1. 1.
    özellikle 80'lerden farklı bazda alınmış, içerisinde göz önünde isimler olarak, bilimum sezen aksu'nun da gazını alaraktan,

    (bkz: tarkan)
    (bkz: yıldız tilbe)
    (bkz: levent yüksel)
    (bkz: sertab erener)
    (bkz: mustafa sandal)
    (bkz: ferda anıl yarkın)
    (bkz: burak kut)
    (bkz: hakan peker)
    (bkz: metin arolat)
    (bkz: sibel alaş)
    (bkz: serdar ortaç)
    (bkz: rafet el roman)
    (bkz: asya)
    (bkz: taner) gibi isimlerce sürüklenmiş, fakat özellikle 90'ların sonuna geldiği zaman internet denen zamazingonun da etkisiyle özelliğini ufak ufak yitirmeye başlamış, daha çok 2002-2003 gibi genç nesil denen topluluğun da alternatif müzik türlerine kaymasıyla ufaktan kendisini yitirmiş müzik kültürüdür efenim...
    1 ... faidelibilgi
  2. 2.
    benimle oynama ile büyük bir patlama yapan müzik türüdür doksanlar pop.
    1 ... renovatio
  3. 3.
    Zamane sozlukteki bu konuyla ilgili 2 entrymin birebir kopyasıdır. Dönemin popular şarkıcılarıyla ilgili kısa kısa değerlendirmeler. Buyrunuz efendim:

    af: asrın ve ferhat ve yanında bulunan bir kaç elemanla başlamışlardı. asrının kıvır kıvır saçları çok ilgi çekmişti hatta o dönem kızların odalarını süslüyordu af posterleri. barış manço coverlarıyla iş çok yürümedi tabi. tas gibi şarkısı ise yaptıkları en iyi işti sanırım. daha sonra nu-metal grubu olarak asrınsız birleştiler. yine bi halt olmadı.

    ajlan-mine: "pranga zinciri takmadan, gidelim desem olmuyor, yine gözlerin gözlerin, ben tutsak eder" sesleri çok iyiydi. jazz söylemiş olmanın verdiği altyapıyla kaliteli işler çıkarmışlardı. "aşkolsun-aşkolsun, aşk olmazsa meşk olsun, gel benimle oynama aşkolsun" tribünlerde takımlara bile uyarlanmıştı. sonra ajlan ayrıldı solo takıldı "var misin içelim biz bu aşkı delice" diyerek kulaklara aktı fakat ne oldu, azrail bu başarıyı kıskandı ve aldı götürdü bizden onu. nur içinde yatsın.

    akın: kıvırcık saç-kirli sakal kombinasyonu ile çıkıp "kafanı bozma öyle her aşka götürelim yakışır sana" demiş rebekanın yerine davet etmişti bizi. sanırım buna benzer başka şarkılar çıkaramadığı için silindi. 2000lerde hortladı. iplenmedi

    ali güven: bu adam 1997 de okul servisinde tüm öğrencilere şarkısını ezberletmeyi bilmiş, tren garında çektiği kliple de sanırım kral tv listelerinde uzun süre birinciliği kimseye kaptırmamıştı. başarısı tek şarkılık olunca kraker reklamlarında sürter oldu seneler sonra.

    asya: olmadı yar, uçtum seninle, vurulmuşum sana, isyankar, beni aldattın... bu şarkılardan sonra aklıma gelen tek kelime "kalite" olmakla beraber saltanatı kısa sürdü. sanırım evlendi ve kayboldu ortalıktan. siz de özlediniz mi?

    ata: "boş yere ağlama kalbini bağlama ankara kızlarına" dizeleri, akustik gitarı, kıvırcık uzun saçlarıyla kulaklarımızı tırmalamış biri. ankara kızlarından tokat yemiş herkesin benden mp3 ünü yollamamı istemesi sebebiyle ayrı nefretimi kazanmıştır. gereksiz.

    ateş: sahilde acayip kızlarla dans ettiği klibiyle hatırlanabilecek şahıs. "arzular ateş olmuş yanıyordu, gözlerim seni hep arıyordu" (bkz: cingene ruhum)

    ayna: nasıl değinsem bilemiyorum. olunce sevemezsem seni gibi inanılmaz bir iş varken akdeniz varken eleştirmek haksızlık mı olur acaba? bir kitleleri olduğu kesin.

