1. 1.
    Seçimlerden sonraki Meclis-i Mebusan 12 Ocak 1920’de açılmıştı. Mustafa Kemal’in planlarını istanbul’da uygulamakla görevli Rauf Bey, 6 Şubat 1920’de Mustafa Kemal’e bir telgraf çekti. Telgrafta Meclis’te 70 kişilik (bazı kaynaklara göre 88 kişilik) bir grup oluşturduğunu haber veriyordu. Mustafa Kemal 7 Şubat tarihli telgrafında grubun nizamname ve programını, kimlerin katıldığını, kimlerin katılmadığını, hangi seçim çevresinden olduklarını soruyordu. Anlaşıldığı kadarıyla, gelişmeler kontrolünden çıkmaya başlamıştı. Nitekim Mustafa Kemal’in Meclis-i Mebusan’a gönderdiği tebrik mesajı okunmamış, Mustafa Kemal Meclis-i Mebusan’da kurulacak grubun adının ‘Müdafaa-i Hukuk’ olmasını istediği halde grubun adı Vahdeddin’in meclisi açan mektubunda (Padişah açılışa gelmemişti) geçen bir ifadeden dolayı ‘Felah-ı Vatan’ (Vatan’ın Kurtuluşu’) konmuştu. Mustafa Kemal bunlara çok kızmıştı. Bu öyle bir kızgınlıktı ki, 1927’de okuduğu Nutuk'ta Felah-ı Vatan üyeleri için “imansız”, “cebin” (korkak) ve “cahil” sıfatlarını kullanacak ve grubu “Fellah-ı Vatan” diye alaya alacaktı. Üstelik aşağılama amacı taşıyan ‘fellah’ sözcüğünü gelecek kuşaklar bir basım hatası sanmasınlar diye Nutuk'un elyazmasına “bililtizam şeddeli [bilerek çift le ile] yazılmıştır,” şeklinde dipnot bile düşecekti.

    Kaynak: Ayşe hür / öteki tarih-2 / sayfa:71-72
    1 -2 ... hepinizi sevmiyorum