1. 1.
    1830'da cezayir'i işgal eden fransızlara karşı direnen cezayirli birliklerin lideri konumunda olan 24 kişinin cesetlerinin yıllarca fransa'daki müzede sergilenmesinin ardından cezayir'e teslim edilmesinin haberidir.

    cezayir cumhurbaşkanı tebbun 1830-1962 yılları arasında fransızların 5,5 milyon insanı katlettiğini söylerken, cezayir insan hakları savunma birliği çıtayı biraz daha yükseltip bu sayıyı 10 milyon olarak aktarır.

    insan hakları örgütlerinin ve birçok tarihçinin hemfikir olduğu ise katledilen insan sayısının yüz binlerin bi' hayli üstünde olduğudur.

    https://m.ensonhaber.com/...aasi-cezayire-teslim-etti

    https://www.aa.com.tr/tr/...-yeniden-gundemde/1899863

    fransa nın 170 yıllık naaşları cezayir e vermesi
    1 ... rasreas
  2. 2.
    170 yıllık şarap verseydi kazanırdı da naaş verince bilemedim şimdi.
    -1 ... okeyebesinci
  3. 3.
    Aynısını Türkiye yapsa değil müzede sergilenmek 9999999999 milyar dolar tazminat odetirler.
    1 ... vedat minor combo
  4. 4.
    Bütün Cezayir asıllıların Fransa vatandaşlığından da çıkmalarını gerektirir.

    Fransızlar çok kötü tü kaka. Ülkemize dönüyoruz hadi.
    -1 ... gedikpasa
  5. 5.
    Medeniyet mazlumlari ezmektir. Cezayililer de ne oluyor? Bir cezayire ile bakin bir de Fransa'ya Paris'e... Eyfele şatolara.. sen nehri'ne... Niye kani görüyorsunuz.. niye kafataslarını görüyorsunuz? Paris'te aşk başkadır.. Paris'in modası farklıdır bunları görün...hem bunlar kendi sokaklarında yapmadilar ki... Cezayir'den Fransa'ya gelinceye kadar koskoca akdenizi geçtiler.. akdeniz'i geçerken koskoca akdenizde ellerini yıkamadılar mı geçmez mi kan o kadar denizde....
    1 -1 ... deli hasim
  6. 6.
    Fransa tükaka.
    Bu Fransızlar da çok kötü.
    Öyle mi?
    Cezayir de Fransa katliam yaparken biz Fransa'yı destekledik. Cezayir'in eylemlerini "tedhiş (şiddet, terör) hareketleri", "çapulculuk", "eşkıyalık", "isyan", "ayaklanma" olarak bağımsızlık hareketini görüyorduk.
    Cezayir Meselesi 18- 24 Nisan 1955'te Endonezya'nın Bandung şehrinde toplanan Bandung Konferansı sırasında tartışıldığında Fransa'yı destekledik.

    Aralık 1958'de BM'deki Asya-Afrika ülkeleri grubunun Cezayir'in bağımsızlığının hemen tanınması yönündeki önergesine çekimser oy (ABD baskısıyla) verdik.
    Ne olmuş canım demeyin.
    bu tarihî bir oydu, çünkü önerge bir oy farkla kaybedildi, bu yüzden Cezayir'deki kanlı savaş üç yıl daha devam etmişti.

    Allah razı olsun Amerika'dan. Demokrat Parti Senatörü John F. Kennedy'nin (sonra başkan olacaktır) kalkıp ABD, Cezayir'in bağımsızlık yolunu açması gerek demesiyle Fransa'yı açıkça desteklemekten vazgeçtik.

    Fransa'yı açıkça desteklemekten vazgeçtik derken; uluslararası toplantı ve kararlarlarda Cezayir'in idaresi, bağımsızlığı, Barış planlarında yine Fransa görüşleri yanında olduk ve uluslararası karar mercilerinde oylamalarda çekimser kaldık.

    1959 yılının sonlarında, Arap Birliği üyesi ülkeler, BM Siyasi Komisyonu'na Fransa'nın, esir kamplarında tuttuğu Cezayirlileri imha ettiği yolundaki haberleri soruşturmak üzere bir komisyon kurulmasını önerdiler.
    Belki de bu kafa tasları arasında o kamplarda ölen öldürülen insanların da kafası vardır. Zaten kafataslarında olan delik bir infazın işareti, neyse konu dağılmasın.
    Karar tasarısı "Cezayir Meselesi'nin 'kendi kaderini tayin hakkı' çerçevesinde hallinden üye ülkelerin memnuniyet duyacağı" şeklinde bir cümle de içeriyordu. Tasarı 26'ya karşı 35 oyla kabul edilirken, 17 ülke çekimser kaldı. Tabii Türkiye de...

    Neyse, Türkiye Cezayir de olan insanlık suçunda takındığı durum, önceleri Fransa yanında, sonra çekimser kalarak "valla ben ilgilenmiyorum" yaklaşımı nedeniyle Cezayir bize kızgın.

    Türkiye'de 1960 darbesi sonrası darbeciler Fransa ve ABD'yi emperyalist, kendilerini ise anti-emperyalist olarak niteliyordu.
    MBK Başkanı Cemal Gürsel, 31 Temmuz 1960'ta "Ben öteden beri Cezayirlilerin sarf ettikleri asilane ve kahramanca mücadelelerini yakın bir alaka ile takip etmekte idim" demişti.

    Darbe hükümetinin Dışişleri Bakanı Selim Sarper de 23 Eylül 1960'ta BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, Türkiye'deki yeni yönetimin Cezayirli bağımsızlık savaşçılarını daha aktif destekleyeceğinin işaretini vermişti. Ancak çok geç kalınmıştı.

    Neyse, bu Cezayir'in Türkiye'ye kızgınlığını kırgınlığını gidermedi.
    1962 de bağımsız olan Cezayir'e büyükelçilik anca 15 yıl sonra açıldı.

    1985'de Cezayir'i ziyaret eden dönemin Başbakanı Turgut Özal 1950'li yıllarda BM oylamalarında Türkiye'nin takındığı tutum için Cezayir'den özür diledikten sonra Türkiye-Cezayir ilişkileri normalleşmeye başladı.
    3 ... thebiggraywolf