bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Bu kerem Gönlüm olayı Aziz Yıldırım tarafından o kadar süslendi püslendi ve abartıldı ki efes Pilsen'in küme düşürülmesi iddiaları bile ciddi ciddi dile getirilmeye başlandı. Hukuki süreci devam eden bir olayda Türkiye'nin önde gelen kulüplerinden olan Fenerbahçe'nin başkanının bu tip kışkırtıcı çıkışlar yapması ileride kendi adını değil ama kulübünün adına leke sürecektir. Aziz Yıldırım'ın bu işin yetkilileri varken işi bu kadar abartması bile müdehale edilmesi gereken bir suç unsuruyken söylediklerine taraf olan camiası da Fenerbahçe'yi iyice sütten çıkmış ak kaşık gibi görmeye başladı.

    Fenerbahçe kulübüne saldırmak değil ama sizin de bu gibi oyuncularınız var demek için, "Doping yapan sporcu fenerli olsaydı neler yapardınız, kıyametleri koparırdınız v.s. v.s." gibi söylemlere dur demek için aşağıdaki yazıyı okuması ve isimleri öğrenmesi her fenerbahçe taraftarının yararına olacaktır.

    Gizem papila : Fenerbahçeli milli yüzücümüz. Rekor kırdığı yarış sonrası yapılan kontrolde yasaklı klenbuterol maddesine rastlandı. bu madde kas gelişimine yardımcı olan yasaklı bir maddedir. Gizem Papila 2 yıl spor müsabakalarından men cezası almış, 09.03.2009 tarihinde yaptığı kısa bir açıklamayla aktif spor yaşantısını noktaladığını söylemiştir.

    Kaspars Kambala : 13 Aralık 2006'da oynanan Aris - fenerbahçe maçından sonra kendisinde yasaklı maddeye rastlanmış, 2. numunesinin de pozitif çıkmasının ardından kullandığı maddenin kokain olduğu kesinleşmiştir. ardından 2 yıl ceza almıştır. Fenerbahçe ile sözleşmesi fesh edilmiş, kendisi de yaptığı savunmada kardeşinin ölümünün ardından bunalıma girdiği için hap aldığını kabul etmiştir. Cezası sonradan 14 aya indirilmiştir.

    Anıl Şenova: Fenerbahçe forması giyen milli atletin Bursa'daki Yıldızlar Türkiye Şampiyonası'nda girdiği doping kontrolünde sonuçlar pozitif çıkmış ve sporcunun efedrin adlı bir madde kullandığı tespit edilmişti. Anıl Şenova'ya 6 Nisan 2007'de 2 yıl pistlerden men cezası verildi. Fenerbahçe kulübü 07 Nisan 2007'de yaptığı açıklama ile Anıl Şenova'nın sporcuları olmadığını kamuoyuna bildirdi. Ama kullanılan daha doğrusu kullanılmayan bir kelime büyük anlam kaybına neden oldu. Şöyle ki Fenerbahçe "Anıl Şenova bizim sporcumuz değil" açıklaması yerine "Anıl Şenova artık bizim sporcumuz" değil demeliydi. Bu eksik açıklama kamuoyu ve Fenerbahçe taraftarları tarafından kulübe iftira atıldığı ya da karalanmaya çalışıldığı şeklinde algılandı. Oysa Anıl Şenova'dan numune alındığı zaman kulüp sporcusu idi ve bu sebepten dolayı da Atletizm ligi'nde Fenerbahçe'nin 36 puanı silindi. Aradan geçen 9 aylık sürede Anıl Şenova'nın isteği doğrultusunda Fenerbahçe ile ilişkisinin kesildiği bildirildi.

    Sibel Piroğlu: Fenerbahçe kulübü yüzücülerinden. Yapılan doping testinde Nerosisteron isimli ilaca rastlanmıştır. Bu ilaç bayanların özel günlerinde düzenleyici olarak kullanılmaktadır. Sibel Piroğlu'na iki yıl men cezası verildiyse de Fenerbahçe ve sporcunun itirazlarını haklı bulan yüzme federasyonu bu cezayı kaldırmıştır. Bu duruma Galatasaray Kulübü Genel Sekreteri Sinan Kalpakçıoğlu federasyona gönderdiği bir dilekçe ile itiraz etmiş, sporcunun ceza almaması dahilinde dahi gerek bireysel gerekse bayrak yarışlarından diskalifiye edilerek alınan puanların silinmesi gerektiğinin yönetmeliklerde belirtildiğini dile getirmiştir. Sonuç çıkmamıştır.

