1. 1.
    Abdurrahman Dilipak ın 4 Nisan 2019 gününe ait yazısıdır. Sadece immammoğluna değil Hem nalına hem mıhına vurduğu yazıdır. işte ilgili bölüm

    Demokrasi yanlışlardan birini seçme özgürlüğü değildir!

    Beylikdüzü’nden bir okurum aradı; “Burada bir sürü işadamı var. Çoğunun belediye ile akçalı işleri var. imamoğlu’nun bunlardan haberi olmaması mümkün mü? Eğer Beylikdüzü’nün yiyicileri, Büyükşehir’e gidecek olursa orada da onu rahat bırakmazlar” diyor.

    Ben, adı “imamoğlu” olunca, hele bir de Kur’an-ı Kerim okuyunca dini hassasiyetinin daha yüksek olduğunu düşünmüştüm. O okurun dediğine göre, gerçek öyle değilmiş..

    Her yerde dürüst insanlar var. Okurum yazılarımı internetten okuyor. Aslında AK Parti’ye yakın biri de değil sanırım. “Beylikdüzü’nün yeni belediye başkanı da imamoğlu ile aynı ekipten, onun Beylikdüzü’ndeki emanetçisi” diyor.

    işin kötü yanı ne biliyor musunuz. ilgezdi’den niçin hesap sorulamıyor. Çünkü bu konuda bir “dehşet dengesi” oluştu. “Söylersen söylerim” noktasında. Sonuçta birbirlerine dişleri geçmiyor.

    Dahası bunlar işi bir adım daha ileri götürdüler, belediye meclisindeki farklı partilerden kişiler, perde arkasında el sıkışıyorlar. O “vurgun”u paylaşıyorlar. işin ucu Ankara’da birilerine gidiyor, halkevlerine, cemevlerine, camiye de..

    O okurum diyor ki, imamoğlu da CHP’li, Mansur Yavaş da. ikisini kıyaslarsanız, Yavaş’ın eli öpülür.

    Ben bunları niye yazıyorum? Herkes ayağını denk alsın diye. Bazı gerçekler bilinsin, birileri de bilindiğini bilsinler diye. Her partide bu yamyamlardan var ve bunlar farklı sloganlar söyleseler de aslında zihniyet ikizidirler. Ve bunlar gelinen noktada perde gerisinde ortaklıklar kurarak Mafialaşıyorlar.

    Partiler de bunlarla başedemiyor, çünkü elleri her yere uzanıyor. Onun için hangi partide olurlarsa olsunlar, namuslu insanlar, kendi içlerindeki namussuzlara karşı gözlerini açsınlar.

    Sahi, herkesin bildiği bu gerçekleri, genel başkanlar bilmiyor mu? Niçin bilmiyorlar! istihbarat ne iş yapıyor? Yargı neden bunların üzerine gitmiyor?..

    Evet, o zaman ben şimdiden ihbarda bulunuyorum, bunları takibe alın. Alışmış kudurmuştan beterdir. Bunlar yemeden duramazlar. Bunların kadınlarla ilişkileri vardır. Bunlar kumarbazdır. içmeden vijdanlarındaki zonklamayı durduramazlar.

    Okurum, bana imamoğlu’ndan söz etti. Ben de diyorum ki, imamoğlu sana söylüyorum, “bizim tayfa” siz de dinleyin! Biliyorum Şeytan tüyü var sizde ve her yerdesiniz.

    Bir arkadaş anlatmıştı, bir yıl kadar önce bir belediyede meşru bir işini halletmek için rüşvet vermeden işini yaptıramamış. Sonra da bin pişman camiye gidip dua etmek istemiş, “Rabbim beni affet, Rabbim bu adamlara hidayet ver” diye. Oturmuş, dua etmiş, ezan okunmuş. Namazını kılmış. Tam kalkacak, bir bakmış arkasında o kendinden zorla rüşvet alan adam. “Allah belanı versin, seni şikayete geldim, sen de buradasın” demiş, tabii içinden!. “Rüşvet verirken kendimi çok yalnız ve ezilmiş hissetmiştim. O an utancımdan yerin dibine girdim” diyor. Lanet olası bu herifler yüzünden yaşanıyor bugünkü acılar.

    Bakın, inkarcıların yaptıklarından daha alçakçadır bunların yaptıkları. Bir de utanmadan dindar geçiniyorlar bu aşağılık adamlar.. Halkçı geçineni de, milliyetçi geçineni de, liberal geçineni de aynı şekilde.

