1. 1.
    http://www.renkhaber.com/..._parti_geliyor/13996.html
    ... hayko cepkinin gozleri
  2. 2.
    kuruluş deklarasyonunu geçtiğimiz günlerde açıklayan partidir. şu an parti girişimidir. ilk kongresini yaptıktan sonra parti olacaktır.

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Kuruluş Deklerasyonu

    Ufuktan bir güneş doğuyor

    "Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum." Karl Marks

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz
    Türkiye siyaset sahnesine yeni bir parti çıkıyor. Yıllardır devrim ve sosyalizm mücadelesinin ön saflarında yer alan bizler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz. Emperyalist küresel krizin yerküreyi sardığı, dünyanın pek çok ülkesinde savaş ve işgallerin hüküm sürdüğü; Kürt ulusal direnişinin bölgesel çapta sömürgeci cepheyi bunalttığı; kırdan kente göçün artarak emekçi semtleri birer üretim ve yerleşim havzasına dönüştürüğü; fabrikaların işçi hapishanelerine ve işçi sınıfının üretim tutsaklarına dönüştürüldüğü; Türk egemen sınıflarının “Kürt sorunu” ve “Ermeni sorunu” üzerinden tarihsel gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalarak iç ve dış politikalarını yeniden yapılandırmaya giriştiği; evrensel ölçekte Marksizmin saygınlığını yükselttiği koşullarda kurulan Ezilenlerin Sosyalist Partisi, dünya halklarını Türkiye'deki evrensel mevzisi olarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin bağrında devrim umudunu büyütecek, sosyalizmi seçenekleştirecektir. Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Spartaküs'ten Pir Sultan'a, Şeyh Bedrettin'den Dadaloğlu'na, 15-16 Haziran’dan Gazi’ye isyanın ve insanın mücadele partisidir. Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının direniş geleneği, dünya halklarının özgürlük ve eşitlik savaşı, ESP'nin ilham kaynağı ve pusulasıdır. ESP, bu tarihsel insanlık hazinesini, geride kalan yıllar içerisinde yarattığı ve biriktirdiği kendi mütevazı pratikleriyle birleştirecek; açtığı cesur ve inançlı yoldan daha güçlü adımlarla, misliyle büyüyerek ve halklaşarak yürüyecektir.

