bugün

Tarihi öğrenirken ben olsaydım şöyle davranırdım dediğim oluyordu. Bu oyun bu hayallerimi sanal ortamda iyi kötü gerçekleştirme şansını veriyor.
(bkz: epic games) in 7 ekime kadar bedava verdiği oyun.
Normalde tarih konulu strateji oyunlarını severim. Crusader Kings olsun Total War olsun ama bu oyuna bir türlü ısınamadım.
sanal bile olsa bir ülkeyi yönetmenin, yeni yerler keşfetmenin ve kolonize etmenin, imparatorluk kurmanın vs az çok eğlencesini tattıran oyundur.
resmen amatörce yapılmış strateji oyunu total war serisi buna bin basar.
oyunda osmanlıyı aşırı güçlü yapmışlar oyunu bizimkiler yapsa bu kadar abartmazlardı. eğer bir balkan devletiyle oynuyorsanız hilesiz bir şekilde osmanlıyı yenmeniz imkansız gibi bir şey tabi eğer pro su değilseniz.
40 bin kişilik orduyla 10 bin kişilik osmanlı ordusunu yenemiyorsunuz aynı teknolojiye ve aynı general seviyesine rağmen şaka gibi sanki oyunu isveçliler değilde ülkü ocakları yapmış gibi. bunun sebebinin zamanında avrupalılar da ki osmanlı ve türk korkusundan dolayı olduğunu düşünüyorum. adamlar o kadar korkmuş ki oyunlarına bile yansıtmışlar sanki osmanlıyla değil herkülle savaşıyorsunuz.
rusyaların iyice yaklaşması yetmiyormuş gibi güçlü emperyalist imparatolukların da toprağıma göz dikmiş olması ve bunlara karşın artan gelirim nedeniyle 35.000 civarında olduğunu söylediğim asker sayımı birden 60.000 civarına çıkardım. tabi bu sayılar rakipleriminkilere oranla bir hiçti ancak dediğim gibi müttefiklerimden de yardım alarak iyi kötü direnmeyi umuyordum. neyse tam yeni birliklerime kavuştuğum zamanlarda sonunda beklenen oldu ve rusya ile komşu olduk. ancak beklediğimin tersine bana karşı tutumu nötrdü ve topraklarımda da gözü yokmuş gibi gözüküyordu. ilerleyen yıllarda da aynı tutumunu devam ettirdi. sadece bazen sanki göz dağı verirmiş gibi ordularını sınıra yığdı. her seferinde bu kez savaş açacak dedim ancak öyle bir şey hiç olmadı. diğer korkum olan emperyalist devletler ise kendi aralarında yaptıklarının da katkısıyla benimle hiç ilgilenmediler bile. ben de kalan zamanımı yeni yapılar yaparak geçirdim ve böylece bitti...
ilk başta hedeflediğim bazı şeyleri başaramamış olsam da sonuçtan hoşnut oldum.

görsel
görsel
görsel

not: hokosawa'nın bir süre sonra japonya'daki bütün devletleri birleştirip japonya adını aldığını ve khodynt devletini tekrar vasalım olarak dirilttiğimi söylemeyi unutmuşum

Daha önceki bölümlerini de okumak isteyen var ise(hiç sanmıyorum) buradan okuyabilirler;

Bölüm 1;
(bkz: #44897642)
Bölüm 2;
(bkz: #44898144)
Bölüm 3;
(bkz: #44901543)
Bölüm 4;
(bkz: #44903903)
Bölüm 5;
(bkz: #44908457)
Bölüm 6;
(bkz: #44913575)
Bölüm 7;
(bkz: #44913622)
donanmam kurulana kadar geçen süre işkence gibi geçti. sonunda donanmam hazır hale geldiğinde gözüme kestirdiğim ilkel ada devletlerine tek tek savaş açıp topraklarıma kattım. bu topraklar hem zengin kaynaklara sahip oluşu hem de yeni ticaret yollarına erişebilmemi sağladığı için kısa sürede ülkemi iyice kalkındırmıştı. ancak portekiz, fransa gibi güçlü devletler bana karşı saldırgan bir politika izlemeye başladılar. bu kez ne yapacağımı bilemedim. bunlar bana savaşı açar ve yeni aldığım yerleri tek tek benden alırlar diyordum. neyse yine de iskoçya'yı vasal yapma hevesim gitmemişti ve kısa süren bir savaş ile bu amacıma eriştim. aslında iskoçya'yı da aldığımda bana karşı tutumları iyice kötüleşecek ve savaş açacaklar sanmıştım ancak böyle bir şey olmadı. bu arada ruslar'da artık iyice yaklaşmıştı aramızda sadece kolonize edilmemiş bir iki yer kalmıştı.

