyor;
    Çölün tam ortasında, kumların tam üzerinde.

    Yarı batmış, kaşları çatık yüzüyle bir baş
    Büzülmüş dudaklarıyla sanki sesleniyor.
    Yontucunun nice tutkularını yakalayıp,
    Şimdi bile yaşayan bu cansız şeylere aktardığı
    Elleriyle taklit ettiği ve kalbiyle beslediği
    Anıtın kaidesinde şunlar okunuyor:
    “Ben Krallar Kralı Ozmandias’ım.”
    “Ey güçlü olan, şu yaptığım işlere bak ve titre.”
    #37033979 :)
  13. 11686.
    ağustos çıkmazı

    Beni koyup koyup gitme, n'olursun 
    Durduğun yerde dur 
    Kendini martılarla bir tutma 
    Senin kanatların yok 
    Düşersin yorulursun 
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun 

    Bir deniz kıyısında otur 
    Gemiler sensiz gitsin bırak 
    Herkes gibi yaşasana sen 
    işine gücüne baksana 
    Evlenirsin, çocuğun olur 
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun

    Attila ilhan.
    #37034015 :)
  14. 11687.
    gölgelerde gezer, dolaşır
    Sevgili koynuma sırnaşır
    Ben kulunuz şaşar kalır
    Bana viagra gerek viagra

    Tuttum kendime çektim yari
    Göklerde gezdi gibiydi hali
    Oynaştım durdum oldum deli
    Bana viagra gerek viagra

    Saman altından geçirdiğim
    Usul etmem yar ben hainim
    Gel kaçma az daha seveyim
    Bana viagra gerek viagra

    Vakit geldi gönlüm göçtü
    Üstüme ağır vuslat çöktü
    Can yarrağım canı söndü
    Bana viagra gerek viagra.
    #37034129 :)
  15. 11688.
    sanırım olay istanbul'da geçiyordu
    ismini vermek istemeyen caddelerde
    olası bütün kaçış yolları tutulu
    yurtlarından çıkarılan adamlar arasında
    ve aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu.

    artık halka açık bir yerde bekliyor seni hayat
    orda sana ölçü, birim ve düzen verilmemiştir
    mümkün mertebedeki adamlar ve kadınlar
    beherler, masa saatleri ve ergonomi
    yok, ama herkes uyanık birtek benim uykum var
    değil mi ki beş dakikada bir erteliyorum seni...

    korkuyorsun, üşüyorsun ve yanlış anladın
    şairi yanlış anlamak daha güvenlidir
    daha konforlu daha kurumsal daha aciz
    şimdi unut bunları ve tüm gücünle bana güven
    Kaybedeceğiz!
    hayır, bu sefer doğru anladın

    ispat edemem fakat öylece içime baktın
    ve sonra kalbim olaysız bir şekilde dağıldı
    ne kadar koştuysam da nefesim hala çok yakın
    bilerek ve isteyerek değilse gerçek midir bu acılar
    haberin bile yok oysa dünyanın en güzel kızısın
    ama dünya bunda kasıt arar!

    Yine de, gel ve al yüzümü eline
    Haydi sev beni, konu serbest...

    (bkz: furkan çalışkan)
    #37035019 :)
  16. 11689.
    bütün gece balkonumda
    yoldan geçen iki ayaklıları
    sokağı ve sessizliği dinledim
    elimde bir bardak çay,hele demlisinden
    ve gökyüzünde yıldızlar...
    aklımda fikrimde zikrimde sen kadın.
    ne muazzam şey doğrusu.
    •••şiirlere konu olabilecek,şiir gibi insanlarla tanış olabilmek ümidiyle•••
    #37040175 :)
  17. 11690.
    o eski bir hücreye benzer ki...

