1. 1.
    günün alıntısı

    Hiç söylenmemiş hikayeler anlatabilirim sana, hayatın kader diye ömrümüze yamadığı
    Gözleriyle gördükleri, kulaklarıyla duydukları şu koca insan kalabalığının ama vicdanlarıyla sustukları
    Çağın kaybolan zamanlarından sesleniyorum sana;
    Rotasını şaşırmış bu dünyada koordinatların ne önemi var
    Her çocuk ağlayarak doğar
    Sadece bazıları susar
    Bir dönme dolap güzergahında geçecek ömrün
    Başladığı noktada biten hayallerin hep mideni bulandıracak.
    Doğumla başladı bu gerisayım, kaçta duracağını bilen yok.
    Kıyametin büyüğü senin başında küçüğü onlarında dünyasında kopacak
    Sen ağla yavrum
    Acımaları için değil, acıları için…
    1 ... sosyalist patron
  2. 2.
    Kendini bir nesne olarak tanımla deseler tuzluk derdim. Tuzluk her zaman masanın bir köşesindedir ve insanlar onu sadece yemekleri tuzsuz geldiğinde kullanırlar. Sonrasında bir daha ihtiyaçları olduğunda kullanmak için köşesine bırakırlar. Ben de bu hayatın tuzluğuyum; hayatın köşesinde sırasını bekleyen...
    4 -1 ... bir bilinmeyenli denklem
  3. 3.
    Almanya’da bir lise müdürü her eğitim öğretim döneminde öğretmenlere bir mektup gönderir…

    “Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. 
    Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. 
    iyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. 
    Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum.
    Sizlerden isteğim şudur. 
    Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. 
    Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. 
    Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.”

    Not: bu alıntı sosyal medyadan araklanmıştır. *
    3 ... sosyalist patron