bugün

kendisinden önceki firavunlar gibi general ve savaşçı bir yapıda değil, bir düşünürdü.
m.ö. 1353 yılında tahta çıktı. tahta çıkmasınının ardından eski tapınakları kapattı ve yeni güneş-tanrı aton u mısır ın baş tanrısı ilan etti. başkent teb deki anıtların üzerinden eski tanrılaradan söz eden ne kadar yazıt varsa silinmesini emretti. ancak teb ve o zamanki güneş-tanrı amon-ra arasında sıkı bağlar vardı. bu yüzden ahenaton saltanatının altıncı yılında başkenti başka bir yere taşıma gereğini duydu. orta mısır da kendi adını verdiği yepyeni bir kent kurdurdu ve başkent yaptı. bugün mısır da tel-el amarna ya da sadece amarna olarak anılan kent, bu kenttir.

ahenaton mısır da sadece başkenti ve tanrıları değil, sanatı da değiştirmiştir. geleneksel mısır sanatçıları gerçekçilikten ziyade, abartılı ve mükemmeliyetçi bir anlatım yolunu seçmişlerdi. bilhassa firavunlar, resimlerinde hep genç, hep cesur, hep güçlü gösterilmişlerdi. ahenaton u diğer firavunlardan ayıran şey ise; kendi portresini yaptırırken bile, sanatçılara, resimlerde ve heykellerde ne görüyorlarsa onu yansıtmalarını emretmişti. sanatçılar eserlerinde onu sarkık göbeği ve şişkin göğüsleri ile göstermişlerdir.

ahenaton m.ö. 1336 yılında öldü. kendisinden sonra gelen firavunlar kendisinin yaptırdığı tapınakları yıktılar ve ismini sildiler. yeni başkent ise terkedildi.

bazı tarihçiler kendisinin, tutanhamon un babası olduğunu rivayet etmektedir.
*
ahenaton’un hikâyesinde beni en çok etkileyen şey adamın gerçekten haklı olup olmaması değil. herkesin baktığı bir dünyaya bakıp “hayır, siz yanlış görüyorsunuz lan” diyebilmesi. çünkü o noktadan sonra insan artık firavun olmuyor, biraz deliye dönüşüyor.

düşünsene, binlerce yıldır aynı tanrılara dua eden bir ülkeye çıkıp diyorsun ki “hepsi susacak. artık tek bir güneş var.” bu inanılmaz bir güç gösterisi gibi görünüyor ilk bakışta ama bence içinde büyük bir yorgunluk da var. çok tanrılı bir dünyayı sadeleştirme isteği, karmaşayı tek bir ışığa indirme arzusu.

belki de insan bazen bunu istiyor gerçekten. kafasının içindeki bütün sesleri susturacak tek bir şey bulmayı.

ama mısır affetmedi onu. ölümünden sonra adını taşlardan kazıdılar. heykellerini kırdılar. kurduğu şehri terk ettiler. sanki sadece bir firavunu değil, başarısız olmuş bir düşünceyi gömüyorlardı. en trajik kısmı da şu bence: ahenaton bugün hâlâ hatırlanıyor ama kendi halkı onu özellikle unutmak istemişti.

o yüzden heykellerine baktığımda güçlü bir adam görmüyorum pek. daha çok, düşündüğü şeyin ağırlığını tek başına taşımaya çalışan birini görüyorum. yüzündeki o garip huzursuzluk hissi biraz oradan geliyor galiba. insan bazen inandığı şey uğruna herkesi karşısına alıyor ama sonra dönüp baktığında yanında kimse kalmamış oluyor.

ve tarihte bazı insanlar yenildikleri için değil, fazla erken konuştukları için yalnız kalıyor.
Efsanevi Mısır firavunu, devrimci. Bir sabah kalkmış ve bu heykeller saçmalık tanrı tektir o da aton demiştir. Koca imparatorluğun liderinin böyle birşeye kalkışması tabii ki hem Mısır azizleri hem de gariban mısır halkı içinde karışıklığa sebep olmuştur. Sonuçta binlerce yıldır taptıkları tanrılara liderleri çıkıp bunlar yalan demiştir. Amon rahipleri tarafından adı “sapkın, deli” ye çıkarılmıştır.
Bir gün amon rahiplerini makamına çağırıp “şu odamdaki amon heykelini alın götürün, görmek istemiyorum.” Demiş. Rahipler buna yanaşmayınca akhenaton heykeli ittirip düşürmüş. Bu da bardağı taşıran son damla olmuş. Rahipler akhenaton’un iktidardan düşmesi için ellerinden geleni yapmışlar ve başarılı da olmuşlar. Üstteki yazarın dediği gibi onun heykellerini isimlerini eserlerini her yerden silmişler kazımışlar. Öyle ki bu efsane firavunun mezarının nerede olduğu bile belli değil. Krallar vadisi 55’te yattığı düşünülüyor ama kesin karara varılamadı.
Ayrıca bu adamın vezirinin hz Yusuf olduğuna dair söylentiler de vardır.

Son olarak bu da tanrısı aton’a yazdığı şiir

tanrı, uludur, birdir, tektir.
ondan başkası yoktur.
bir tanedir,
o’dur her varlığı yaratan.
bir ruhtur tanrı, görünmeyen bir ruh…
ta başlangıçta vardı tanrı.
tek varlıktı o.
hiçbir şey yokken o vardı.
herşeyi o yarattı…
ezelden beri gelen varlığı,
ebediyete kadar sürecek.
gizlidir tanrı, kimse görmemiştir onu.
insanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman…
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026