    Burak Hascan: Fenerbahçe voleybol takımının eski kaptanı, eski oyuncusu. 21 Nisan 2007'de doping yaptığı gerekçesi ile iki yıl men cezası almış. Hascan, yasaklı maddeyi sağlık sorunları nedeni ile zorunlu olarak kullandığını kanıtlayınca cezası 2 yıldan 10 aya indirilmiştir. Cezasının bitiminden sonra 29 Nisan 2008 tarihinde bir kez daha dopingli yakalandığından bu sefer ömür boyu men cezası almıştır. fakat burada hem Fenerbahçe'Nin hem de sporcunun hakkını yememek için belirtilmesi gereken bir kural var. Daha doğrusu yapılan yanlış bir uygulama söz konusu. Burak Hascan'ın testinde çıkan Norandros Terone maddesi vücut sisteminden 12 -18 ay arasında atılabilen bir madde. Yani ilk test ile ikinci test arasında geçen 14 aylık süre sporcunun vücudundan bu maddeyi atabilmesi için gerekli süreden az. Bu durumda Burak Hascan ve Fenerbahçe kulübü bir itiraz daha yapıp cezayı ömür boyu'dan 2 yıla indirmeyi başarmışlar. Burak Hascan'ın buna rağmen 2008 yılında Fenerbahçe kulübü ile ilişkisi kesilmiştir. Beş yıl formasını giydiği, 3 yıl kaptanlığını yaptığı takımın kendisine sırt döndüğünden dem vuran Burak Hascan Arkas kulübü ile sözleşme imzalamıştır. Sporcunun cezası beş ay sonra bitecek ve yeniden voleybol sahalarına dönebilecek. Gerçekten Fenerbahçe'nin haklı olduğuna inandığı sporcusunu yarı yolda bırakması onun adına yakışmadı.

    Özkan Özdek: Bir çetrefilli konu da bu işte. Özkan Özdek Uluslararası Piediluco yarışları öncesi, doping testinde esrar çıkınca, durum kürek federasyonu başkanı Remzi Tan'a iletildi ve federasyon da bu sporcuyu kadrodan çıkarttı. Federasyon durumu fenerbahçe'ye bildirmesine rağmen Sarı lacivertliler özkan'ı kulüp takımından yarıştırdı. Olayı farkeden WADA (Dünya Anti doping ajansı) bu sporcuyu yarışlardan çıkarttı. Olayı başkan Remzi Tan'a bildiren WADA yetkilileri bir tutanak hazırladılar. Fenerbahçe'nin Özkan Özdek ile bu turnuvaya götürdüğü Berk Günbatı'yı birbirlerinin yerine yarıştırdıkları ortaya çıktı. Remzi Tan, GSGM'ye soruşturma açılması için başvuracağını açıklarken uluslararası müsabakalardan men cezası almadığımıza sevindiğimizi söyledi.

    Bu olayın bir yüzü. Tüm bu olaylar oldukça karmaşık ve kamuoyunun ilgisinden uzak olduğu için takibi zor. Ama bu olayın basına yansıyış biçiminden sonra Fenerbahçe kulübü de bir açıklamada bulunarak başka bir tablo çizdi.
    Fenerbahçe, özkan Özdek'in numunesinde doping maddesi çıktığına yönelik ne kendilerine ne de sporcunun kendisine Gençlik ve spor müdürlüğü'nden, Kürek Federasyonu'ndan ya da Bağımsız Numune Alım Görevlileri Başkanlığı'ndan yapılmış herhangi bir uyarı, tebligat ya da ceza bulunmadığını ve bu konuda WADA'ya Kürek Federasyonu tarafından herhangi bir ihbar ya da başvuru bulunmadığını dile getirdiler.

    Özkan Özdek'in iddia edildiği gibi Berk Günbatımı'nın yerine yarışmasının da söz konusu olmadığı dile getiren Fenerbahçe zaten iki sporcunun aynı anda yarıştığını tekli yarışlarda kendi Kürek Federasyon Başkanımızın italyan makamlarına ısrarı sonucu Özkan Özdek'i yarışmadan yine italyan makamlarının ricası sonucu çektiklerini söylemişlerdir. Berk'in de kendi adına yarıştığını adı geçen turnuvadaki görüntü kayıtlarına bakarak anlamanın mümkün olduğunu söylemişlerdir.

    italya'daki yarışmada herhangi bir WAda yetkilisi olmadığı gibi Wada tarafından bir uyarı cezası ya da yarıştan men cezası da gelmemiştir dendi.

    Ayıkla pirincin taşını. Uluslararası bir yarışmada hiç bir wada yetkilisinin olması mantıklı değil. Fener burada eksiyi alır. Ama koca kürek federasyonu başkanı göndermiş olduğu bildiriyi neden açıklamıyor. Burada da onlar haksız. Günümüz teknolojisinde kimin kim olduğunu tespit etmek bu kadar mı zor? Özkan Özdek'in eski bir galatasaraylı oluşu ve bu sebepten galatasaraylı olan federasyon başkanı Remzi Tan'ın fenerbahçeye tavrı taraflı mı?

    uzun lafın kısası yargı süreci devam eden bir konuda çıkıp gazetelere beyanat vermek çok düzgün bir hareket değil. Ama federasyondan gelecek ceza kararı sonrası memnuniyetini ya da eleştirilerini söyleyebilirler.
    5 -1 ... rick blaine