1. 1.
    Türk edebiyatı'nın en önemli yazarlarından olan yusuf atılgan'ın 600 sayfa kadar yazdığı söylenen, sonrasında ise yaktığı eseri. eğer yayımlansaydı rahmetlinin ikinci romanı olacaktı.

    O kadar alçak gönüllü bir adam ki kendisi, Sırf anlatım tekniği Faulkner’ın Döşeğimde Ölürken‘ine benziyor diye onca emeği bir çırpıda yok ediveriyor.

    --alıntı--
    bu romanla ilgili bilgilere refik durbaş’ın yaptığı söyleşiyle ihsan bayram’ın atılgan’la ilgili anılarında rastlıyoruz.. refik durbaş’a şunları söylüyor :

    ‘1965 yıllarıydı.. bir köy romanı yazıyordum ‘eşek sırtındaki saksağan..’ romana başladım, yazıyorum.. roman nerdeyse bitmek üzere : birden yadırgadım.. o sıralar faulkner’in ‘döşeğimde ölürken’ini okuyorum.. bu romanın tekniğini kullanmışım.. içeriğiyle pek ilgisi yok.. biliyorsun faulkner’in bu romanında olayı birisi anlatır, sonra başka biri alıp götürür.. benimkindeyse geçişler çok daha sözel bir geçiş gibi.. yani o sözü orada biri bırakmış da burada başka biri alıyor.. çok güzel bir ayarlama da yapmışım.. öyle olduğu halde büyük bir benzeşim havası yarattı bende ve o romanı yırttım.. şimdi ise pişmanım tabii.. (refik durbaş, ‘aylaklık en zor iş ona göre’, cumhuriyet dergi, 7 şubat 1988, sayı:102..)’

    ‘ihsan bayram da anılarında bu olayı şöyle anlatıyor :

    ‘o aralar bir köy romanı ‘eşek sırtındaki saksağan’ı yazıyordu.. ilk kısım ‘ali’ ile başlıyordu.. ali felçli bir çocuk.. roman ilerledikçe ortaya çıkan kişiler olayları kendi ağzından anlatıyorlardı.. eşeklerin sırtında yara olunca kurtlanır.. saksağanlar bu kurtları çok severler.. konarlar sırtlarına, onları yerler.. yaranın çabuk iyileşmesine yardımcı olurlar.. işte romanın adı buradan geliyordu..

    roman, daktiloya çekilmeye kalmıştı.. daha önce sözleştiğimiz gün köye gittiğimde ne yazık ki sayanın yanındaki ocakta duran külleri gösterip : ‘işte eşek sırtındaki saksağan’ dedi..

    benim çok üzüldüğümü görünce : ‘son günlerde faulkner’den bir roman okudum.. iç diyaloglar vardı. benimkine benzettim.. köy romanı kolay yazılmaz.. çok emek ister.. daha iyisini yazarız, sen üzülme be ihsan’ dedi.. (yusuf atılgan’a armağan, s. 47..)
    --alıntı--

    kaynak: http://www.aylakadamiz.com/archives/7117

    edit: kaynak eklendi.
    4 ... here is no peace