    Güneş ışığına kapanmış bütün pencereleri
    Öyle bir odaya benzer ömrümün kederi

    Karamsarlık ve yokluk tozu sinmiş orada renklere
    arzular, hevesler bırakılmış susup unutmaya

    Bütün duygu bahçelerinden toplanan o çiçekler
    sırça mezarlarda bahardan umudu kesmiş uyurlar

    Bu pembe gül, bu karanfil ağır ağır erimiş
    Değiştikçe üzerlerinde her kederli kış

    Ocak harap ve boş, lamba kimsesiz, amâ
    Bu hasta susuş hüzünle eder yalnızlığı imâ

    Soluk duvara asılmış, durur boğulmuş melâl
    O çehreler ki uyur gözlerinde eski hayâl…

    O eski odaya benzer ki ömrümün kederi
    Çekilmiş teselli ufkuna karşı perdeleri…

    en sevdiğim şairden

    (bkz: ahmet haşim)
    #37040344 :)
  18. 11691.
    Adını bilmiyorum dedi adam
    Kadin duymadı.

    Sessiz geçen bir trenin
    Yükü gibiydi omuzları...
    Adam, seviyordu.
    Kadın, duymuyordu.

    Sonra bir gece
    istasyon yerine koydu yüreğini adam
    Bütün biletleri bedavaydi.
    Öyle davetkardı ki şah damarı
    Bir kere daha haykırdı,

    Kadın duymadı...
    #37042931 :)
  19. 11692.
    Huzursuzum yine..
    içimin derinliklerinde
    elimle ulaşamadığım bir yerler kaşınıyor.
    Kötü yaşanmış bir hayatın tek güzel tarafı
    çıkardığımız derslerdir ya hani.
    Ben o derslerin hepsinden kaldım.
    Şikayet edemeyecek kadar yorgunum.
    Ki aslında şikayet edecek bir şey de kalmadı.
    iddialı lafların arkasına saklanamayacak kadar büyüdüm
    ve mağlubiyetin soylu ya da soysuz olamayacağını,
    mağlubiyetin sadece mağlubiyet olduğunu öğrendim.
    Mağlup oldum ve kabullendim.
    Ne bir beklentim var artık,
    ne hırsım,
    ne de kimseye sitemim..
    Ama işte soyut bir korku çörekleniyor zaman zaman ruhuma.
    içimin derinliklerinde
    elimle ulaşamadığım bir yerler kaşınıyor..