    Bunların anne-babaları, akrabaları, hanımları, çocukları yok mu. Onlar bu alçaklığa nasıl razı oluyorlar bilmiyorum. Çevrelerinde akıl ve vijdan sahibi kimse yok mu!

    Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste denmiştir. Elbet bir gün mutlaka! Zulm ile abad olunmaz. Bu dünyanın bir de öbür dünyası var. Bakın kim bunlara yardım ederse bilsinler ki, bunları yakacak ateş onlara da dokunur.

    MASAK cesaretle, Allah’tan korkarak, bunları 90 gün takibe alsın hepsi dökülür. Bu; “devletin malı deniz, yemeyen domuz” diyen adamların çaldıklarına el koyun, Türkiye’nin acil ihtiyaç duyduğundan daha fazlasını bulursunuz.

    Ama ilk şart: “Senin hırsızın”, “benim hırsızım” demeyeceksiniz. Hırsız hırsızdır. “Sakallı”, “matruş”, “başı açık”, “başı örtülü” bakmayacaksınız. Babası hacıymış değilmiş bakmayacaksın! “Vay o namaz kılanların haline ki…” diye başlayan ayeti hatırlayın. Onlar bizi “Allah’la aldatma”ya kalktıkları için iki kere zalimdirler. Kim bir hırsıza “bizim hırsızımız” diye sahip çıkıyorsa, o “bizden değildir”.

    Torpil yok, rüşvet yok, “adil şahidler” olacağız. işi ehline vereceğiz, ehliyet ve liyakat imandan önce gelecek. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalime karşı olacağız. Değilse ötekilerden ne farkımız kalır ki!

    Adalet mülkün temelidir. Siyaset ve bürokrasi vekalet müessesesidir. Varlık ve meşruiyeti, toplumun hak ve hukukunu korumak ve geliştirmektir. Değilse haindir. Şeytanın içimize sızmış askeridir o zaman onlar. Onların o zaman FETÖ’cülerden ne farkı kalır ki. Onlar da aynı şeyi yapmıyorlar mı idi.

    Din ve devlet büyüklerimizi ilah ve Rab edinmeyelim biz de. Allah’tan korkalım. Ve biz de kendimizi gözden geçirelim. Çünkü aslolan bizim kendimizi değiştirmemiz ve bizim de arınmamızdır. Biz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz.

    Belki de onlar, bizim günahlarımızın cezası olarak başımıza musallat edilmiş mahluklardır. Biz kendimizi değiştirelim ki, Allah da bizi bu zalimlerin zulmünden kurtarsın.

    Allah, cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. itiraf edelim ki, “biz zalimlerden olduk” ve şimdi tevbe zamanıdır.

    Selâm ve dua ile.
    6 -20 ... isminiunutanadam
  2. 2.
    hıncal ve engin denen havuaz medyasının yazılarıdır.
    3 -4 ... tarihcix
  3. 3.
    okumadım fakat yinede destek amaçlı eksi verdim. iyi geceler .
    3 -3 ... excellent
  4. 4.
    Dilipakın yazısında imamoğluna verdiği ayar bölümüdür. 4 Nisan tarihli yazısında şöyle diyor Dilipak

    ( Okumaya üşenenler için ilgili bölüm)

    "ben bunları niye yazıyorum? herkes ayağını denk alsın diye. bazı gerçekler bilinsin, birileri de bilindiğini bilsinler diye.

    beylikdüzü’nden bir okurum aradı; “burada bir sürü işadamı var. çoğunun belediye ile akçalı işleri var. imamoğlu’nun bunlardan haberi olmaması mümkün mü? eğer beylikdüzü’nün yiyicileri, büyükşehir’e gidecek olursa orada da onu rahat bırakmazlar” diyor.

    ben, adı “imamoğlu” olunca, hele bir de kur’an-ı kerim okuyunca dini hassasiyetinin daha yüksek olduğunu düşünmüştüm. o okurun dediğine göre, gerçek öyle değilmiş..

    her yerde dürüst insanlar var. okurum yazılarımı internetten okuyor. aslında ak parti’ye yakın biri de değil sanırım. “beylikdüzü’nün yeni belediye başkanı da imamoğlu ile aynı ekipten, onun beylikdüzü’ndeki emanetçisi” diyor.

