bugün

Doktor olmayanlarin bi derdi yok doktor olan 1.sinif tipcilarin senelerce verdigi emegi cevreye duyurma cabasiyla olusturdugu polemik.
ulaşılmayan ciğere murdar demektir bazen. lakin doktorların çoğu da hakikaten nefret edilesidir.
nasıl tedavi ettiğinden ziyade davranışı önemliyse gitmeseydin aynı doktora koçum, niye sabrettin o kadar, niye dayan olum az sonra bitecek gibi küçük emrahçılık oynadın koçum burda bir çelişki var ama neyse hadi onu geçiyorum hangi devlet dairesinde tamamen halka iyi davranan bir memur gördün, e sonuçta doktor da bir memur değil mi koçum, öleceksek ölürüz demişsin ya koçum o zaman götün sıkışınca kuyruğunu sıkıştırıp da gelme be koçum.

edit: ha bir de yarımız kadar puan alıp laboratuar sonuçlarından anlayacağını düşünüyorsan götün çok kalkmış be yavrum. sen o osuruk puanlarla neden tahlil istendiğini zaten kavrayamazsın be yavrum.

edit2: hak edene hak ettiği gibi davranacaksın. sen adam ol gel yanıma derdim var de başım gözüm üstüne ha eğer üstüne vazife olmayan işlerde tutarsız tutarsız beyin fırtınası yaratırsan o küçük beyninde kaybolur gidersin.
2 tane serum takıp 2 saat yatırdığı halde, neden ötürü midemin bozulduğunu söylemeyen, ilaç dahi yazmayan, hadi iyi günler diyen doktorların ülkemizde olmasıyla alakalıdır. 2 saat yatırdın, 2 serum verdin lan! ne olduğunu anlat bari arkadaş. diğerine giderim, benden önce kime gittiysen ona git der. bir başkasına giderim 11:45'de yemeğe çıkar. gel de sev şimdi bunları.
Doktor değilim ama nefret etmiyor hatta bayılıyorum. Sadece birine tabi.
Burada temel birkaç sorun var;
1- bir doktorla hastanın iliskisinde hastanın psikolojisi sudur; (bilinçaltında)"ben hastay, zordayim, sikintiliyim, ve bu da beni iyileştirecek olan kisi." burada bir yardım isteme, medet umma durumu vardır. Dolayısıyla burada doktor karşısındakine bu durumu hissettirmeyecek sekilde davranmalı. Çünkü hasta otomatikman doktoru kendisinden Ustun görüyor. Burada doktor bu durumu gözden kaçırırsa söylediği her laf hastaya batar.

2- bu bir kişilik karakter meselesidir. Kimi insan karaktersizdir ve iyi bir konuma geldigi zaman bunu hemen kullanma eğilimi gösterir. Bu doktor icin degil tüm insanlar icin geçerlidir.

Yalnız burada gözden kaçırmamak gereken önemli bir konu var; bu da doktorların calışma koşulları...

Sanıyorsunuz ki doktor 8de kalkıyor, gerine gerine 9da polikliniğe geliyor. Koltuğuna yayilip hastalarına bakıyor. Saat 4 olunca da evine gidiyor.

Kısaca nobet ertesi bir günümü size anlatayım:
Sabah 07:15de servise gelinir ve yatan hastaların pansumani yapılır. Tüm hastalara tek tek bakilip o günkü durumu değerlendirilir.
Sonra 1 gün sonra ameliyat olacak hastalar yatış icin gelmiştir, onların yatışı yapılır. Ardından 8de ameliyatlar baslar, biri biter digeri, sonra digeri ve digeri... Saat Kacta biteceğini Allah bilir. Saatlerce ayakta iki buklum bekler, öğle yemeğine bile gidemezsin ameliyat uzunsa.
Ameliyatlar bitince polikliniğe geçersin, kapıda 10 hasta vardır. Her hasta çıktığında 3u aynı anda içeri dalar. 2sini çıkartır birini muayene edersin. Muayene sırasında birşey soracam vs bahanelerle 2-3 kere muayene bölünür. Randevusuz bakılmak isteyen uyanıklar girip sıra numarası ister. Genelde astım, kanser vs hastalıkları olduğunu ya da çok yaşlı olduklarını söylerler. Kabul ederseniz kapıdaki hastaların randevu saati ileri sarktigindan sizi suçlamaya, söylenmeye başlarlar. Kimi zaman kavga çıkar. Kabul etmezseniz "astimli, kanserli veya yaşlı hastaya Randevusuz bakmayın gaddar insan" olursunuz. Bu arada falanca doktorun yakını, filanca bölümün hemşiresi, öteki bolumdeki personel zaten sıra almadan gelir ve bakmak durumunda kalırsınız.
Size ayrılan muayene süresi 5 dakikadir, hastaya iyi bakayım, yararlı olayım der ve bu süreyi bir hasta icin 10-15 Dakika'ya çıkarırsanız kapıda homurdanmalar baslar. içeride bunca zaman ne yaptığınız sorgulanır. Çünkü kapıdaki o sorgulayana gore diğer hastalara 1 dakikada bakıp göndermeli ve böylece ona erkenden sırayı getirmelisiniz; ancak sıra ona geldiginde 15 dakika onu dinlemeli ve uzun uzun muayene etmelisiniz.

Uzatmayayım gün boyle biter ve saat bir sekilde 17;00 olur. Mesai biter. Ama eve gitmek yoktur. Serviste bekleyen hastalr vardır. Oraya gidilir. Yatan hastalara bakılır yeniden. Ameliyat olmus hastalar pansumana gelmiştir, onların pansumani yapılır. Nöbetçi iseniz o gece, herkes gider ve gergin bekleyişiniz baslar. Sabaha kadar yatan hastalarda çıkan her problemi, acil servisten sizin bölümümüzle ilgili gönderilen her hastayı, hastanede diğer bölümlerde yatan hastalardan sizin alanınızı ilgilendiren her problemi çözmek sizin gorevinizdir. Gecenin 3jnde de, 5inde de...

Sabah oldugunda eve gidileceği ve dinlenilecegi düşünülüyorsa burada büyük bir yanılgı mevcut. Çünkü mesai devam eder. Gece boyunca 1de, 3de, 5de 6da hatalarla ilgili problemler çıksa ve bunlarla uğraşsanız dahi bir gün sonra gerek ameliyathanede, gerek serviste, gerek poliklinikte az önce bahsettigim herseyle yeniden yüzleşmek zorundasinizdir. Evet uyku goZunuzden aksa dahi, açlık basa vursa dahi.

Ne dertliymis diye dusunmeyin. Bu yola çıkarken bunları zaten kabulleniyoruz. Ben şahsen pişman da değilim. Memnunum hayatımdan.

Ancak tüm bunların zaman zaman gergin olmamızı aciklayabilecegini düşünüyorum. Kişilik problemi olan çok doktor gördüm, ama hayatımda hiç kötü niyetli dr görmedim. Aksine %99u çok fedakarca çalışan insanlardı...
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.