    Dünyayı sosyalizm kurtaracak

    20. yüzyıl SSCB'nin çöküşü ve Varşova Paktı'nın dağılmasıyla son buldu. Kapitalizmin küreselleşme eğilimini sınırlandıran, frenleyen surlar yıkıldı. Emperyalist küreselleşme eğilimi, görülmemiş biçimde atağa geçti. Eski yapıları dönüştürerek, çözerek, tasfiye ederek büyük bir hızla ilerledi, gelişti. Dünyanın ekonomik, toplumsal ve politik çehresini belirler hale geldi, yeniden şekillendirdi. Böylece dünya devriminin koşulları, sorunları ve güçleri de değişime uğradı. Kimi güçler tarih sahnesinden çekilirken, yeni dinamikler ve yeni güçler açığa çıktı. Kendi iç çelişkileriyle yüklü küreselleşmenin yarattığı emperyalist dünya düzeninin krize yuvarlanması için fazla beklemek gerekmedi. Bilindiği gibi, hâlihazırda emperyalist küresel düzenin krizi sürüyor. Bölgemiz Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu, soğuk savaşın galiplerinin öncelikli av sahası oldu. Emperyalistler ganimeti paylaşırken bölgemizin siyasi haritasını büyük ölçüde yeniden çizdiler. Küresel emperyalist dünya düzeninin başgardiyanı ABD önderliğinde emperyalizmin askeri ve ekonomik saldırıları bir yandan siyasal parçalanmaları derinleştirirken, diğer yandan emperyalist dünya ekonomik düzenine yeniden eklemleyen, bağlayan, birleştiren ve sistemle bütünleştiren bir rol oynadı. Özellikle siyasal parçalanmışlığın derinleşmesinde egemen Sırp, Arap ve Türk milliyetçilikleri emperyalizmin işini kolaylaştıran gerici bir rol oynadılar. Yaşamları ve gelecekleri bütün zamanlardakinden daha çok birbirine bağlı hale gelen bölgemiz halklarının direnişi; özgür ve onurlu, insanca bir yaşam arayışı ve arzusunu büyütüyor. işbirlikçi tekelci burjuvazinin egemenliğini, burjuva devlet düzenini tahkim etmek ve Türkiye'ye dünya ekonomisiyle, emperyalist küreselleşmenin ihtiyaçlarına yanıt verecek tarzda eklemlemek ve bütünleştirmek amacıyla gerçekleştirilen 12 Eylül faşist darbesi, işçi sınıfı ve emekçileri, halklarımızı ezerek, devrimci ilerici hareketi tasfiye ederek büyük ölçüde amaçlarına ulaştıktan sonra, kurduğu ordu güdümlü, yarı askeri diktatörlüğü 1982 Anayasası ile kurumsallaştırmıştır. 20. yüzyılın son çeyreğinde gelişen Kürt ulusal mücadelesi, cumhuriyetin kurucu ilkelerini sorgulayarak hegemonya ve yapısal krize yol açmıştır. Diktatörlük başta ABD ve NATO gelmek üzere emperyalizmin ve bölgemizdeki gerici güçlerin desteği ile 1999 dönemecine karşın, ne Kürt halkının ulusal demokratik mücadelesini bastırabilmiş ve ne de yapısal krizi, hegemonya krizini atlatabilmiştir. işçi sınıfı ve emekçi memurların mücadelesi, demokratik Alevi hareketi, devletin dine müdahalesine karşı müslüman halkın tepkisi ve itirazları vb. hepsi yapısal krizin özgül itici güçleri arasında yerini almıştır. Türkiye, yüz yıllık cumhuriyet gerçeği ve yalanlarıyla; Anadolu ve Mezopotamya toplumlarımız tarihsel gerçeklerimizle yüzleşme ve hesaplaşma yaşamaktadır. Bugün, Türkiye'nin, tarihi ve kritik bir dönemden geçmekte olduğunda hemen herkes hem fikirdir. Bu tarihi anın temel ve ayırıcı bir özelliği de işbirlikçi tekelci burjuvazinin iki ana kampa bölünmüş olması ve keza yönetici sınıfların biriken temel sorunları çözme yeteneğini kaybetmiş olmalarıdır. Burjuvazi ve egemen sınıfların emperyalizmle geleneksel işbirliği yapan kesimleri, keza asker sivil bürokrasisinin, YÖK bürokrasisi ve akademik çevrelerin ana güçleri, CHP ve MHP gibi siyasi partiler statükoda, yani milliyetçi, ırkçı, militarist, faşist çizgide ısrar etmekte, 1982 Anayasası ile kurumsallaştırılan diktatörlük rejiminin ve her tarafından dökülen, köhne ve despotik cumhuriyetin devamı için canhıraş biçimde çabalamakta, kirli savaşın devamını sağlamak için yanıp tutuşmaktadırlar. işbirlikçi burjuvazinin emperyalist küreselleşmenin atılımına bağlı olarak palazlanan ve yükselen, neoliberal programın uygulayıcılığını üslenen, Müslüman Sünni halkın dinsel inançlarının ve taleplerinin istismarında ustalaşmış diğer ana grubu ve siyasal temsilcisi AKP; bir yandan toplumun değişim isteğini arkalamakta, diğer yandan ABD ve AB emperyalizmiyle geliştirdiği ittifak ve işbirliğine de dayanarak, AB'ci değişim çizgisini izlemekte, faşist rejimi ayakta tutan asker sivil bürokrasi ile uzlaşarak, iktidar payını büyütmeye çalışmaktadır. Halkın değişim, özgürlük ve siyasi demokrasi, barış ve kardeşlik talebiyle oynamakta, güç ve iktidarını büyütmek için kaldıraç olarak kullanmaya çalışmaktadır.

