bugün

serefsiz bir bolgedir. tarihten bir sey anlamazlar. turklere yapilan kiyimlari kabul etmezler. ayrica turkiye'yi bolgede isgalci olarak gorurler.
bastıkları kıbrıs lirasının ülkenin heryerinde kullanıldığını görünce kendilerince haklı olduklarını düşünen yönetimdir, kıbrıslı türklerin bu paranın üstündeki repuclic of cyprus yazısına aldırmadan heryerde kullandıklarını görünce ülkeyi yönettiklerini sanan yönetimdir.
(bkz: o ne lan) tanımıyoruz biz.
türkiyenin avrupa birliği sürecinde işi gücü bırakıp küçük hesaplar peşinde koşarak asla büyük bir devlet olamayacağını göstermiş biraz toprağa biraz da insana sahip kara parçasıdır.
sadece turkiye de kullanılan bir tabir guney kıbrıs rum yonetimi, resmi adı kıbrıs cumhuriyeti dir.
sadece kendimize yutturabildiğimiz isim. dünya'da kıbrıs olarak geçer, ayrıca avrupa birliği'ne de üyedir.
üç buçuk yıllık kıbrıs rum kesimi nde kalma tecrübeme dayanarak, çocukluğumun en güzel ve unutulmaz zamanlarını geçirdiğim ülkedir. daha gerçeklerin farkında değilsindir, bir yanında anne öbür yanında baba, diğer yanda çocukluk arkadaşın. kışın trodos dağlarında kızakla kaymak ve kar topu savaşı, yazın ise kalkıp larnaka ve limasol da denize girmenin keyfi. hergün, arkadaşım ve çok sevdiğim ailesi, ya bize gelir, ya da biz onlara gideriz, müslüman olsak bile, ingiliz okulunda okumanın getirdiği bazı öğretiler ile noel kutlanır, gerçek ağaç alınır, süslenir, noel baba kapımıza oyuncak dolu bir torba asar ve kaçar, gözlerimiz parlıyordur.... ama bir zaman gelir ve o güzel ülkeden ayrılmak zorunda kalınır.
ondan sonra hiçbir şey iyi gitmemeye başlar, aile dağılır, çocukluk arkadaşını parça parça görebilirsin ama yetmemeye ve yabancılaşmaya başlarsın. 18 yaşına gelene kadar bunları çok ararsın, sonra bulursun ama, kolay adapte olamazsın, zaman gerekir. ve o kadar yıl sonra anlarsın ki; çocukluğun orada kalmıştır... hala zaman zaman düşünür hayıflanırım; bir sınır vardı orada, ne işe yarardı, orada nöbet tutan askerlere el sallardık hiçbir şey bilmeden... çocukluk işte... seni seviyorum kıbrıs...
gün itibariyle parlamentosu euroya geçiş kararı almıştır.
gündüz vassaf'ın yazı dizisi için:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=68463
çok zekidirler... çifte vatandaş olup olağanüstü sert türk milliyetçisi balkan türklerine kapılarını açarlar...
biz hala fantazi yapmaya devam edelim, kıbrıs lirası tedavülden kalkıyor, adamlar 1 ocak 2008 itibarıyla avroya geçiyorlar,
Kibris Cumhuriyeti'nin Turkiye ve KKTC tarafindan uydurulmus adidir. Sakin ha yurtdisina falan gittiginizde Guney Kibris Rum Kesimi falan demeyin. Once anlamazlar sizi,anlarlarsa da fena bozarlar, madara ederler.
tüm dünyanın kıbrıs cumhuriyeti demesinin zekke kadar s.kimde olmadığı ülke.
avrupa birliğine de üyeymiş vay be ne havalı iş.
ee tüm bunları alt alta koyup topladığımızda hala güney kıbrıs rum yönetimi cıkıyor sonuç.

