1. 1.
    radyonun içinde melekler var.
    3 -2 ... esaret kabul edilemez
  2. 2.
    Gayri meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir.
    2 -1 ... muphem biri
  3. 3.
    ooo nurcular toplanmış.
    2 -1 ... queen of cookie
  4. 4.
    günün risale i nur sözü
    3 -1 ... eratosthenes
  5. 5.
    Hıyarı tuzlamadan yemeyin.
    1 -2 ... haylaz sirin
  6. 6.
    Kâinatta en yüksek hakikat imandır.
    3 -3 ... kazangap
  7. 7.
    "en hayati yerlerimden üç gülle yedim. tesir etmedi."
    2 -1 ... rumeli71
  8. 8.
    ölmüş biri olan said nursi'yi kullanarak insanları kandıran fetöş ile said nursi'yi aynı kefeye koyan cahil yazarları göstermiş başlıktır.

    bkz:
    said’in müridi, bir havariler ormanı. yekpare ve kesif. ağaçlar kaynaşmış birbirleriyle. ve bağrında adsız bir uğultu yükseliyor… bir fırtına rüzgârına benzeyen nur risâlelerinin zaman zaman boğuk, zaman zaman heybetli yankısı.

    said, dağbaşında vaaz eden bir mürşid. hor görülenler, her şeyini kaybedenler, mukaddesleri çiğnenenler ona koştu akın akın… nass’ların yalçın duvarları arkasından geliyordu bu ses, târihin içinden geliyordu: kabuğuna çekilmiş yüz binlerce insanı uyandırdı. bu hayalî insanlar o konuştukça gerçekleşti. yâni, nurculardan önce kelâm var.

    o konuştukça, laikliğin kartondan setleri yıkıldı birer birer. kentle köy, çağdaş uygarlık düzeyi (!) ile anadolu, tereddütle inanç… karşı karşıya geldi.

    nurculuk, bir tepkidir. kısır ve yapma bir üniversiteye karşı medresenin, küfre karşı îmanın, batı’ya karşı doğu’nun isyanı. her risâle bir çığlık, şuuraltının çığlığı. zulmün ahmakça taarruzu olmasa, bu münzevi ses böyle sayhalaşır mıydı?

    tanzimattan beri her hisarı deviren teceddüt dalgası ilk defa olarak nur kalesi önünde geriler. bu emekleyen, bu kekeleyen yığın, devrim yobazları için bir yüz karasıdır. düşünmezler ki kendi yüz karaları bu. nurcuları yok farz etmek, gaflet. nurcular adalarında kendi hayatlarına devam edebilirler. ama kökünden kopmak kimseye mutluluk getirmez. aydının görevi fildişi kulesini yıkarak bu mazlum kitleyi muhabbetle bağrına basmak, acısını anlamaya çalışmak.

    “said-i nursî, bir kavga adamı. yalçın bir irade, taviz vermeyen bir mizaç, tefekkürden çok iman.”

    (bu ülke, cemil meriç)
    2 -1 ... kazangap