edit: söylemeyi unuttum tek Tengrici devlet olarak ben kalmıştım.

devamını sonra yazarım...
20.000 küsürlerde olan düzenli ordumu yaklaşı 35.000 civarına çıkarmıştım. tabi bu rusya'nın 200.000 küsürlerdeki ordusu için hiç bir şeydi. ancak hokosawa, koloni devletim ve şun'un da olası bir savaşta yanımda katılacağını hesaplayarak istilaya karşı koyabileceğimi hatta tazminat ve toprak alabileceğimi düşünüyordum. neyse hala rusların yanıma gelmesine onlarca yıl vardı. ben de iyice güçten düşmüş olan koreye son savaşımı açtım. bir zamanların en güçlü devleti olan ming'de yanında savaşa katılmıştı ancak eski gücünden eser olmadığından kısa sürede ezici bir şekilde yenildiler. ming'den tazminat artı zengin iki ada aldım kore'den ise yine tazminat ve tüm topraklarını aldım. bu savaştan sonra gözüme güneyde avusturalya taraflarında bulunan zengin ancak ilkel kalmış toprakları kestirdim. ancak bunun için donanmam yetersizdi. ben de biraz önceki savaştan elde ettiğim gelirin tamamına yakınını donanma oluşturmak için harcadım. bu arada iskoçya'nın anavatanındaki topraklarının tamamını yitirdiğini afrika'nın doğusunda kurduğu iki kent ile yaşamını sürdürdüğünü fark ettim ve avrupalı bir devleti ulu devletime boyun eğdirmiş olmak için vasal yapmak için daha sonra savaş açmaya karar verdim.

devamını sonra yazarım...
sonra sıra kore ile barış antlaşmasının koşullarını belirleye gelmişti. savaş skorum yüzde yüz olduğundan almak istediğim kadar toprak alıp birer tane de şun devleti ile hokosawa'nın istediği kentleri onlara verdim ve ağır bir tazminat ile savaştan çekildim. Bu arada Amerika'nın doğu kıyısında olan kolonilerim çoğalınca orada bana bağlı yeni bir devlet kurulmuştu ve o bölgenin kolonize edilmesini onlar devam ettiriyordu. Ben de batıya yani sibirya'ya doğru genişliyordum ve bu oyunda hemen her zaman baş düşmanım olmuş rusya da doğuya doğru genişliyordu. daha şimdiden baykal gölüne yaklaşmışlardı. yine komşu olacağımız kesindi ancak bu sefer benden toprak alamayacak diyordum. bu yüzden askeri teknoloji geliştirip iddiaları açmaya ve yeni birlikler oluşturmaya çabaladım. iyi kötü başardım da....

devamını kim bilir ne zaman yazarım

ança bilingler
sadece yeni yerleri kolonileştirip, yeni yapılar inşa edip, teknoloji gelişim hızını artırmaya çalıştığım barış içinde onlarca yıl geçmişti. hosokawa artık bana karşı dostça denebilecek bir tutum içindeydi ve artık benim herhangi bir toprağımda gözü yok gibi görülüyordu. hosokawa ile kurulacak ittifakın çok işime yarayacak olmasından ilişkileri iyice geliştirmeye çabaladım. pek de uzun olmayan bu çabalamalarım sonucunda amacıma ulaştım ve iki müttefikimin de yani hem hosokawa'nın hem de şun'un kore'ye yapılacak olası bir savaşa olumlu baktıklarının farkına varıp kore'ye tekrar savaş açtım. bu savaş beklediğim gibi kore ve müttefiki için büyük bir bozgunla ve kısa sürede tüm kentlerinin istila edilmesiyle sonuçlandı. önce adını unuttuğum müttefiki ile tazminat ödemesi karşılığında barış yaptım. ayrıca her ay ticaret gelirlerinin yarısını bana ödeyecekti

devamını sonra yazarım.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.