1. 11975.
    Gidersen Yıkılır Bu Kent

    Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
    Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
    Yanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belki
    Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
    Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
    Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

    Gidersen kim sular fesleğenleri
    Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

    Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
    Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
    Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
    Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
    Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
    Bir de seni ekliyorum susuşlarıma

    Selamsız, saygısız yürüyelim sokakları
    Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
    Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
    Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
    Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
    Gardiyan olmayız kendi ömrümüze her akşam

    Gidersen kar yağar avuçlarıma, üşürsün
    Bir ceylan sessizliği olur burda aşklar

    Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
    Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
    Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
    Menekşeler, nergisler yerine kuş ölüleri
    Bir su sesi, bir fesleğen kokusu
    Şimdi uzak yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

    Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
    Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
    Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
    isyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
    Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
    Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

    Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür
    Bir tufan olurum sustuğun her yerde.

    Ahmet Telli
    18 -1 ... doctaignorantia
  2. 11976.
    Sen eski bir sevda şiirisin..
    Bir koku var sende,
    Sıcak yaz akşamlarına mahsus..
    Ellerinde mi,
    Saçlarında mı,
    Gözlerinde mi
    Bilmem..

    Bir koku var sende,
    Sıcak yaz akşamlarına mahsus..

    muzaffer tayyip uslu.
    6 ... t i b b
  3. 11977.
    Ucuz sinemalara giderim,
    Cebimde fazla para oldukta
    Otururum koltukta.

    Kovboy filmlerine biterim:
    Kızı hesaba katma,
    Artistler yalnız erkek.
    Şarkı, çalgı, gürültü
    Kavga, yumruk, tabanca
    Yaşa, vur, kır sesleri
    Çın çın öter salonda.

    Sahneler basitmiş, basit
    incelik yokmuş, yok!
    Kötüler ceza yer en sonda
    Adalet var, iş onda!

    Hak hukuk dağıtma yeri
    Kovboy filmleri.

    (bkz: Behçet Necatigil)
    5 ... bedreddin
  4. 11978.
    Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi
    Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından.
    Yanmanın lezzetini onda hissettiğim bir an
    Ve yazın sevgisini bana önce o verdi.

    Yaz gibi iri olgun meyveleri severdi,
    Bir çocuk gibi şendi ve gülerdi her zaman
    Bir mevsim gözlerinden içime doldu cihan
    Ve güzel yaz günleri ne çabuk geçiverdi.

    Artık donuk bir cam var mavi gökler yerinde.
    Güneşi benden çalan o sıcak bakışlardır,
    Ve yazı o götürdü mutlak beraberinde.

    En güzel rüyaların bile bir sonu vardır:
    Bir bahar rüzgarından alarak bir sabah hız
    Mevsimlerin ömrünü yaşamıştı aşkımız.
    Onu şimdi kaybettim ve şimdi sonbahardır

    (bkz: yaşar nabi nayır)
    3 ... sonu olmayan film
  5. 11979.
    eğer beni sevse bir şeyler yapardı.
    diye düşündü adam.

    eğer beni sevse bir şeyler yapardı.
    diye düşündü kadın.
    5 ... aathena
  6. 11980.
    Bugün çok konuştum. Şunu bırakıp gidiyorum. Kontes arkadaşıma da teşekkürler burdan.

    gecenin şiiri
    5 ... bendekalanlar
  7. 11981.
    biliyormusun?
    hep rakı içince oluyor böyle şeyler, yani rakı içince özlüyorum seni..

    hep rakı içince kıyılıyor içim..
    şiarım değişiyor sokakta .
    ben rakı içince biliyorum, yapabiliyorum her dileğimi..

    hep rakı dolunca bardağa , kalkmayalım istiyorum masadan, işlemeye başlıyor insafsızca,
    cam bardakta rakıdan zaman..

    tek buz düşünce bardağa oluyor böyle şeyler .
    yani dökülüyorum sana.
    güçleniyor söyleyemediklerim,
    buz eriyor suyunda..

    biliyor musun?
    hep rakı kokunca hava, oluyor böyle şeyler,
    kalkıp geliyorum sana..
    evinde benim köşem,
    hâlâ boyamadın ya?

    sonra gariptir.
    rakı içince oluyorum böyle biraz küçük biraz deli babamı hatırladığımdan mıdır ?
    bilinmez ellerim hep daha yeni.

    tası tarağı topluyorum ilk yudumda düşünüyorum sonra ,
    hayat dediğin bir tas bir tarak nasıl olsa..
    toplarım sana bir kadeh daha yollasınlar bana..

    efkâr dedikleri şeyi rakının yanında getiriyorlar katıksız meze gibi..

    efkâr dediğin şey mi
    böylesi bağlıyor bizleri?
    ne kadar çok gülebiliyoruz o gece bu nasıl bir ekfâr, bildin mi?

    işte hep rakı içince oluyor bana böyle şeyler..
    yani rakı içince özlüyorum seni, “sen” dediğim kim mi?
    bir rakıda kaç tane “sen” var, bilebildin mi?
    2 ... venusten gelen
  8. 11982.
    kirpi gibisin çocuk;
    her tarafın diken,
    kim elini uzatsa
    delik deşik.
    üstelik sen de kan içindesin.
    3 ... aathena
  9. 11983.
    AyIşığı

    Yüzün beyaz, abajur yeşil, gece mor;
    Esrimiş kalbim, şarkısını söylüyor.
    Her yanın avuçlarıma dökülüyor
    Çeşmeden akan suyun berraklığında.

    Dolaşan bir dudak mı var saçlarını?
    Ay tırmanıyor zeytin ağaçlarını.
    Sürü bulutlar gece yamaçlarını
    Otlayıp yayılıyor gök kırlığında.

    Üzerinden örtüyü mü çekti bir el?
    Gece ayaklarından akıp giden sel;
    Seyrine doyulmuyor ruhunun, güzel
    Bu manzara gibi, bu ayışığında...

    Yeniden yarattı seni gizli bir el!

    Ahmet muhip dranas
    2 ... hubel
  10. 11984.
    Rüya, bütün çektiğimiz.
    Rüya kahrım, rüya zindan.
    Nasıl da yılları buldu,
    Bir mısra boyu maceram…
    Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
    Bilmezler nasıl sevdik,
    iki yitik hasret,
    iki parça can.
    Çatladı yüreği çakmaktaşının,
    Ağıyor gökkuşaklarının serinliğinde
    Çağlardır boğulmuş bir su…
    Ağıyor yeşil.
    3 -1 ... turkuaz haykiris