    Tarihin içinden geçmekte olduğumuz anında; Bölgemiz halklarının emperyalist barbarlıktan kurtulma; direniş ve dayanışma; birlik, barış ve özgürlük, insanca ve onurlu bir yaşam isteğini, Türkiye siyasal coğrafyasında işçi sınıfı ve ezilenlerin, Anadolu ve Mezopotamya halklarının değişim isteğini, Kadınların erkek egemen sistemin çifte sömürüsü, baskısı ve şiddetinden kurtulma isteğine, Bölgemizin ve toplumumuzun en acil ve yaşamsal talep ve sorunlarının köklü çözümüne yöneltmek, Bizzat işçilerin ve ezilenlerin, halklarımızın kitlesel politik seferberliği biçiminde, onları özneleştirerek, iradeleştirerek devrimci demokratik iktidar alternatifini yükseltmek, devrimci eylemin acilen çözmekle yükümlü olduğu ana sorundur.

    Halklarımızın gelecek ve kaderinin belirlenmekte olduğu içerisinden geçmekte olduğumuz tarihsel karar anında gelişmelere ve gidişata daha etkin bir şekilde müdahale edebilmek için, halklarımızın kurtuluş yolunu döşeyecek devrimci demokratik iktidar için mücadelede devrimci sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirebilmek için, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz.

    Marks, devrimi şöyle tanımlamıştı; “Devrimi, bütün yüreklerin dönüşmesi ve özgür insan onuru adına bütün ellerin havaya kalkması olarak anlıyorum.” Çok duygusal, çok insancıl ve çok romantik, değil mi! işçiler ve ezilenler devrimi her şeyden önce kendileri için bilinç ve alışkanlıklarını, yargılarını değiştirmek için yaparlar. Devrimci bir partinin işi, görev ve sorumluluğu tam da budur. Ezilenlerin Sosyalist Partisi; işçi sınıfı ve ezilenlerin politik sınıf bilincini aydınlatmayı, siyasi bir ordu olarak birleştirip örgütlemeyi, sermaye egemenliği ve diktatörlüğe karşı politik iktidar mücadelesinde özneleştirmeyi, iradeleşmeyi varlık nedeni ve devrimci ve sosyalist misyonu kabul etmektedir.

    işçilerin ve ezilenlerin söz, basın, toplantı, örgütlenme ve eylem özgürlüğünün faşist zorbalık altında tutulmasına, Ulusal eşitsizlik, inkâr ve zulme, Kadın cinsinin erkek egemenliğin köleliğine, şiddete uğratılmasına ve politikada yok sayılmasına, Emperyalist boyunduruğa, Kapitalist sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, evsizliğe, ağır ve adaletsiz vergilere, Sendikal örgütlenme ve grev hakkına vurulu prangaya, iş güvencesinden ve iş güvenliğinden mahrumiyete, Sağlık hakkının ticarete dönüştürülmesine, Sosyal güvenlik hakkından yoksunluğa ve mezarda emekliliğe, Topraksız köylünün toprak sorununa ve emekçi köylü tarımının yıkımına, Esnaf ve sanatkarların iflasa sürüklenmesine, Ezberci, ırkçı, şoven, cinsiyetçi, baskıcı ve paralı eğitim sistemine, Sanat ve edebiyat üzerindeki sansüre, yasakçılığa, dağıtım tekellerinin cenderesine, Doğal çevrenin yıkımına, Kıyıların yağmalanmasına ve yoksullara, emekçilere kapatılmasına, Kentsel dönüşüm adı altındaki yıkımlara ve sürgünlere, Vicdan ve dinsel ibadet özgürlüğüne konulmuş ipoteklere, ayrımcılıklara, Milyonlarca engelli insanımızın çektiği kahra, zorluğa, mahrumiyete yol açan politikalara,Irkçılık ve şovenizme, Farklı cinsel tercihleri olanların aşağılanmasına, ayrımcı baskılara maruz kalmasına, işkenceye, yargısız infazlara, faili meçhullere, gözaltında kayıplara ve devlet terörünün grevler, gösteriler, direnişler karşısında sergilenen biçimlerine, Hapishanelerdeki zulümlere, Ve toplumsal adaletsizliklere karşı mücadele etmek için Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ni kuruyoruz!

