1. 1.
    fotoğraf albümlerinin özenle seçilen kapak resimleri her zaman dikkatimi çekmiştir,çekecektir de.küçücük bir çocukken,ailecek canımız sıkıldığında,sık sık özlem ve neşeyle ve kederle baktığımız fotoğraf albümünün kapağındaki resimlerin bugün adlandıramadığım günlerime zarar mı verdiğini faydalı mı olduğunu söyleyemem.mesela, dün pazardan getirdiğim yeni albümümüzün kapağındaki kadını,yazın,bir tatil yöresinde,diskoteklerde,otel odalarında,havuz başlarında geçen türk filmlerinde sık sık başrol oynayan aktriste benzetirdim. kadının kestane rengi gür saçları omuzlarından sarkar, saç uçları kalçalarına yetişirdi.beyaz gelinlik giymiş,başında tacı,bir elinde yapma çiçek bir elini, yeşil yapraklara değdirmiş gülümseyerek pozlar verirdi.
    eski,diğer albümün kapağında ise,hiçbir zaman unutamacağım bir poz vardır.belkide ilk cinsel çağrışımımı bu fotoğraftan ilhamla yaşamışımdır:mevsimin sonbahar olduğu,sarı yapraklı ağaçların sıra sıra dizildiği bir yolda,sarı tonun üzerinde biri erkek biri kız iki çocuk vardı.sarı,kürk saçlı bir velet, gayet kendinden emin,dilini yandan çıkarmış,geniş ağızlı bir şapka takmış kızcağızı yanağından öper gibi yapıyordu.hiç bir zaman ayrıntılarına inmediğim-mesela çocuğu sarmalayan tokalı siyah pantolonun üzerine hiçbirşey giymediğini,göbeğinin gözüktüğünü bilmezdim-bu fotoğrafta sadece ve sadece "öpüş"e odaklanmıştım.vaktiyle aynı yaşlardaydım bende,ve o yaşta bile, şimdi muhtelemen boyu kadar çocuğu olan sarı saçlı çocuğun yerine geçip öpüşleri tatmış gibi yapmış ve bu yolda ilk adımı atmış olabilirim.
    ... zinani