1. 1.
    Kendini sosyo-kültürel/ekonomik açıdan üstte gören sik kafalı embesillerin dile getirmekten yorulmadığı eleştiri.

    Şimdi bu yarak kafalıların aslında kendilerinin de hep topu, alt sınıfa evrilen orta sınıf mensubu olduklarını kavrama şansları pek yok, o yüzden o kısmı geçelim.

    amcık ağızlarını geve geve “asgari ücretli adam/kadın gitmiş 5000’lik telefon almış yea” diye konuşmakla gelir adaletsizliğinin suçunu da garibana yüklediklerini fark etmeyecek kadar aptal olmakla zımnen, görece iyi ekonomik durumlarını vurgulama arasında gidip geliyorlar.

    Sanki fakir olan mevcut durumdan bihaber, sanki o parayı zorlukla kazanan o değil de, aylık harcırahını bu göt laleleri veriyor.

    Ve sanki mevcut kazançlarını tasarruflu ve planlı harcasalar sınıf atlama imkanları var!

    En az 40-45 milyonluk bir kitleden bahsediyoruz. Bunların, mevcut gelir dağılımında tasarrufla sınıf atlama olasılığı yok. Sabit kazanç belli, gelir belli, vergilendirme sistemi belli ve bu kesimin toplam gelirden aldıkları pay belli.

    Öyle amerikan rüyası vari, bireysel tasarruf ve girişimicilik örneği efsanevi başarı hikayeleri 40 küsur milyon için matematiksel olarak mümkün değil. Mevcut sistem, ne denli tasarruf ederse etsin (ki böylesi kitlesel bir tasarrufun ekonomiye farklı yansımaları var) milyonlarca kişinin alt sınıfta olmasına dayalı. Belirli gelir seviyesi altındaki hiç kimse iphone almasa bir şey değişecek falan değil yani.

    Asgari ücretli veya biraz daha fazla kazananların o şartlarla telefondan edeceği tasarrufla elde edeceği başka bir “lüks” yok zaten. iyi beslenme, barınma ve eğitim gibi temel hakları “lüks” sınıfına soksak bile yok böyle bir olasılık.

    O nedenle, kapitalist sistem yeriyor ayağına kapilizmin acı reçetelerini yine mağduruna yıkmaya meyyal siktir boktan hassasiyetlerinizi götünüze soksanız da azıcık sussanız daha iyi olacak.

    ‘Çok çalışırsan, tasarruf edersen neden sen de sınıf atlamayasın’ gibi bireysel başarı vaadlerinin en temel açmazı, bireysel olmak şartını beraberinde getirmesidir. Kitlesel bir zenginleşme sağlama imkanı bulunmadığı gibi, öyle bir niyeti de yoktur. Her şey seçimlerinin ve çabanın sonucuymuş illüzyonu belli bir sayıyı aşınca patlıyor.

    Dolayısıyla o kesim lüks ‘ihtiyacını’ ve toplumda statü edinme isteğini daha cüzi lüksleri tercih ederek tatmin etmek durumunda. O nedenle, insan ömrünü aşan yahut ancak 70-80 yaşında elde edilebilecek statü vaadleri anlamsız.

    Yahut, senin gibi yarrak kafalılar “yahu ben şu halimle iphone almıyorum” gibi çıkışlarla sadece ve sadece “şu halini” vurgulama derdinde.

    Hasılı, Memleketi kurtarmaya soyunmuş da halk tarafından anlaşılamamış devrimci pozlarını yiyen kimse yok.
    -3 ... samgold