1. 1.
    dream theater'ın 22 şubat'ta ortamlara salacağı distance over time albümünün ikinci single'ı. valla yani çok net bir şarkı değil, bu budur demiyor, dinlerken "hmm sanatçı burada artan fosil yakıt tüketimine tepki göstermiş" tarzı bir tespit yapmak zor.

    daha çok constant motion, a rite of passage, build me up break me down şekli "valla baba fena olmadı yapıştır gitsin albümün gerisi akayi" olmuş. hakikaten fena da olmamış.

    çıkmak üzere olan dream theater albümünü single dinleyerek ayıkma yeteneğimi kullanıyor ve diyorum ki: train of thought/self-titled arası bir olay geliyor. benden yana problem yok ama amınakoduklarım biraz senfonik takılın artık lan, acık prog rock yapın ne bileyim, sınırları zorlayan bi tavır içine girin.

    bol nohut gömüp osuruk solosu atın demiyorum da insan biraz wobbler dinler, ne bileyim kasetçaları çıkarır genesis dinler. millet artık düz prog metal istemiyor. atmosfer istiyor, eklektik şekiller istiyor, eğer bunları yapmayacaksan james "baba vokallere en az 100 layer girmeyeceksek hiç çağırma eko olacak reverb olacak" labrie değil daha taşşaklı frontman istiyor. özetle dinleyici "bana scenes from a memory yapmayacaksan, ghost reveries yapmayacaksan, mountains yapmayacaksan hiç yapma" diyor. dinleyici haklı.
    ... vangobbel