    Mücadele içinden geliyoruz, meşru mücadele çizgisinde ilerleyeceğiz

    ESP'yi kuracak işçiler, kadınlar, gençler, kent ve kır emekçileri, aydınlar, sanatçılar, emekliler, yoksullar uzun yıllardır özgürlük ve sosyalizm için mücadele ediyorlar. Onları yaşamın tüm alanlarındaki çetin savaşımlardan tanıyorsunuz. O yüzdendir ki, ESP senelerdir yürütülen devrimci mücadelenin yasal formda en üst örgütsel biçime kavuşturulmasıdır. ESP, TiP'ten başlayarak, kendinden önceki tüm ilerici, antifaşist ve yurtsever partilerin deneylerinden öğrenecektir. Yaratılmış olumlu birikimleri mücadelenin gelişimine katkıda bulunan bir enerjiye dönüştürürken, içe dönüklük, bürokratizm ve parlamentarizm biçimindeki geriliklerin ise kader olmadığını gösteren bir pratikle ilerleyecektir. ESP'nin mücadele anlayışı, meşruiyet bilinci üzerinde yükselecektir. Bahar eylemleri döneminde işçiler, sendikalarını yaratma ve diktatörlüğe kabul ettirme sürecinde emekçi memurlar, ilk serhildanlardan itibaren ulusal demokratik kitle hareketi bunun parlak örneklerini yaratmıştı. Meşru mücadele hattından ilerleyecek olan ESP, kendini bu çizgide var edecektir.

    ESP milyonların siyasi eğitimini ve yüzbinlerin örgütlenmesini hedefleyecektir

    Kitlelerle etle tırnak gibi ayrılmaz bir bütünlük kurmayı esas alan ESP, politik kitle ajitasyonunu siyasal bir ordu gibi yürütecek, işçilerin ve ezilenlerin örgütlü gücünün büyütülmesi için sınır tanımaz bir enerjiyle çalışacaktır. Burjuva ideolojisinin, gericiliğin, şovenizmin, cehaletin etkisi altında, sınıfsal ve toplumsal çıkarlarına yabancılaştırılmış, boyun eğmeye ve kaderciliğe alıştırılmış, örgütsüzlük içinde tutulmuş, demokratik bilinçten mahrum bırakılmış, çeşitli milliyetlerden işçilerin, kadınların, gençlerin, kent emekçilerinin, köylülerin siyasal bakımdan aydınlatılması, örgütlenmesi ve mücadeleye seferber edilmesi ESP'nin temel hedefidir. ESP, kitlelerin yaşam alanlarında, fabrika ve işletmelerde, okullarda kesintisiz bir örgütlenme faaliyeti yürütecek, sokak sokak, ev ev emek harcayarak, gecesini gündüzüne katacaktır. Milyonların siyasi eğitimi ve örgütlenmesi hedefiyle çalışacak olan ESP, Anadolu ve Mezopotamya'nın her köşesinde var olma kararlılığıyla hareket edecektir. Bunun ne kadar zor olduğunu biliyor ve apaçık görüyoruz. Fakat mesele de bu zorluğun üstesinden gelmek değil midir? işçi sınıfı ve ezilenlerin hâlihazırda örgütlü olmayan bütün dürüst, namuslu, cesur ve mücadeleci güçlerini saflarında toplamak, ESP'nin asla vazgeçmeyeceği bir niteliği olacaktır.

