1. 1.
    cemaatine gençleri alabilmek için uyguladığı sistemdir.

    izmirliyim ama nispeten muhafazakardır ailem. ilkokulu bitirdiğim senenin yaz mevsiminde annem beni semtin camisinde verilen kuran kursuna göndermişti. Mahalleden yaklaşık 10-12 benim gibi çocuk vardık ve başımızda bizden yaklaşık 8-10 yaş büyük gönüllü eğitim veren gençler vardı.

    neyse 1 ay kadar bir sürede arapça okumayı öğrendik ve hatta kuran ın ilk 44 sayfasını okumuştum. kurs bittikten sonra o sene ortaokula başlamıştım ve okulun ilk günlerinde stajyer öğretmenler de derse giriyordu. derse giren stajyer öğretmenlerden birisi bize yaz boyu camide arapça alfabesini öğreten gençlerden biriydi. beni hemen tanıdı ve 2-3 ay boyunca bana daha çok ilgi gösterdi sınıfta.

    baktı ki derslerimde başarılıyım, boş değilim işte o zaman bana gelip bir teklifte bulundu.

    +bakardi ben akşam size gelsem ve ailenle görüşsem, sana bizim evde özel ders çalıştırsak ve şimdiden fen liselerine seni hazırlasak?
    -ben bişiy diyemem ki.

    ısrarları sonucu aileme durumu anlattım ve ailem de ''daha fen lisesi sınavlarına çok zaman olduğunu ama gelmek istiyorsa gelip kendileriyle görüşebileceğini'' söyledi. ilettim ben bunu stajyer hocaya ve stajyer bi akşam bizim eve geldi.

    +ben bakardiyi kuran kursundan tanıyorum, derslerinde de çok başarılı, önümüzdeki sene başlayalım eğitime ve kendisini fen lisesi sınavlarına hazırlayalım. kendisi gibi 5-6 çocuk daha olacak ve eğiteceğiz onları.
    -siz ne için yapıyorsunuz bunu?
    +tamamen allah rızası için.

    neyse orta 2 ye başladığımda bunlar gene bize geldiler ve beni ders çalıştırmak istediklerini söylediler. oldukça düzgün bir profil çiziyorlardı ve mahallede herkesçe ''çok efendi gençler'' olarak tanınıyorlardı. ailem de alt sokakta olan bu gençlerin evine ''git ders çalış bakalım, neymiş görürüz'' dediler ve gitmeye başladım.

    evlerinde yaklaşık 5-6 genç öğrenci kalıyordu. kimisi hukukta, kimisi eğitim fakültesinde, kimisi kamu yönetiminde, kimisi polis kolejinde okuyordu bu gençlerin. benim gibi tespit ettikleri 6 çocuk daha vardı ve bize fen liseleri için kitaplar verdiler, eğitime başladılar.

    sıkı bir şekilde ders alıyorduk, inanılmaz bilgiliydiler. matematiği ayrı, fiziği ayrı, tarihi-edebiyatı-coğrafyayı ayrı gençler ders veriyordu bize.

    yalnız ilk 2-3 gün içinde 1 saatliğine dini eğitime de başladılar. sürekli olarak ''hocaefendi'' diye birinden bahsediyorlardı, sürekli ama. ''hocaefendi şöyle, hocaefendi böyle'' şeklinde. bi gün sordum kim bu hocaefendi diye, fethullah gülen ismini ilk defa o zaman duymuştum.

    şimdi inkar edemem, öyle bir ders eğitimi veriyorlardı ki okulda gördüğüm dersler hafif gelmeye başlamıştı. orta 2 nin her 2 döneminde de takdirname almak çok kolay olmuştu ve yaşıtlarımın önündeydim. diğer taraftan hocaefendi eğitimleri de sürüyor, diğer çocuklar hocaefendiye tapacak seviyeye geliyordu.

    ben diğer çocuklardan biraz farklıydım çünkü izmirspor altyapısında futbol oynuyordum ve altay yöneticileri beni altyapısına almak istiyordu, ayrıca taekwondo ile meşguldum ve kısa sürede siyah kuşağa kadar yükselmiştim, hocam benim milli takım seviyesine geleceğimi söylüyordu. yani aklım daha çok futbol ve taekwondodaydı.

    orta 3 başladığında bunlar eğitime son sürat devam ettiler. hem müthiş bir şekilde ders çalıştırıyorlardı hem de sıkı bir dini eğitimden geçiriyorlardı. ailem muahafazakar bir aile tamam ama aynı zamanda chp'li olduğu için benim üzerimde daha fazla duruyorlardı. bense futbol ve taekwondo ile uğraşırken bir yandan da kızları keşfe çıkmıştım, okulda sevgilim olmuştu. futbolda altay alt yapısına geçmiştim, taekwondoda siyah kuşak olmuştum ve sevgilimle de gençlik aşkı işte pek bi mutluydum.

    futbol-taekwondo-kız 3lemesi sonucu bunların yanına derse gitmemeye ve aksatmaya başladım. ısrarla düştüler peşime ve okul çıkışlarında gelip ısrarla derse gelmemi istiyorlardı.

    işte tam o günlerde kız arkadaşımı okulun bahçesinde öpmeye çalışırken nöbetçi öğretmene yakalandım ve disipline verildim. benim annem ve kızın annesi okula çağırıldı, bi ton laf yedik annelerimizden.

    nasıl duyduysa fethullahçı gençler de duymuşlar bu olayı ve nadirattan yanlarına derse gittiğim birgün ''bakardinin okul yönetiminde konuşulan aşkı var'' diyip diğer çocukların önünde bana garip bir şekilde konuştular. ısrarla kızla olan ilişkimi sonlandırmamı, futbolu ve taekwondoyu bırakmamı, derslere gelmemi istediler durdular. benimle birlikte derse gelen diğer çocuklar tamamen bunlara kapılmışken bense ne futboldan, ne taekwondodan ne de kızdan vazgeçtim ve bir daha gitmedim yanlarına.

    fen lisesi sınavları gelip çattığında ben çuvalladım tabi ve çeşme turizm ve otelcilik lisesini kazanabildim. diğer çocuklarsa yamanlar fen lisesine girmişti. o günden sonra ne bir daha bize ders veren gençleri ne de benimle birlikte derse giden 6 çocuğu görmedim, hiç karşılaşmadım bile.

    neredeyse 10 yıl kadar sonra işte bu 6 çocuktan birisi olan ömer ismindeki çocukla karşılaştık. daha doğrusu o tanıdı beni. hukuğa girmiş önce ve sonra da avukat olmuş. şimdiki hedefi de savcı olmakmış. hala cemaat içinde olduğunu anladım söylemlerinden.

    işte bize yıllar evvel ders veren o cemaatçi gençler şimdi devlet içinde savcı oldular, vali oldular, kaymakam oldular, emniyet müdürü oldular.

    bu benim yaşıtım olan çocukta savcı olmak için uğraşıyordu.

    müthiş sistemleri sayesinde devlet içinde böyle böyle kadrolaşıyorlar. mahalleden topladıkları küçük çocukları da erkenden hazırlayıp hem ders hem de ''hocaefendi'' diyerek beyinlerine giriyorlar.

    Edit:imla
    7 -2 ... katmerli hedonist