1. 2951.
    Bu akşam vakti deniz
    O bütün hasretimiz
    Sanki gelmiş de dile
    Nedametin sesiyle
    Çarparak kayalara
    Yetmez mi, diyor deniz
    Karada çektiğiniz?
    2 ... diye haykirmak istiyorum
  2. 2952.
    Ben sana bakarım
    Herkesten iyi bakarım
    Kimseye bakmam sana bakarım
    Sana böyle, bir ben bakarım
    Ben böyle bir sana bakarım
    Ben sana bakarım
    Sen önümüze bak
    Düşmeyelim...
    11 ... leylim leylim
  3. 2953.
    Şimdi nasılsınız Ruhi Bey?
    Bomba ile turp karışımıyım deyip doğruluyorum.
    Başka bir arzunuz?
    At, avrat, silah.
    Efendim?
    Porsche Carrera, Kate Moss ve Browning HP demek istedim. Ağzımdan dökülen bu sözlerin anlamını bilmiyorum. Nihayet bunadım galiba.
    Üçüyle de öpüşebilir, hız yapabilir ve kan dökebilirsin diye sayıklıyor.
    1 ... enyuceniz
  4. 2954.
    içimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır Ya Sen Gel Ya Beni Oraya Aldır

    Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
    ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
    kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
    kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak
    onların yardımıyla dünyamıza acıdım.

    Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran.
    Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya
    Benimse dar
    çünkü dargın havsalamın
    gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
    Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah
    sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
    sakın Styks sularının heyulası sanmayın
    er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
    biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz
    öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
    ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
    ne ellerin hırsla yaban tutuşu
    ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
    dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
    yetmez karşılamaya.
    insanlar
    hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
    o ferah ve delişmen birçok alınlarda
    betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
    çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
    şakaklarıma dayanınca güneş
    can çekişen bir sansar edasıyla
    uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
    kadınların sahiden doğurduğuna
    toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
    nicedir kavrayamam haller içinde halim
    demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
    bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
    su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
    duydum yağmurların gövdemden ağdığını.

    Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
    aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
    sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
    bir harfin başlattığı yangın ile söndür
    beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
    öyle mahzun
    ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.

    ismet Özel

    https://video.uludagsozluk.com/v/içimden-şu-zalim-şüpheyi-kaldır-59103/

    3 ... bedreddin
  5. 2955.
    https://youtu.be/ZQlS4KLxFBg
    ... idrak yollari enfeksiyonu
  6. 2956.
    https://www.youtube.com/watch?v=_0dj_Z7EXz8+

    Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
    Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    ... hasankacak
  7. 2957.
    Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
    Sağ soluna yan bakar, ne diye?
    ikisi de senin elin, ikiside,
    peki, kutlu ne, kutsuz ne?
    1 ... baytumblr
  8. 2958.
    Beşinci Mektup
    Şair: Ümit Yaşar Oğuzcan

    Ayrılık diye bir şey yok.
    Bu bizim yalanımız.
    Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
    Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

    Güneş çoktan doğdu.
    Uyanmış olmalısın.
    Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
    Öyleyse ayrılmadık.
    Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

    Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
    Önce beklemekten.
    Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
    ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

    Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
    Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
    Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
    Kanunlara saygı göstermesini,
    insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

    Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
    Ya o? Ya o?
    insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
    Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
    Saadet bekliyor yaşamaktan.

    Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
    Aradıklarının çoğunu bulamamış,
    Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
    Göçüp gidiyor bu dünyadan.

    işte yaşamak maceramız bu.
    Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
    Ve yaşayıp beklerken ölmek!

    Özleme bir diyeceğim yok.
    O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
    O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
    O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

    insanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
    Yaşantımız özlemlerle güzel.
    Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
    Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
    Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

    Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
    Seni özlediğim içindir.
    Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
    Seni özlediğim içindir.
    Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
    Yine seni özlediğim içindir.

    Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
    4 ... the compass
  9. 2959.
    Yağan kara sordum seni,
    Ben beyazım, bilmem dedi.
    Parlayan aya sordum seni,
    Benim gözüm görmez dedi.

    Her yanımı batak sardı,
    Ölüyorum sel mi geldi.
    Sığmadı ne kafam ne kolum,
    Acep yerim dar mı geldi.
    1 ... kupune zararsiz keskin sirke
  10. 2960.
    Demedim dilimin ucuna gelen her ne ise, vay ki gençtim. Ölümle paslanmış buldum sesimi
    2 ... hanimseti