    bir Ali lidar? gider bence.
    #37042986 :)
  20. 11693.
    Kadın adamı çok seviyordu...
    Yemyeşil ovalarını verdi adama
    Yaşam fışkıran.
    Beni seviyor musun?
    Evet, dedi adam...
    Güneşini, ayını verdi kadın
    Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına...
    Beni seviyor musun?
    Tabii, dedi adam...
    Kadın çağladı
    Gürül gürül akan pınarını verdi adama.
    Beni seviyor musun?
    Elbette, dedi adam...
    Kadın bağlandı
    Yaşam ipini adama verdi,
    Bir oldular tek oldular adamla.
    Beni seviyor musun?
    Biliyorsun, dedi adam...
    Kadın dağlarını verdi adama
    Tırmandılar doruklara.
    Beni seviyor musun?
    Aşağılara baktı adam zirveden
    Başkalarını gördü
    Sustu adam...
    Ağladı kadın...
    Gözyaşını verdi adama
    Almadı adam...
    Kadın onurunu verdi adama
    Şaşırdı adam...
    Sordu yine usulca kadın
    Beni mi seviyorsun?
    Onu da seviyorum seni de, dedi adam...
    Sustu kadın, sustu
    Verecek bir şeyi kalmadığında...
    Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam
    Başkasını sevebilmek için...
    Çıkarıp yüreğini verdi kadın.
    Korktu adam...
    Beni sevmiyor musun, dedi adam.
    Sesi yoktu kadının söyleyemezdi.
    Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı.
    Kalbi yoktu kadının sevemezdi.
    Onuru yoktu kadının yaşayamazdı...
    #37042998 :)
  21. 11694.
    Sevgili Pollyanna,
    Sen bu mektubu okurken
    Soğuk bir doğu sokağında,
    Acılarla yüklü bir faytonla dolaşıyor olacağım
    Atların boynunda ziller ve pembe orlondan püsküller
    Şaklayan kırbaç ve gıcırdayan tekerlekler.Kömürümüz bitti tam kışın ortasında
    Toz hatıra ve talaş bastık sobaya
    Üşüse böyle yapardı mutlaka hazreti isa da.
    Aşkın yüzünden düşen bin parçayı
    Toplamaktan yoruldum ben artık PollyannaYolda bavulumu çaldılar
    Bana hediye ettiğin o kırmızı elbise de içindeydi
    Ne güzeldi
    Ben kendime çilek derdim onun giydiğimde
    Bakar bakar anne derdim memelerime
    insanın memesi olması büyük bir çilektir Pollyanna
    Güzeldi yine de o yıllar
    Küçük sarı pütürleriyle
    Ne çabuk geçti.Ama zaten onu burada giymeme izin vermezlerdi
    Belki artık hiç olmaması daha iyi
    Çalınmış bir güzellik,
    Yasaklanmış bir güzellikten daha iyidir.
    Ama onu asla unutmayacağımı bilmelisin.Dilerim sen pötikareli gömlekler gibi neşeli,
    iri dişli bir mısır koçanı kadar
    Mutlu ve yan yanasındır.
    Belki bir gün beni ziyarete gelirsin
    Sana krem fıstıklı ekmek ikram ederim
    Artık çok mutlu olacağızlı ekmekler
    Süte ekmek doğrar ve
    Papara papara diye şarkı söyleriz.
    Sen ruhumun misafir odasında uyursun,
    Süt ve gözyaşı lekeli yumuşak yer yatağında.II.
    Sevgili Pollyanna,
    Senin romanlarında her şey o pazartesi başlardı
    Kot pantolonlu, uzun bacaklı pazartesilerdi onlar
    Ben mutfakta Edith Piaf dinler,
    Bir lağım faresiyle göz göze bulaşık yıkardım.
    Şehrimizin aşkı ve şehrimizin şarkısı
    Öfkeyle pis su borularında dolaşırdı.
    Sana patates kızartırdım.
    Patatesler pazartesi kadar kırmızı oluncaya kadar...
    Ölüm bizi ayırıncaya kadar...
    Aşkımız şehrin en güzel aşkıydı
    Kolay değildi, kolay olmamıştı
    Yıllarca şehrin en güzel aşkının benekleriyle yaşamak.Kirli muşamba perdeli meyhanelerde ağlardım
    Masaaltı kedileriydi benim için ağlamak,
    Bazen tekirdi, bazen sarman
    Kim önce fırlarsa parsayı toplardı.Öfkem içimde emekleyen kırmızı patikli
    Bir bebekti sanki Pollyanna
    Her köşede nergisler satıyorlardı sokaklarda
    Baygın kokulu güneşler gibi...
    Onları satın almak,
    Sonra bir gün yüzü çatlak intiharlarımı boyatıp
    Otuzaltı numara bir hayata başlamak...
    Uzun bir nekahet döneminden sonra
    Nihayet ayağa kalkmak...
    Öfkem
    Üstü kalsın derdi ve bırakırdı hayatımı
    Bayat bisküvi kokan o mahalle bakkalına
    Öfkem
    işi bitmiş bir çalı süpürgesi gibi
    Dayamaktır kendini duvara...
    Öfkem Pollyanna
    Neden güzeldi?
    Bütün güzeller gibi elinde bir bardak sıcak çaylaHer şey o pazartesi başlardı
    Şehrimizin aşkı ve şehrimizin şarkısı
    Öfkeyle pis su borularından taşardı.III.
    Sevgili Pollyanna,
    Radyo tiyatrosu dinlenirdi bir zaman içimde,
    içimde dünyanın en eski kedisi
    Eski bir sobanın yanında uyuyordu.
    Çocuklar bir köşede
    Yenidünya çekirdekleriyle beştaş oynardı
    Frenk elması da derler
    Sarılı kahverengili bir meyve.
    Annem işte öyle bir kadındı
    Çocuklar gökyüzüne bakar sorardı:
    Ay dede orada ne yapıyor anne?
    Annem öldüğünde ay dede içimde
    Yüzlük bir ampul gibi parçalandı.
    Annem işte öyle bir kadındı
    Aşure getiren çocuklara,
    Teşekkür eder gibi yaşardı
    Öldüğünde gül resimli bir takvim yaprağıydı.Pollyanna,
    Sana göre insan profiterol yer gibi yaşamalı
    Bir çamur deryasının içinde
    Küçük mutluluk topları yakalamalı.
    Bense vücuduma şiirler saplıyorum durmadan
    Sen de bilirsin ya Allah
    Dayanabileceği kadar acı verirmiş insana.Geçen yazı
    Bir dut ağacının altında roman okuyarak geçirdim
    Dut taneleri düşerdi sayfalara
    Tıpkı tatlı bir yaz yağmuru gibi
    Büyük taneli tıpırtılarıyla
    Kendimi dut ağacının gölgesini yiyen
    Bir ipek böceğine benzetirdim.
    Ucuz teşbihler beyaz atlı prenslerdir Pollyanna
    Bir şiire gelir
    Ve onu bu hayattan kurtarırlar.Ah Pollyanna,
    içimde sanki hep aynı şarkıyı çalan bir laterna:
    Cancağızım basma perdeme bir çiçek de sen olsaydın
    Kaçarken yangın merdivenlerine
    Keşke grapon kağıtları assaydın.

