1. .
    hayatın içinde uygulanabilmesi için gerçek anlamda cesaret gerektiren bir olgudur bu. çoğu bünye hiç tadamadan bu adrenalini, göçüp gider sırf bu yüzden.
    etrafımızdan, zaman zaman duyarız '' voleyi vuran adam '' hikayelerini. işte bu tipler muhteşem karışımı tutturabilmiş bünyelerdir. peki nedir bu karışım ;
    birincisi zamanlamadır; zamanlama denilsede; bu olgu esprisini içinde barındırır esasında; tesadüfi bir an değildir çünkü, zamanlama; her şeyin zihinde ölçülüp tartıldığı halde birşeylerin daha sezilmesinin beklendiği bir süreçtir. bu noktada bir nüans devreye girer; kimi sezer o anı, kimi sezmesi gerektiğin farkında bile olmadan hamlesini yapmış olur... işin teorikte en zor olan kısım da, o sezgiyi tanımlayabilmektir. zira o tanımlanmaktan münezzehtir.~~ sadece sezilir, olur, ve biter...

    karışımın kıvamı için ikinci şart ise; kaybetmeyi göze alabilecek kadar büyük bir şeye sahip olabilmektir.~~burada bahsettiğim izafi bir kavramdır. çünkü '' kişinin kaybetmeye göze alabildiği kadar büyük bir şey '' ; başkası için hiç bir anlam ifade etmeyebilir. yani o ''şey'' in kişi için, tanımda belirttiğim büyüklükte olması olması kafidir.

    kıvam için son şart, kaybetsen bile kaybettiğine değecek büyüklükte bir masaya oturabilmektir.*~ ki, kaybetsen bile kaybettiğine deysin.
    sanırım herhangi bir konuda vole vurabilmek ( lütfen geniş mana da düşünün bu ifadeyi ekonomik değeri olan bir metayla sınırlandırmayın. ), bu mükemmel uyum sayesinde mümkündür.

    not: yukarıda ki ifadelerimi (bkz: oyun teorisi)' nin bir önermesinden yola çıkarak yazdım. bu önerme herkesin, son derece rasyonel düşünmesi şartına bağlı bir poker masasında, '' blöf yapılacaksa eğer, bu blöfün en kötü elle yapılmasının en mantıklı karar olduğunun matematiksel ispatını içerir.'' fakat poker oynayanlarınız bilir; oyun içerisinde, neredeyse hepimiz; orta karar ellerle çok büyük risk barındırmayacak şekilde blöf yapmaya çalışırız. nitekim genelde kaybederiz. bu durum doğaldır, çünkü pek pek azımız oyun teorisini geliştiren insanlar gibi, dahilik seviyesinde zekiyizdir.ayrıca meraklısı için (bkz: mahkumlar çıkmazı), (bkz: nash dengesi)


    ekstradan not: yukarıda yazdıklarım bir şizofrenin sanrılarından ibaret olabilir. nitekim; ben de emin değilim. onun için; kendi tahlil süzgecinden geçirmeden ciddiye almayın sakın.
    3 -1 ... siddartha