DENKLEMiN X i
1979 da BM Güvenlik Konseyi toplantısında Türkiye her zamanki gibi Kıbrıs Rumlarına GKRY
(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) diye hitap ediyordu. Rum temsilci Mavromatis buna kızdı.
150 BM üyesi bizi Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıyor. Sizin tanımamanız önemli değil dedi.
Buna rahmetli büyükelçi Orhan Eralp'in o müthiş ingilizcisiyle verdiği cevap:
Kıbrıs sorunu bir aritmetik toplama işlemi değildir. Bir cebir denklemidir. Bu denklemin i
de Türkiyedir. Tüm dünya sizi tanısa bile Türkiye sizi tanımadıkça bu denklem çözülemez.
Şimdi kendinize isterseniz Kıbrıs Rum imparatorluğu bile diyebilirsiniz.
(Salonda gülüşmeler)
dünkü başbakanlık seçiminde Papadopulos'u sürpriz biçimde harcayan ülke. fena olmadı sevmiyordum zaten o adamı. diğer iki adaylar 24 Şubat'ta kapışacak: Hristofyas ve Kasulides.

ülkemiz için hayırlı olur inşallah. *
dimitris hristofyas (6ncı rum yönetimi lideri) bile rum kesimindeki bakış açısına mağlup olmuştur, artık o da bir rum milliyetçisidir.ilginç olansa bu kişinin kktc-girne de dünyaya gelmiş olmasıdır.ne kadar küçük bir ülke olursa olsun türk cemiyetinin asabını bozmaktadır...
tanıma dediğiniz ya bir devletin ya da bir rejimin belli bir toprak parçası üzerindeki
egemenlik iddiasını tanımaktır.
türkiye 1960 yılında kurulan kıbrıs cumhuriyetini tanımıştır ve paradoksal bir şekilde
de tanımaya devam etmektedir,türkiye'nin tanımadığı, bu cumhuriyeti gasp edengkry rejiminin adanın tümü üzerindeki egemenlik iddiasıdır.
bu ülkede otostop çekmek cesaret ister.
adanın bir yarısının ab'ye girmesi diğer yarısının babayı almasıyla övünen devlet-çik.
400 bin nüfusu ile devlet demeye dilimin varmadığı siyasal yapılanma. sivillerden başka bir şeye gücü yetmeyen askeri gücü de var ufak tefek.
yılda 3 milyon turist çekmeyi başaran ayia napa gibi bir tatil yöresine sahip türkleri tanımayan ve içine almayan kktc'de eğitim gören türkiyeli öğrenciler tarafından merak edilesi ülke.
dünyada sadece türkiye tarafından tanınmayan, kendisi de kktc'yi tanımayan devlet.
burada yaşayan değişik tüm halkları rum sayar... *
söz konusu bölgeye aslında türkiyeliler girebilir. fakat kıbrıs'taki sınırdan değil. tıpkı kuzey kıbrıs'ın uçaklarının önce istanbul'a inis yapma zorunluluğu bulunduğu gibi, güney kıbrıs'a gitmek için yunanistan gibi başka bir ülkeden* gelmeniz şarttır.
faşist,kaypak ve ahlaksız bir yönetimdir. ekonomisi kara para aklamaya dayanmasa bile dönmesinde önemli payı bulunan, her türlü kaçakçılığın merkezinde, mide kaldırmayacak bütün ticaret erbabının cirit attığı, aynı adayı paylaştıkları insanlara akla gelebilecek her türlü izolasyonu reva gören, avrupanın, giderek bütün dünyanın şımarttığı, sözüne,imzasına güvenilmez bir devlettir. mevcudiyetinin yegane nedeni türkiye ve çıkarlarına her yerde taş koymaktan ibaret gibidir. yıllardır sahneye konan bir oyunun başrol oyuncusu gibi görünen figüranıdır. bu oyun kıbrıs'ta iki toplum arasında barışın sağlanmasıdır. ayak direyen, pozisyonundan bir milim sapmayan rumlar olmasına rağmen günah keçisi hep türk tarafı olmuş, bu suç rauf denktaş'ın şahsında maddeleştirilmiştir. kıbrıs'ın eşşeği meşhurdur malum. şöyle böyle bir yirmi sene var ki kıbrıs deyince adanın yerli eşşekleri değil de kendi ülkemde ve kktc'de batının oyunlarına alet olan sözde entelektüel eşşeklerimiz gelmektedir aklıma. anırdıklarıyla kalacaklardır, kıbrıs asla rum olmayacaktır.
hala hayatta olmalarını bülent ecevit'e borçlu olan devletçik. eğer ecevit korkaklık yapıp harekatı yarıda kesmeseydi, bir çoğumuz şu an yaz tatilini orada geçiriyor olacaktık. hep bu ecevit'in sünepeliği yüzünden.