1. 1.
    ev arkadaşının sevgilisi'nin,bi arkadaşını manita olarak yaptığın kişidir.
    -1 ... t w i s m
  2. 2.
    yer yer sinir bozucu bi unsur. eğer sevgilisi gerçekten bi salaksa kaçacak yer aranır yok eğer biri gidiyor biri geliyorsa onlara yetişmek, isimlerini akılda tutmak ve pot kırmamak için kafa patlatılır. (bkz: sen o değilmiydin ya)
    1 ... cekonomist
  3. 3.
    güzel arkadaşlarını da davet ederse yanında sorun çözülür.
    1 ... yazarlazimdedilergeldik
  4. 4.
    -olum keranemi lan burası ?
    - ne yani sevgilime orospu diyosun sen ? şeklinde bir diyalog sonucu dayak yemenizi sağlayabilir.
    1 ... ercink9
  5. 5.
    muhabbet ilerledikçe size annelik yapan kişidir.
    2 ... kara macros
  6. 6.
    nerde durması gerektiğini bilmiyorsa kendisinden de ev arkadaşınızdan da nefret ettirendir.

    malesef, based on a true story:

    şimdiye kadar üç tane ev arkadaşım oldu. ortak sorun: sevgili.

    ilk evimde 3 kişiydik. başlarda gayet güzel gidiyordu. aramızda 5 yaş vardı, ben gariban bir üniversite öğrencisiyken, onlar çalışıyordu. her akşam beraber yemek yapardık, yerdik. sonrasında çayımızı demler, perşembe geceleri aşk-ı memnu izlerdik :( benim mahallenin dedikoducu teyzesi modundaki dizi izlemelerimle gülerlerdi. geyik yapardık, hafta sonları beraber dışarı çıkardık, evde film izlerdik. mutluyduk. ben mutluydum en azından. sonra...

    sonra birinin askerde olan sevgilisi askerden döndü. döner dönmez de annesinin elini öpüp soluğu bizim evde aldı. bir gün öncesinde her şey kendini belli etmişti aslında: anne günü hazırlığı gibi bir hazırlık var evde. patates salatası, börek, tatlı, kek... bir hazırlık bir hazırlık... hadi dedik, kızın sevgilisi geliyor, olur öyle. inan olsun aklımdan kötü tek bir şey bile geçmedi. sevgilisidir, gelecek tabi dedim. ama nerden bileyim ben işin bokunu çıkaracağını...

    neyse, gel zaman git zaman çocuk iyice bizim evi lokanta olarak kullanmaya başladı. bizim kızda da ona özel yemek yapmalar, "ay canım bak şundan da ye" demeler, çocuk kırk yılın başı olur da gelmezse yemeğin hazırlanması, masanın kurulması ve kaldırılması namına hiiiçbir işe o pambık ellerini değdirmemeler falan... işte orda biz diğer ev arkadaşımla kıllandık. lan dedik, çocuk geleceği zaman yemek yapıyor, e onu da bize mi yapıyor? ben acı yiyemiyorum, çocuk seviyor diye basıyor yemeğe acıyı. ben yemeyince de "aa, ben sen seviyorsun sanıyorduum?" diye salağa yatıyor. nutella alıyoruz, izbandut sevgilisine kaşık kaşık yediriyor. içten içe "yi tosunum, yi goçum, yi bak bunu biz ortak aldık ama bu enayiler yiyemeden sen yi" diyormuş gibi hissetmeye başladık. temizliğe bulaşmamalar, sadece kendi odasını temizleyip kenara çekilmeler... sonunda bir yerde patladı tabi. ben söyleyemem böyle şeyleri. daha doğrusu, ben bu konuda biraz fazla düşünürüm (enayiyim ya); bırak sevgiliyi, kız arkadaşım bile gelecek olsa acaba bir şey derler mi, rahatsız olurlar mı, ayıp olur mu diye gerim gerim gerilirim. herif orda nutellayı kaşıklıyor, ben hala bişey derler mi ik bik... neyse, diğer ev arkadaşım dişlidir biraz, o pat pat söyledi şöyleydi böyleydi falan diye, bizimki de topladı pılısını pırtısını, taşındı evden.

    geride 2 kişi kaldık. son derece mutluyduk. ev lokanta olmaktan çıkmış, sıcacık bir yuva oluvermişti (fırk..). birkaç ay böyle gül gibi yaşadık. sonra o da sevgili buldu. sevinmedim mi, çok sevindim. çocuk ara sıra geliyor, geldi mi mutlaka bir şeyler getiriyor, getirmemişse eve bir şeyler söylüyor. işin maddiyatında değilim. kimsenin bir şey ısmarlamasına muhtaç da değilim çok şükür. ama düşünmesi yetiyor işte. neyse.

    sonra bu çocuk baktım yavaş yavaş eve yerleşmeye başladı. bir geldi, 1 buçuk ay falan bizde kaldı. gitmek bilmiyor. sinirden kendimi yiyorum. evi yok mu bunun, gitsin evinde kalsın falan diyorum. ama kendi kendime diyorum anca. bereket sonra iş için başka şehre gönderdiler de kurtulduk. ne yalan söyleyeyim bir zararını görmedim çocuğun ama bu iş başka bir şey ya. öğrenci evi diye oluyor hep bunlar...

