1. 1.
    popüler bilim kitabı okuyup fizik profesörü edasıyla yazan heyecanlı gençlere duyurulur.

    fizik bölümü mezunu olmak dahi fiziği anlayacağınızın garantisini vermez. çünkü fizik tarihindeki teorilerin doğru olduğu çıkarımına onları deney ve gözlemle sınayarak ulaşmadınız. uluslararası hakemli dergilerde çığır açıcı tek bir makaleleniz dahi yoksa inanılmaz keşifler yapmadıysanız bu başarılı ve güvenilir bir fizikçi olmadığınızı kanıtlar.

    o halde şunu sorabiliriz. fiziği anlamak için ne gerekiyor?

    soyut cebir, analiz, olasılık, diferansiyel denklemler, hiperbolik geometri gibi alanlarda uzmanlaşmalı, mevcut problemlere yeni çözümler önerebilecek yaratıcılıkta olmalı, uzun akıl yürütmeler yapıp her seferinde doğru çıkarımlara varabilmelisiniz ki bu çocuk sahiden de matematiği anlıyor diyecek elle tutulur bir gerekçemiz olsun.

    insanların fiziğin popüler versiyonunu değil, öz halini anlaması matematikte gelecek nesillere ilham verici mantıksal kurgular üretip onları da anlayabilmesine bağlıdır.

    misal doğuştan kör ve yapay bir yolla da olsa renkleri deneyimlememiş bir düşünürün renkleri betimleyebileceğine kim ikna olur ki? ya da kim statikte uzmanlaşmamış alelade bir vatandaşın herhangi bir binayla ilgili, fiziğin alanına giren yorumlarına gönül rahatlığıyla katılabilir?

    fizikte karmaşık fonksiyonlarla tümel yargılara varmak düşünmekten çok zihinsel bir algı meselesidir.

    yalnız fonksiyon da sayma sayılarından tutun birinci dereceden denklemlere, türev ve integrale ve ötesine uzanma esnekliğinde bir kavram.

    karıncaları dahi feromonlarla 2+2=4 biçiminde bir eşitliği yazacak şekilde eğitebilirsiniz belki ama küçük dünyalarında bu şeklin ne anlama geldiğini anladıklarını savunamazsınız. veya bir bilgisayar sırasıyla onlarca komutu işlerken onların ne anlama geldiğini bilir mi?
    1 ... ozgur demirtas in robotu