    ayşen: yabancı şarkılara yazdığı türkçe sözlerle iyi bir trend yakalamıştı bir dönem. (bkz: aman be) dinlerken keşke kaybolmasaydı diyorum

    aşkın nur yengi: sevgiliye gibi türk popunun gidişatını değiştirmiş bir albüm yapmış olmasına rağmen sezen aksuyla ters düşmesi sonunu hazırladı. bundan sonra ne uzar ne kısalır ama 90ların efsanesidir. (bkz: serserim benim) (bkz: ayrılmam)

    barlas: teomana şarkı yazarak başladı önce. sonra "ben istedim yar bir bana baksın, yüreği küt küt bir bana atsın" dedi. sanırım yazdığı şarkılar başkalarının ellerinde daha kıymetli.

    bay x: sana degmez şarkısıyla piyano başında bir kliple gelmişti. orda kalmış olmalı ki hatırlayanı çok az.

    bendeniz: "ya sen ya hiç bana aşkın lazım" diyerek zıplamıştı piyasaya. ilk zamanlar çok iyiydi. daha sonra çok kilo aldı kayboldu ortadan. geçen sene yeni bir albümle geri döndü fakat 90larda kaybolmasının sebebi için (bkz: ve volkan)

    bora gencer: (bkz: hadi hadi şeker) genç kızların sevgilisi olacak falan demişlerdi bu adam için. kimse bu kadar kötü olabileceğini tahmin etmemiştir herhalde.

    bora öztoprak: cicek dilligil ile olan evliliği müziğinden çok konuşulmuştu. basima bela misin ve seni seviyorum gibi şarkılara haksızlık bence.

    burak kut: "çılgııınııımm, been aşkıınnaa hazııırıımm" şarkısından sonra bebeto lakabı takılmıştı kendisine. bu entry i yazan kişinin kendi isteğiyle aldığı ilk albüm olan nereden geldim nerelere gidecegim i çıkarmış olması hala bir saygı hissi veriyor. kilo almış olması ortadan kaybolması için yeterli bir sebep miydi? bence hayır. (bkz: yaşandı bitti)

    candan ercetin: sandalyeyi ter çevirip oturmuş bir kadın. hiç bir zaman ele ayağa düşmedi. yalan gibi bir efsaneyi söylediği için ben şahsen müteşekkirim. ya siz?

    cartel: içimizde bu grubun çıkış şarkısı olan carteli ezbere bilmeyen yok gibi geliyor bana yoksa suphen mi var. kan kardeşler hiç bir zaman ayrılmaz diyip 2 sene sonra para yüzünden ayrılmaları bence büyük bir ayıp.

    çelik: naber celik ataturk nasil dedirtecek kadar kendini sıkıp atatürke her albümde şarkı yazmasaydı insanlar samimiyetine daha fazla inanırdı sanıyorum. müziği ise tam bir ying yang. cici kiz dongi dongi gibi son dönem saçmalıkları dışında hercai bu sehirde varken kötü birşeyler söylemek te haksızlık.
    10 ... avedis
  4. 4.
    aşkın nur yengi'nin sevgiliye albümüyle başlayıp; hakan peker, yonca evcimik ve harun kolçak'la hızlanan akım.
    1 ... free zone
  5. 5.
    cemali: şu ana kadar bu grup hakkında konuştuğum herkesin söylediği ortak şey: yeniden duymak istiyorum

    ciguli: haksızlığın kralına uğramış, bence sesini kullanışı çok ayrı bir yerde duran adam. biz ne yaptık? adamla kafa bulduk. vicdan azabı çekmemek elde değil. bu düşünceme katılmayan varsa yapma bana numara şarkısının ilk 2 dakikasını dinlesin.

    demet sağıroğlu: arnavut kaldirimi ve kinali bebek ile beklentileri o kadar yükseltmişti ki bir daha asla o seviyeye çıkamadı. uzay heparı ölmeseydi daha iyisini yapabilirdi bence.

    deniz arcak: "deli ettin beni sinir ettin, sen bu aşkın bana zehir ettin" çok iyi bir iş değildi belki ama vurur ve eller aldatir her playlistte bulunması gereken şarkılardır. evlendi de kayboldu bi ara sonra geri geldi falan...

    deniz seki: sezen aksu ya yaranmak için ahmet şarkısıyla çıkış yapmıştı ama yıldız tilbe sayesinde herkes "kim bu şarkıyı söyleyen" demişti. kop gel gunahlarindan ın üstüne fazla bir şey koymadı. orta ayar işler çıkardı. göğüslerini gözümüze soktu, popstara jüri oldu okan bayülgene yapıştı.

