1. 31.
    Saçmalıktan ibarettir.
    1 -1 ... kardabi
  2. 32.
    gökten indirildiği sanılan kitapların dogmaları

    en birincisi; "sakın sorgulama" olan dogmalar bütünüdür.
    1 ... tasaklara ufleyen adam
  3. 33.
    Gökten inen olsa sıkıntı yok da gökten indiği sanılan deyince biri uydurmuş yazmış anlamına geliyor. Bu arada Atatürk'ü çok seven bir insanım ama atatürkü dini bütün bir insan olarak göstermek kadar saçma bir şey yok.
    -1 ... tatardoktor
  4. 34.
    facebooka atınca bir şekilde facebookun da kendi sitesinden attıgı atatürke ait sözlerin yer aldıgı videodur.

    bunu çevirmeye çalışan iki yaşam formu var bu ülkede biri hapiste diger arada ulusal tvye çıkıp havlıyor ipleyen yok.

    mevzu ortada halbuki.
    1 -5 ... ali sukru bey
  5. 35.
    Murat bardakçı, bu söyleme pozivitist bir yaklaşım yorumdur diyenlere kesinlikle materyalist bir söylemdir, pozivitistlikle alakası yoktur demiştir.Katılıyorum.
    1 ... archertyu
  6. 36.
    mustafa kemal atatürk'ün, islam denen karanlık hakkındaki naif yorumu. nokta atışı bir tespittir aynı zamanda.
    1 -3 ... acele etme papaz efendi
  7. 37.
    Göğe yere takılmayın, atatürk dinlerin insanlığın ürünleri, üretimleri olduğunu çok genç denecek yaşta anlamış ve hayatını hayallerle bulandırmamış gerçeğe gözlerini açmıştır.

    gerçeğe sonunda size acı verecek olduğunu bile bile gözlerinizi açabilmeniz kolay bir mesele değildir.

    Dinler tanrıyı kılıktan kılığa sokmuş, tanrıyı bir çok yönüyle insanileştirerek tanrılıktan uzaklaştırmıştır.

    Tabi burda uzaklaştırılan, 'inanılan yani kurgusal' tanrıdır.

    Kendisinden uzak olduğumuz ise 'inanılmayan/bilinmeyen yani olgusal' tanrıdır.

    Yine de burdaki Tanrı olgusu sana göre bana göre ile açıklanamaz. Biz onu adalet kaynağı olarak tanıyacağız, ki dinlerdeki tanrılar adaletsizdir.
    Biz onu beyana yani inanca göre değil davranışına göre insanı değerlendireceğine inanacağız, ki yine dinlerdeki tanrılar hiç böyle değildir.

    Din tanrıyı kendi davasına alet edenlerin ürünüdür. Peygamber, yoktan var ettiği tanrısıyla kimi insanları bir araya getirirken yine o bir araya gelenleri mecburen digerlerinden koparandır.

    Dinlerin hepsi hem bir birliktelik hem bir bölücülüktür. Bu alışıldık ve sarsılmaz bir yasa gibidir adeta. Zira Hep böyle olmuştur. Dinler Hem dostluğu hem düşmanlığı doğurur. Ayrica yeryüzünde Hiçbir şey Dinlerin verdiği zarardan daha büyük bir zarar verememiştir insanlığa.

    Bu bölünme meselesi bırakın dinler arası bir mesele olmayı dinlerin kendi içinde mevcuttur zaten. 'Geniş çerçeveden' bakıldığı zaman dinlerde insanlık için hayır yoktur.

    Ama biz hep dar bakanlardanız. Öyle huzurluyuz, avunmamızı sağlayan şey bizim için iyidir çünkü. iyi ki vardır öyleyse o.

    Yani sen diyebilirsin ki bu benim iç dünyama iyi geliyor, beni rahatlatıyor, bana güven veriyor, psikolojik olarak kendimi iyi hissediyorum.