    sonra o ev arkadaşım evlendi barklandı. gelin gitti. ben kaldım ortada. ev arkadaşı bulamıyorum, okul tatile girecek. öğrenci milleti dağılacak, olasılıklar daha da azalacak. evi boşaltmam ya da acilen bir ev arkadaşı bulmam lazım. derken bir arkadaş vasıtasıyla birini buldum. başka eve taşındık beraber. her şey iyi hoş yine. yalnız bu sefer bir fark var: bu kız başta erkek arkadaşım da gelebilir mi diye beynimi şeedercesine defalarca kez sordu. ben de önceki deneyimlerinden hiiiiç ders almamış bir saftirik olarak, "tabi ki gelebilir" dedim. o "tabi ki"nin orda ne işi var, hala anlamış değilim. dilim tutulsaydı.

    bu önceleri akşam yemeğini yiyip gidiyordu hemen. sonra biraz daha geç saate kalmaya başladı. sonra baktım bizim uyanık, "geç oldu, bu akşam kalsın mı burda?" demeye başladı. sonra baktım hafta sonları bizde kalıyor. daha sonra hafta içi de kalmaya başladı. her şey adım adım, eşik yöntemiyle, çok göze batırmamaya çalışarak adım adım yapılıyor. oh ne güzel dünya. önceleri çok fazla üzerinde durmadım. kız ilk defa eve çıkıyor, hevesini alsın dedim ama ne hevesmiş arkadaş iki yıldır al al bitmedi. ben de baştan tavrımı koymadığım için sonradan önüne geçemedim bu durumun.

    türlü türlü oyunlar yaptım derdimi anlatmak için. kendi erkek arkadaşıma, kendisi zaten haftada 1-2 kez geliyor olmasına rağmen, "sen bir süre gelme, belki o da anlar da gelmez" dedim. hahahahahaha. salak kafa. bok anlar. poposunun umru olmadı. bir iki kez düşünür gibi oldu, benim öküz ev arkadaşım, "aşkıııım olur mu öyle şey yaa" diye hemmeen olayı çevirdi. allah da belasını versin.

    son durum: ben odamda sinirden stresten kendimi yerken, onlar kızın odasında fosur fosur uyuyor. siz siz olun, eve çıkacaksanız temizlik bulaşıkmış bilmem neymiş bunların hiç acelesi yok, önce sevgili konusuna açıklık getirin. elalem sümdük sevgilisiyle rahat edecek diye, aman ikilik çıkarmayayım, aman kalp kırmayayım falan demeyin. baştan yapın anlaşmanızı. tavrınızı koyun. ve asla o sevgilinin evinize o kadar çok girip çıkmasına izin vermeyin. sonra kendinizi "allahım ayrılsınlar da kurtulayım" diye dua ederken bulursunuz.

    sözüm size sümdük, yapışkan, sevgilisinin evine çöreklenen sevgililer: çıkın gidin lan o evden. sizle mi uğraşacak millet? sabah akşam sizin yüzünüzü görmek zorunda mı o ev arkadaşı? yürü git!
    8 -1 ... mistletoe
  7. 7.
    ne sırlar vardır onda ne sırlar.

    3 yıllık ilişkiyi bitirdiler dün ve kız onlayken başkalarıyla oldu gördüm biliyorum o derece.

    neyse adam dedi ki nişanlıyken gelmedin mi benim altıma,benim altımdan da kimin şeyine gittin kim bilir.

    benleyken daha kimlerler yattın falan dedi.hala it gibi seviyo adam.kız başkasının koynundaydı o gelmeden 2 saat önce.

    anladıgım şu bizim kız nişanlıymış bunu biz bile bilmiyoduk bu yıllardr olan sevgilisi bile bilmiyomuş.çocuk araştırıyo ortaya çıkıyo bu.
    2 -1 ... zeytin guzelmis
  8. 8.
    siktir git artık amk kahpesi diyerek evden kovmak istediğim.
    sinirden uyuyamıyorum artık amk, bi insan hatta iki insan bu kadar mı yüzsüz olur lan. amına koduum evinde ne adam gibi muhabbet edebiliyoruz, ne ağzımızın tadıyla küfür edip maç izleyebiliyoruz.
    ya ben her sabah birbirine bebek taklidi yapan iki geri zekalının sesiyle uyanmak zorunda mıyım lan.
    bi insan başkasının evinde nasıl bir sene boyunca kalmaktan hiç utanmaz bi açıklayın hele. gidip bi şey deyemiyo insan buraya yazarken bile elim ayağım titriyor amk. yaa sabır.
    17 -2 ... hitleri yakan yahudi
  9. 9.
    muhtemelen ev kirasından kurtulmaya çalışan bir parazittir sevgili hikaye.
    3 ... ay ve gece
  10. 10.
    Şuan mahkemelik olduğum insan. Dünyanın en adi insanı yemin ederim bıyık bıraksam ondan daha adam olurum. Allaha şükür ayrıldılar.
    3 ... baldankadin