1. 12806.
    Dalından kopan yaprakların
    Sararan yanlarına yazdım adını
    Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
    Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

    Eylül’dü.
    Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
    Adımlarımızın kısalığı bundandı
    Bundandı gözlerimin durgunluğu.
    Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
    Ellerin kadar ıssız,
    Sen kadar zamansız molalar veriyordum
    Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.

    Eylül’dü.
    izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
    Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
    Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
    Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
    En çok sesini aradım.
    Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
    Gözlerini sildi zaman..

    Dedim ya… Eylül’dü.
    Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

    Cemal Süreya
    17 -1 ... fikrimin ince gulu
  2. 12807.
    Ben En Çok insandan Korktum

    Ben en çok insandan korktum anne
    En çok insandan
    Okudukça tarih kitaplarını
    Yüzyıl savaşlarını, kardeş kavgalarını
    Bir saltanat uğruna kıyılan canları
    Ve okudukça bugün gazetelerin cinnet sayfalarını
    Tanıdıkça her gün biraz daha
    insan adlı insancıkları
    Ve yaşadıkça hala bu çağda
    Taş devrinin mağara adamlarını
    Ben en çok insandan korktum anne
    En çok insandan

    Bir düşün anne
    Bir düşün atılan bombaları patlayan silahları
    Yaşadığımız açlığı acıları savaşları
    Bir vuruşta kesilen başları
    O keskin kılıçları
    O cellatları
    O katliamları
    O vahşetleri
    Ve ardından yükselen çığlıkları

    Bir düşün anne
    O kefensiz bebeleri, çocukları
    Hapishanelerde işkenceleri copları
    Bir düşün
    Tankları tüfekleri topları
    Ben en çok insandan korktum anne
    En çok insandan

    insan değil mi anne
    Emeğini ekmeğini çalan insanoğlunun
    Suyunu bulandıran
    Dostuna çelme takan
    Sırtından vuran
    Yollara mayınlar döşeyen
    Bütün köprüleri yıkan
    insan değil mi anne
    Kendi ozanına kıyan sazını kıran
    Şairini sürgüne vuran
    Sesini sözünü kesen en haklı olanın

    Ah anne ah
    Boşuna günahını almışız hayvanların
    Masallarda anlattığın devlerin canavarların
    inlerin cinlerin ejderhaların
    Hiçbiri bu kadar korkunç değil be anne
    Baksana yaptığına insanların
    Ah dili olsa bu gecelerin bu sokakların
    Haykırsa katili kim bu masum kurbanların
    Ve bir bir indirse maskesini bu sahte kahramanların
    Bu yalan yüklü karanlık suratların
    Ah anne ah
    Onlar ki sadece adı insan soyadı insan
    Gel gör ki çoğu insanlıktan noksan be anne
    insanlıktan noksan
    Dünyada kim var anne
    Kendi soyuna bu kadar düşman
    Ve bu kadar pişman
    Ben en çok insandan korktum anne
    En çok insandan…

    Ahmet Selçuk ilkan
    6 -1 ... tierraylibertad
  3. 12808.
    al sevgilim anne ol bununla
    hâlâ porsuk kenarında türer dumanım
    al sevgilim anne ol bununla
    kapılar gıcırdıyor öfkesi geriliyor kınımın
    das kapital kadar incesin
    görüyorum ellerini

    vadide kurtlar annem ölüyör
    mavi gökyüzü dürüyör

    hala porsuk’ta
    kaçıncı bu
    dumansızdır tütünüm
    yazdığım senaryolar anlatsın seni.

    Ah Muhsin Ünlü .
    4 ... gadjo dilo
  4. 12809.
    Açınca baharın dişi gülleri
    Bir başka rüzgar eser bahçelerde
    Dinle çılgınca öten bülbülleri
    Sorma niçin düştüğünü bu derde

    De ki: -Aşktır şadeden gönülleri
    Perişan, berbat eden gönülleri
    Aşk söyletir en yanık türküleri
    Ay buluta girdiği gecelerde
    ... rumuz8
  5. 12810.
    gecenin şiiri
    1 ... dehumanized
  6. 12811.
    nerden niçin mi geldim
    bilmeden bir şey diyemem, ya siz?
    hem hiç önemli değil
    geldim, yer açtılar, oturdum
    girip çıkanlar vardı
    zaten ben geldiğimde.

    başka şeyler de vardı
    ekmek gibi, su gibi
    gülüşler öpüşler ne bileyim hepsi.
    doğrusu anlamadım bir düğün dernek mi
    sonra da kimileri düşünceli, durgundu
    gidenler neye gitti doğrusu anlamadım
    zaten ben geldiğimde.

    bir lunapark mı bir konser bir gösteri
    bilmem pek anlamadım
    önüm kalabalıktı
    sıkıştığım yerde vakit çabuk geçti
    bak dediler baktım
    pek bir şey göremedim
    hem her yer karanlıktı
    zaten ben geldiğimde.

    benim tek düşüncem büzüldüğüm köşede
    nasıl kalkıp gideceğim kalk git dediklerinde
    çünkü çıkmak sıkışık sıralardan mesele
    kalkacaklar yol vermeye bakacaklar ardımdan
    az mı söylendiler şuracığa ilişirken
    zaten ben geldiğimde.
    ... duygusal raphael
  7. 12812.
    AND OLSUN ŞART OLSUN
    Ben
    Böyle
    Taşların
    Çukurların
    içinde
    Kalmışsam
    Yalnızsam
    Hor
    Görülmüşsem
    Arkasızsam
    Ve
    Böyleyse
    Bahtı
    Siyahım
    Yemin
    Kasem
    Olsun
    Ve
    And
    Olsun
    Şart
    Olsun
    Yerde
    Kalmaz
    Ahım.
    Enver GÖKÇE
    ... memosh usta
  8. 12813.
    Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
    Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
    Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
    Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

    Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü,
    Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
    Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü
    Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.

    Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
    Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde?
    Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar;
    Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?
    1 ... rumuz8
  9. 12814.
    zamanı yanmış bileklerine öyle dola ki
    ellerinin nârinliğinden kayıp gitmesin.
    ruhun, bütün acılarınla kalacak bâki
    sonbahar rüzgarları istediğiniz gibi esin

    bir gün karşına gelirsem gözlerime bak,
    sadece gözlerime, içine değil
    içine bakarsan göreceğin bir korkak
    gözlerimin içindeki ayna karşısında değil.

    (...)

    ışıksız ruhumu aydınlatma derdinde
    geçmişten gelen sönük bir mum
    ölüm ateşi uyandı gözlerimin ferinde
    son savaşımı kazanamadan eriyorum.

    benim rüyalar âlemini kaldıran herkül
    o âlemin en güzel kızısın sen
    nefes alışımla solan kırmızı bir gül
    hayalin gerçeğine dayar merdiven

    (...)

    ünlü bir şairin, lise yıllarından kalma şiirinin başından ve ortalarından birer kesit.

    not: ünlü olamasam da hatta şimdilerde yazmaktan çok dinlemeyi ve okumayı sevsem de burada iz bırakmamak olmazdı.
    ... matekuyas