    Ama koca insan bunun nedeni sadece sensin. Senin de benim de hala daha büyümemekteki ısrarcılığımızdan, zayıflığımızdan. Biz zayıflıklarımızı düşününce dinlerin daha bir gerçek olması gerektiğine inanıyoruz. Bu onları yaşatıyor. Yaşamaları bize bağlı.
    Bizim onlara bağlılığımız kadarlar. Atfedeceğimiz anlamlardan ne azı ne çoğu olabilirler.

    insan zayıftır, o halde zayıflık, sınırlandırılmışlık içinde olan insanın, gücü sonsuz ve sınırsız olana sığınma mecburiyeti vardır. Gibi bir mantık yürütebilir insan. insanın kendinden yola çıkarak inandığının doğruluğunu desteklemesi aynı zamanda insanın kendisini aldatmaya gönüllü oluşundandır. insan kendisi için konforlu olanı tercih eder.
    Öyle bir konforu, kafa rahatlığını kaybetmek istemez insan kolay kolay.

    Neden inanıyoruz? Sorusunun cevapları dedigim gibi aslında insanın kendisiyle alakalıdır.
    Bu açığı, yani kendisinde de olanı dolayısiyle insanların hepsinde olanı keşfedene peygamber denir. Peygamberlere aldatıcı, sahtekar demek yerine,(ki niyetleri bu degildir en azından onların) onlara, insanların iç dünyalarındaki eksikliklerle, cevap aradığımız sorularla fazla meşgul olmuş olan kişilerdir. demek daha uygundur.

    Hatalar ve ayrılıklar, sorulara her peygamberin kendince yanıtlar bulmasından kaynaklanır.

    Daha fazla uzatmadan keselim.

    Atatürk haklıdır. Kimsenin gücüne gitmesin. Fikrine saygı duymak yakışır aklı selim olana.
    7 -3 ... yalnizca deli yalnizca sair
  8. 38.
    Herkes istediği şekilde inanmakta serbesttir. Zaten bu dünyaya da hangi şekilde karar vereceğimizi belirlemek için gönderildik. Ya Allah ın varlığına ve birliğine inanır gönderdiği peygamberleri tasdik ederiz, ya da inkarcılardan oluruz. Sonuçlarına katlanmak kaydıyla.
    Bütün peygamberler zamanında yalancı, sihirci veya deli diye inanmayanlara doluydu. Bugün de öyle.

    gerçeğe sonunda size acı verecek olduğunu bile bile gözlerinizi açabilmeniz kolay bir mesele değildir.
    2 -3 ... ulusoy25
  9. 39.
    Peki küçük kadın

    Evrenin, bedenimizin, aklımızın/ruhumuzun mükemmel bir şekilde tasarlanışına kör olan bizleriz de

    Bu tasarının islam dinini doğruladığını ya da bunu görebilenlerin sadece islama inananlar olduğu sonucuna nereden varıyoruz?

    Siz dininizin gerçekliğine neden arıyorsunuz ve sonrasında bu nedenleri inandığınız şeylere dayandırıyorsunuz hepsi bu.

    Ve çocukca bir akıl yürütmedir bu.
    Bunu diğer din mensupları da yapıyor zaten.

    Bu bahsettiğiniz muhteşemliklerin sizin öne sürdüğünüz koşullara bağlı olmasını gerektiren bir şey yok.

    islam ve islamın tanrısı yüzünden değil bana kalırsa bunca güzellikler.

    Nietzsche ne güzel demiş bakınız,

    Bizi farklı kılan şey, tarihte, doğada veya doğanın gerisinde hiçbir tanrı'yı tanımamamız değildir. Bizi farklı kılan şey, tanrı diye hürmet edileni tanrı'ya benzer bulmamamızdır.

    Siz tabiatın harikalıklarını bir şeylere bağlayarak kendinizi aldatacaksınız ve bunu yapmayanlara kör ve aldanmış diyeceksiniz.

    Hayır esas körlük, anlamı dinler ve dinlerin tanrısında aramaktır ve onlarda aldanmaktır.
    1 ... yalnizca deli yalnizca sair
  10. 40.
    ama efendim meclisin açılışında dua etmiş...
    -1 ... mavraci