    ESP kendine dönüklükten, kibir ve sekterlikten uzak duracaktır

    içe dönüklük, kendi ihtiyaçlarına-durumuna göre politika, takvim devrimciliği ESP'nin işi olmayacaktır. ESP, işçi sınıfının ve ezilenlerin sorun, talep ve özlemlerini gündemleştirecek ve böylesi gündemlerle kendi dışında gelişen mücadelelerin bileşeni olacaktır. Kitlelerden, antifaşist, devrimci, yurtsever hareketten, dünyadaki ilerici, devrimci güçlerden ve sınıf mücadelelerinden öğrenmekte duraksamayacak olan ESP; antifaşist, devrimci, yurtsever partilerle-gruplarla eylem, güç ve cephesel birlikler konusunda mücadelenin genel çıkarları doğrultusunda hareket edecektir. Kadın devriminin partisi

    Bu parti ezilen kadın cinsi kendisine katılmaya çağırıyor. Kadın özgürleşmesine bir kadın devrimi fikrinin eşlik ettiği parti örgütlenme sürecimiz, kadınları politik mücadelenin aktif unsuru ve partinin yarısı olarak örgütleme, harekete geçirme çizgisinde yürüyecektir.

    Aydın birikimi ESP için değerlidir
    '60'lı yılların sonlarından başlayarak aydınlarla devrimci hareket arasında ortaya çıkan, "lafazan, pratikten kaçan aydın-teoriyi küçümseyen devrimci" biçimindeki güvensizliğin aşılması ESP'nin amaçlarından biridir. ESP, demokrat ve devrimci aydınların, bilim, sanat, edebiyat insanlarının gerek kitlelerin aydınlanmasına ve devrimci uyanışa, gerekse de teorik gelişim ve mücadeleye katkıda bulunmalarının kanallarını oluşturacaktır.

    ESP işçi-emekçi iktidarı için mücadele edecek

    Faşist rejime, ulusal inkâr, eşitsizlik ve baskıya, kapitalist sömürüye ve emperyalist boyunduruğa karşı mücadelenin bir işçi-emekçi iktidarıyla zafere ulaştırılması, ESP'nin varlık nedenidir. Uzun programatik açıklamalardan kaçınmak için, işçi-emekçi iktidarının politik, ekonomik, toplumsal, kültürel hedeflerinden bazılarını kısaca dile getirirsek: Burjuva cumhuriyetin değil, halklar cumhuriyetinin ifadesi olacak işçi-emekçi iktidarı: işçiler ve ezilenlerin söz, basın, toplantı, örgütlenme ve eylem özgürlüğünü ve halk demokrasisini gerçekleştirecek, Ulusal kaderini tayin hakkının önündeki engelleri kaldıracak; Türk ve Kürt halklarımızın tam hak eşitliğine dayalı özgür, gönüllü birliğini; Ermeni, Laz, Rum, Çerkes, Gürcü, Abhaz, Arap, Roman, Süryani, Boşnak ulusal toplulukların demokratik haklarının eksiksiz uygulanmasını sağlayacak, Kadınlarla-erkekler arasındaki hukuksal eşitsizliğe derhal son vermekle kalmayacak; ekonomik, devletsel, siyasi, toplumsal, kültürel alanlardaki fiili eşitsizlikleri ve ayrımcılıkları ortadan kaldırma mücadelesine girişecek, Emperyalist boyunduruğu kıracak, borç ve faiz yükümlülüklerini reddedecek, NATO'dan çıkacak, başta incirlik olmak üzere ABD ve NATO'ya ait üs ve tesisleri kapatacak, emperyalist devletlerin topraklarımızda ve kıyılarımızdaki tatbikatlarına izin vermeyecek, Vicdan ve dinsel ibadet özgürlüğünü güvence altına alacak, din-devlet, din-okul işlerini birbirinden ayıracak, dinsel inancı bireyle inandığı kutsallık arasında bir mesele kabul edecek, halklarımızın Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Alevi, Ezidi din ve inanışlardan kesimleri arasındaki eşitsizliklere, ayrımcılıklara ve düşmanlaştırıcı politikalara son verecektir. işçi-emekçi iktidarı: Herkese iş, iş güvencesi ve iş güvenliği, Kadın cinsine dönük erkek egemenliğinin çifte köleliği ve kadına yönelik şiddetin son bulması, Bilimsel, demokratik, anadilde ve parasız eğitim, Parasız sağlık ve sağlık hizmetlerinde eşitlik, Herkese sosyal güvenlik, Sendikal örgütlenme ve grev hakkının önündeki engellerin kaldırılması, Çevre yıkımının durdurulması, Dünya işçi sınıfı ve ezilen halklarla birlik ve dayanışma yolundan ilerleyecektir.