    ebru yaşar: seni anan benim icin dogurmus albümünden önce çıkardığı albümü babamın arabada ısrarla dinlemesi sonucu erken yaşlarda kendisinden nefret etmiştim. o albümün ismi de bu sahilde olsa gerek. ahım tutmuş olmalı

    ecem: "korkma" şarkısı güzeldi. tek atımlık kurşunu varmış demek.

    eda berker: beni sana hapsettin geceleri radyolardan hala istek alır. öğütülmüş gitmiş yüzlerce şarkıcıdan biri.

    ege: yaz mevsiminde bir kıza tutulma arefesinde hangimizin aklına "başlamam, biteceğini bile bile bu aşka başlamam" sözleri gelmedi ki? sanırım onun büyüsü de doksanlardaydı, daha sonra kayboldu.

    elif: vazgecmek icin erken şarkısı tek olayıymış belli ki. yazık oldu.

    emel müftüoğlu: erdal ile başladığı kariyerinde yaptığı ilk albüm dışında pek iş sığdıramadı. hovarda korkuyorum gibi şarkılar kolay kolay gelmez yine de.

    ercan saatçi: kim ne derse desin, bu adam bütün doksanlara damgasını vurdu. gerek kurduğu gruplar, gerekse solo kariyerinde. tam ondort saat oldu klibini hatırlamayan var mı?

    erdal çelik: "biletini kestim senin güle güle sevgilim" dışında iyi şarkıları bulunsa da kimse ümraniye saçıyla sahneye çıkan bir adamın albümünü almaz.

    erol köse: (bkz: doktor erol bey) fazla sözer gerek yok

    fatih erkoç: ellerim bomboş, oynatmaya az kaldı falan derken ne olduğunu şaşırmış bir adamcağız. yayınladığı programlarda da bir jazz söyler bir pop söylerdi. kimlik çatışması yaşamasa daha iyi olurdu.

    ferda anıl yarkın: ses iyiydi. sonuna kadar ın havasını kariyerinin sonuna kadar kullanamayacağını tahmin edemedi. şimdilerde hortladı.

    gökhan kırdar: fayton ve yerine sevemem varken bir anda sustu. yeni şeyler deneme sevdası yüzünden sessiz kalmak işine geldi sanırım.

    gülşen: pijamalı kızı evlenene kadar herkes beğenirdi. o zamanlar kalça göğüs göstereyim derdi yoktu tabi. bu ask adam olmaz ı dinlerken "neydi ne oldu" diye soruyorum hep.
    keşke hep pijamalı kalsaydı.

    göksel: sabir ve uzun uzun yollar ilk albümden onun farklı bir yerde duracağını göstermişti. 90lardan sonra biraz düşüşe geçmesinin sebebini bilemem

    hakan peker: bu adamı 13-14 senedir biliyorum ama tipi hiç değişmedi. hey corc faciasından sonra bir efsane bence imajını düzeltmişti. her yıl bir hit şarkı çıkarması da ilginçtir. doksanlardan sonra o da azıttı.

    harun kolçak: müzisyenliğine kesinlikle lafım olamaz ama kimse gir kanima nın klibi kadar kötü bir klip çekemez. gay olması onun reklamını ne kadar yaptı bilemiyorum ama "atın ölümü arpadan hadi gelin arkadan" sözleriyle zıavanadan çıktığını gösterdi. doksanlardan böylemiydi halbuki, kıvır kıvır saçları kemik gözlüğü vardı. peeehh

    hazal: osman abim evde mi şarkısını kim ona söylettiyse kaybolmasına da o sebep oldu. yoksa elden yar olmaz sevdalim ve surgun askimiz ı ben çıkıp söylesem albüm 1 milyon satar.

    hülya avşar: maalesef hayatımızın her yerine giren bu iğrenç kadın doksanlarda da türk pop müziğine elini atmış ve kıçını sallaya sallaya "seeenn beniiimm cannıııımmm, seeenn karaa sevdallıııımmm" diye haber bültenlerine konu olacak bir klip bile çekmişti. sensiz kaldim ise istisnadır nazarımda

    izel: seksi olmaya çalışmasa, sesini ön plana çıkarsa kimse ne onunla ne müziğiyle dalga geçmezdi. 2000ler ona da yaramadı. (bkz: kızımız olacaktı) (bkz: ah yandım) (bkz: galibi sen)

    izel çelik ercan: şarkıları bence çok masumdu. "dağılıp daha fazla kulak tırmayalamaya başladılar" diyenlere terlik fırlatmak gerek. "dönmelisin dönmelisin artık benim olduğunu bilmelisin" gibi bir şarkı varken eleştirilmelerini anlayamamışımdır.

    jale: doksanların kaybedeni.