    Polyannaya mektuplar/didem madak.
    #37043012 :)
  22. 11695.
    Sonra sen kendi yolunu çizdin...
    Benim ilkokulda resmim zayıftı, pek bir şey çizemedim.
    Bir işe girdim, ikisi ciddi beş kadını sevdim...
    Beşiktaş’ta bir eve taşındım ve sigarayı bıraktım.
    Bulaşık makinem var.
    Alttan iki dersim var.
    Bir kitap projem var.
    Ve sen yoksun...
    #37043022 :)
  23. 11696.
    Terketmedi sevdan beni,
    Aç kaldım, susuz kaldım,
    Hayın, karanlıktı gece,
    Can garip, can suskun,
    Can paramparça…
    Ve ellerim kelepçede,
    Tütünsüz, uykusuz kaldım,
    Terketmedi sevdan beni…
    ahmet arif
    #37043324 :)
  24. 11697.
    yeni çekilmiş bir dişin
    yadırganan boşluğu
    dilimin ucunda ismin.
    somunu yitik bir vida
    düştü düşecek yüreğim.
    biran önce gel buraya
    karpuz, kavun yiyelim.

    bilmem ki ne diyeyim,
    sana örselenmemiş,
    dostluğun böğründe sancı,
    sevgi toza belenmiş,
    havı dökülmüş sevincin.
    biran önce gel buraya
    karpuz, kavun yiyelim

    batıp çıkıyorum durmadan,
    ben bilirsin iyi yüzemem.
    çarşafım diş gösteriyor,
    dalgalı bir deniz kaç gündür
    sallanan bir döşeğim.
    biran önce gel buraya
    karpuz, kavuz yiyelim.
    #37048748 :)
  25. 11698.
    Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
    Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
    Hicrinle sararıp solan ömrümden,
    Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.Sefiller gücünü bende sınadı,
    Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
    Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
    Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
    Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
    Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
    Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.Felsefe böyledir dîvânelerde,
    Teselli aranır bahanelerde,
    Bir kadeh mey için meyhânelerde,
    Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.Ateşe su dedim göz göre göre,
    Aklım zavallıydı duyguma göre,
    Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
    Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.

    Cemal safi.
    #37048809 :)