    işçiler ve ezilenleri ESP'nin kuruluşuna ve saflarına katılmaya çağırıyoruz

    ESP, Mustafa Suphi ve Ethem Nejatlardan, Mahirlerden, Denizlerden, ibrahimlerden devralınan bayrağın sosyalizme ulaştırılması mücadelesinde halklarımızın birleşik partisi olarak kuruluyor. ESP'yi kurma girişimini başlatarak büyük ve çetin mücadelelere girmek üzere çok anlamlı bir adım atmakta olduğumuzu biliyor ve inanıyoruz. Politik sınıf bilinci uyanan, birleşme ve mücadele etme arzusuyla tutuşan işçileri, kadınları, gençleri, kent ve kır yoksullarını, tüm ezilenleri, işçi sınıfının, ezilenlerin ve halklarımızın çıkarlarına, özgürlük, kardeşlik ve mutluluğuna bağlı aydınlarımızı, sanatçılarımızı, Kuruluş aşamasından başlayarak Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nde birleşmeye çağırıyoruz.

    EZiLENLERiN SOSYALiST PARTiSi GiRiŞiMi http://www.espgirisim.com e-mail: esp.girisim@gmail.com irtibat tel: 0533 242 4643
    2 -5 ... zenobia
  3. 3.
    atılım adlı bir gazete çıkarmaktadırlar ve güncel haberleri http://www.atilimhaber.org adresinden takip edilebilir.
    1 ... don kulot
  4. 4.
    partileşen ilk polis örgütü.
    3 -4 ... david addison
  5. 5.
    hele şükür yalnızlğa itilmeye başlanmış, revizyonist, faşist parti. sosyalist falan değildir. aksine türkiye'de solu bitirenlerdendir, sola en büyük zararı verenlerdendir. solu pkk kuyrukçuluğuna çekenlerdendir. tek yaptığı budur, bir avuçtur, kuyrukçudur. üyeleri sürekli sağa sola taşlı sopalı saldırırlar, olay çıkarırlar.

    bu yaptıkları ile tkp'sinden, hkp'sine, ufuk uras denilen adam gittikten sonra doğal olarak ödp'sine kadar pek çok partinin nefretini çekmiştir.

    Bu tepkiler karşısında da hkp'yi, tkp'yi ve diğerlerini faşistlikle suçlarlar. sürekli bu partilerin üyelerine meydanlarda, internet forumlarında saldırırlar. bildiğiniz pkk kuyrukçularıdır.

    atılım tayfası olarak da bilinir.
    3 -2 ... dede sultan
  6. 6.
    kartal ve maltepede afişlerine rastlamak mümkündür.
    2 ... kalemtras
  7. 7.
    (bkz: esp) ***
    ... mechanix
  8. 8.
    esp soldur; ama nasıl bir soldur; etnik milliyetçilik saflarının "sarsılmaz savunucuları"ndan revizyonist kuyrukçu bir sol.
    -1 ... dede sultan
  9. 9.
    hukuk dilinde siyasi bir parti olmasına rağmen hopa soruşturmasını yürüten savcı ödp ile birlikte bu partiyi de '' örgüt'' diye nitelemiş ve ödp genel başkanı alper taş ile esp destekli bağımsız aday birsen kaya nın metin lokumcu nun cenazesi sırasında yaptıkları konuşmayı da '' örgütsel konuşma'' diye nitelemişlerdir.
    ... 1977
  10. 10.
    ücretsiz ulaşım demesine gerek olmayan partidir. zira sosyalizmde ulaşım, eğitim, sağlık hizmetleri ücretsizdir. adı üstünde 'sosyalist' bir parti ki bu yüzden 'ücretsiz ulaşım' demesine gerek yoktur. bu partiye revizyonist diyenlere de afedersiniz götümle gülüyorum. silahlı mücadeleyi ilk terkedenler sizler değil miydiniz kuzum, ne bu tavırlar?
    1 -1 ... mortis revolutions