1. 1.
    1.Bir şeyi,gereği gibi,iyice anlayıp bilme.
    2.islam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.
    1 ... italiano
  2. 2.
    yiğit özgür ün bir karikatüründe imama gülme efekti olarak kullandırdığı kelime.*
    3 ... doksanüç
  3. 3.
    -fıkıh fıkıh
    -hocam fıkıh islam hukuku değil miydi?
    -yok ben gülme efekti olarak kullanıyorum.

    (bkz: yigit ozgur)
    3 -1 ... thedewil
  4. 4.
    islam da hukukun adıdır. Dört kaynağı vardır. Bunlar:

    Kitap, Kur'an-ı Kerimdir.
    Sünnet, Hz. Muhammet in söz ve davranışlarından oluşur.
    icma, islam fakihlerinin bir sorun üzerinde görüş birliğine varmalarıdır.
    Kıyas, Bir hükmün, nitelik ve koşul bakımından ona benzeyen fakat hakkında hüküm bulunmayan başka bir olaya uygulanmasıdır.
    2 ... bilgistan
  5. 5.
    şeriat kurallarını bilip, onları bir sistem içinde ifade etmek. şeriatın bilimini yapan büyük bir uğraşı alanı. dini*her türlü kural ve olayı inceler.
    (bkz: fakih)
    ... dino
  6. 6.
    terim olarak 'ameller' yani ibadetler ve dünyevi muameleler ile ilgili dini hükümler anlamına gelir.
    ... şenlik
  7. 7.
    Fıkıh, Arapça kökenli bir sözcüktür. "Bir şeyin özünü ve inceliklerini kavramak" anlamındadır. islam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da bir bilimden çok "ince anlayış, keskin idrak ve konuşanın amacını anlamak" anlamlarında kullanılmıştır. Bu nedenle genel açıdan fıkıh "bir şeyi özüne vakıf olarak anlamak ve deliliyle birlikte bilmek" anlamında kullanılır. Fakat fıkıh bir bilim olarak, islam hukuku anlamında kullanılmıştır. Bu anlamda kullanımının farklı bilgin ve taraflarca yapılmış iki ana, farklı tanımı vardır. Biri fıkıh mezheplerinden Hanefilik mezhebinin tanımıdır ki "kişinin ameli bakımdan lehinde ve aleyhinde olanları maharetle bilmesi" şeklindedir. Diğer tanımsa yine bir fıkıh mezhebi olan Şafiilik mezhebinin tanımıdır ve "eylem ve şeriat hükümlerini, yani ibadet, muamelat ve cezaları (ceza hukukunu), açıklayıcı (tafsili) delillerden çıkararak bilmek, tanımak" şeklindedir.

    Delillerden hüküm çıkarma yetisine sahip kişiye fakih yani hukukçu denir. Hükümleri çeşitli kaynaklardan öğrenen kişiye fakih denmese de bazen mecazen fakih dendiği olmuştur.
    ... getirmebenioraya
  8. 8.
    fıkıh ilmi ile bildirilen ibâdetlerin severek, kolaylıkla yapılmasını ve Allahü teâlânın sevgisine kavuşmayı sağlar.
    ... freedom
  9. 9.
    yurdum insanının pek çoğunun din denilince aklına gelen ilk düşüncedir. fıkıh islamiyette kur'an ile sünnetin örtüşmesidir aslında. elbette gereklidir. ancak bu durumu abdest, namaz ikilisine indirildiğinde islamiyetin hakkıyla anlaşılması nasıl mümkün olabilir. okuduklarından ziyade duyduklarından hareket eden insanlar ellerinde tuttukları günah kavramlarını yapıştırıyorlar hemen her konuya. helal nedir haram nedir, şartları nelerdir, zaruriyet durumları ne anlama gelmektedir pek de önemli şeylermiş gibi bakmazlar bu konuya. en önemlisi de inandıkları yaratıcının sıfatlarına, bu sıfatların ne manaya geldiğine dair hiç bir bilgileri de olmamaktadır. iman etmek şeksiz, şüphesiz inanmak demektir elbette ki. insan taptığı varlığı hakkıyla tanıyamayabilir ama en azından öğrenmek için bir çaba da sarf etmelidir. koskoca bir dinin iki üç kuralının etrafında dönüp duranlar bunu nasıl anlayabilirlerki.
    1 ... rainrain
  10. 9.
    (bkz: ilm-i fıkıh)
    islam hukuku ilimi anlamına gelen bu söz, fıkıhın yani islam hukukunun ilim olduğunu ifade etsede aslında dinle iç içe geçmiş bir adalet sistemini ifade eder.
    ilm-i fıkıh hem ibadet konusuna hem de insanlar arasındaki ilişkileri düzenlemeye bakar.
    ortada ,se şöyle bir sorun vardır.
    tüm yurttaşlarına tek pencereden adalet dağıtan bir sistem, o pencereyi görmeyen yurttaşlar için adalet değildir.
    kişinin dini ne kadar kabul ettiğine bakılmaksızın, dinle adaletini sağlamaya kalkarsanız, o kişiyi adaletsizlik kavramı ile tanıştırmış olursunuz.
    ... turkpence