1. 1.
    gariptir, kışın soğuktan, yazın sıcaktan umutsuzlaşırız.
    umutsuzlaşıp kendimizi rutubetli odalara kapatırız.
    ya tahammül ya sefer yolculuğunda kendi içimize bakıp donarız.

    sonra, bu dünyada kendimizden başka, kendi hiçliğimizden
    ya da haylaz çocukluğumuzdan başka sığınacak bir kalp var mıdır?
    ne kadar umursamaz gözüksek de merak ederiz.
    anlaşılmamak, bilinç altımızda, şizofren diyaloglarla yeni bir oyun sahneye koyarken
    kimimiz hayata kusup geri çekilir, kimimiz sefere devam eder.

    o sebeple bütün hassas ruhlar seyyahtır dervişim.
    çünkü yerleşik olduğun an ölüsün!

    ve şems ile mevlana gelir akıllara, ruha inmek içün. gerisi safsata:

    "Sems-i Tebrizi, bir gün halk arasinda, Mevlana'nin elini yakalayip öper ve ona:
    "Dünyanin sarrafi beni anla!" diye hitap eder ve kaybolur.
    iste bu sohbet veya bir anlik görüsme tarihinden takriben sekiz sene sonra şems,
    Konya'ya gelecek ve Mevlana ile içli disli sohbet edecektir."

    kronoloji böyle ilerleyecek diye bir kaide yok.
    ama bütün cinsiyetler üzerinde elest bezmindeki iki ruh karşılaşmıştır orada.
    darısı hepimizin başına:

    dünyanın sarrafı beni anla!
    5 ... oyuncakdunya