    işin kötü yanı ne biliyor musunuz. ilgezdi’den niçin hesap sorulamıyor. çünkü bu konuda bir “dehşet dengesi” oluştu. “söylersen söylerim” noktasında. sonuçta birbirlerine dişleri geçmiyor.

    dahası bunlar işi bir adım daha ileri götürdüler, belediye meclisindeki farklı partilerden kişiler, perde arkasında el sıkışıyorlar. o “vurgun”u paylaşıyorlar. işin ucu ankara’da birilerine gidiyor, halkevlerine, cemevlerine, camiye de..

    o okurum diyor ki, imamoğlu da chp’li, mansur yavaş da. ikisini kıyaslarsanız, yavaş’ın eli öpülür.

    ben bunları niye yazıyorum? herkes ayağını denk alsın diye. Bazı gerçekler bilinsin, birileri de bilindiğini bilsinler diye. her partide bu yamyamlardan var ve bunlar farklı sloganlar söyleseler de aslında zihniyet ikizidirler. ve bunlar gelinen noktada perde gerisinde ortaklıklar kurarak mafialaşıyorlar."
    -2 ... isminiunutanadam
  5. 5.
    (bkz: abdurrahman dilipak)
    ... ibretlik libretto
  6. 6.
    Valla bence yazıyı imamoğluna değil, yıllardır dilinden allah lafını düşürmeyip yemediği halt kalmayanlara yazmış.
    3 ... cay tozu
  7. 7.
    Dilipak dedigin adam hacamat yaptiriyor lan. Beyin hucresi kalmamistir onda.
    2 -3 ... ruut altmis alti
  8. 8.
    "allah, cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. itiraf edelim ki, “biz zalimlerden olduk” ve şimdi tevbe zamanıdır"

    Son paragraf her şeyi açıklıyor bir nevi itiraf da diyebiliriz.
    2 ... cay tozu
  9. 9.
    abdurrahman dilipak'tan sonrasını okumadım. aslında ismini unutan şahsın yazdığını bilsem bu entrye bile girmezdim.

    abdurrahman dilipak kim? "8 martta yürüyüş düzenleyen kadınlar fahişelikten yargılansın" diyen zıhcahil meczupun biri.

    siyasal islamın yeli nereden eserse oraya dönen biri. tıpkı ismini unutan fikir fahişeleri gibi.

    geçiniz...
    6 -2 ... noxeca
  10. 10.
    Siyaseti ve siyasetçiyi takım tutar gibi tutan bir zihniyette olduğumuz müddetçe türkiyede değişen hiçbir şey olmayacak. Kesesini küpünü dolduran bir seçimle köşesine çekilecek, ardından açgözlü diğerleri gelip yerini dolduracak. Çünkü biz buna layığız. Çünkü halkın genel gidişatı bu. Çünkü Herkes haram helal köşeyi dönme kazıklama fırsattan istifade etme alavere dalavere çevirme birbirini dolandırma düzeltme derdinde. Dürüst olanlar dışlanmakta ve onlara hayat hakkı tanınmamakta. Yeni nesil ne yapsın, onlarda bu durumu görerek büyüklerini örnek alıyorlar. Bilmiyorlarki umut vadeden seçim zamanı at gibi koşturan bıyıklarını kesip üzerine şirinlik muskası takınan muhalif (bursada) bir siyasetçinin bu süre zarfında 200 daire sahibi olduğunu. Gülümseyerek gezindiğimiz ilçe belediyesinde kendi yandaşlarına ihaleyi vermek için diğer rakiplerini rüşvetle nasıl safdışı bıraktığı ne bilsinlerki? Zannediyorlar ki devletin nimetlerini hep iktidar yiyor / yiyecek. Sanıyorlarki Muhalefet iktidar olunca hiç yemeyecek. Bilmiyorlarki al birini vur ötekine. Hepsi aynı bokun laciverti. O mecliste birbirinin gırtlağını sıkanların, öğlen paydosunda yanyana masalarda gülüş cümbüş nasılda kuzu tandırı birlikte gömdüklerini ne bilsin gençler? Kavga hakka yada halka hizmet değil. Kavga rantiye meselesi. O gitmiş bu gelmiş çok da önemli değil aslında. Sadece kimin ne kadar yiyebildiği önemli. Kimi dinle imanla mukadesatla aldatıyor, kimi atatürkle ideolojiyle rejimle gözyaşıyla ve kitapla.
    1 -2 ... gazeloglu