    kenan doğulu: "şaparım bilirsin" bu şarkıyı dinledikten sonra hangimiz bu günlere gelebileceğini düşünmüştük? küçükken bu adamın güneşi vardı sembol olarak, ben takardım mesela. kardeşi ozan doğulu onun sesini müzikal istikrara döktü ve bu günlere gelebildiler. kursun adres sormaz ki gibi etkileyen bir şarkı ben 6-7 senedir pek dinlemedim.

    kerim tekin: siz de üzülüyor musunuz?

    levent yüksel: med cezir doksanların en iyi albümlerinden biri iken sertab erener in kendisini terk etmesiyle saçmalama sürecine girdi. "kadınım söyle sen mutlu oldun mu? bu deli adamı unuttun mu?" yazarken bile içim sızladı.

    melis sökmen: macka şarkısı sonrası kaybolması beni mutlu etti açıkçası. (bkz: gereksiz)

    metin arolat: metin oralet diye dalga geçilecek kadar kalitesiz işler çıkarmasına gerek yoktu. dert degil klibi ve merve ildeniz dışında ne kattı?

    mirkelam: "koşan adam" "söz ve müzik: mirkelam" olarak kalmış aklımda. kötü olduğunu hangimiz iddia edebiliriz. televizyonda gördüğüm 50 tane mankenden bozma şarkıcı bir mirkelam etmez gözümde.

    mustafa sandal: şimdi nefret ediyorum bu adamdan ama playlistimi kurcaladığım zaman dinlemeden edemediğim bazı şarkılar nasıl bu adama ait olabilir bunu anlamak zor. jest oldu şarkısının sözleri saçma gelse de altyapısının güzelliği apayrı bir nokta bence. (bkz: gidenlerden) ses kötü olabilir ama yeteneğine laf söylemek haksızlık olur.

    nalan: ne çok ayağa düştü, ne çok yukarı tırmandı. "hadi yarim-bana he de yarim" listeleri kısa bir süre alt üst etmiş olsa da delikanlı kız tavırları çok işine yaramadı.

    nazan öncel: efsaneleştiği yıllar. bir albümle özetlenebilir sanırım. (bkz: göç) fazla söze gerek yok

    nida: evimizin gelini klibi dışında hatırlanması gereksiz bi adam

    nilüfer örer: sesi kötüydü fakat çıkış yaptığı iki şarkı mevsim bahar ve simarik onu bir süre taşıdı. bu şarkılarla hatırlamak en iyi sanırım

    niran ünsal: (bkz: haktan) bu şarkıya ve edindiği şöhrete yazık etti. kokain davalarından sonra kendini toparlamasını kimse beklemiyordu zaten.

    oya bora: "ara beni/öptüm seni seni/çok özledim deli gibi" dansını hatırlayanların sayısı az değil. tam doksanlara layık bir gruptular ve orada kalmış olmalarından gayet memnunum şahsen. ayrı bir duruşları vardı.

    ozan orhon: (bkz: ortada kuyu var yandan geç)

    pınar aylin: evlilik bokuna herşeyi silip attı. halbuki micheal damien ile düet bile yapmıştı. adam olaydin deliler gibi çok güzel şarkılardı. asla o tadı yakalayamaz bundan sonra

    rafet el roman: burak kut başlığında bahsettiğim ilk kasedimi alırken abim de bu adamın gencligin gozyasi albümünü almıştı. bu hayranlık yüzünden az dinlemek zorunda kalmadım rafet i. ancak amerika sorma neden gibi şarkılarla bu nefreti saygıya dönüştürmesini bildi. son mektup şarkısı doksanların en güzel şarkılarından biridir.

    rengin: keşkeyle başlayan onlarca cümle kurmak gerekir onu anlatmak için. (bkz: yalnız gece)

    seden gürel: "bum bum bum daldan bir dala kondum" sanırım en büyük ızdıraplardan biriydi. devlerin aşkı ile affettirdi kendini.

    şebnem ferah: bu listede olmasını ben hiç yadırgamıyorum. kadin albümünü ingilizce kaydetmiş olsa dünyada efsane olurdu. turkce rocktaki patlama başlığında irdelediğim gibi bir çok popçunun albümlerinde destek vermiş olması onun popülerliğini gözler önüne seriyor olmalı.

    serdar ortaç: piyasayı bilmesi en önemli avantajıydı. (bkz: karabiberim)

    orçun: gece inmeden ve ama yine de gibi iki "sesimi titretirsem bu iş olur hacı" modunda yaptığı şarkının tutmaması sonucu ortalardan kaybolan popçu. başkası bu şarkıları söyleseydi ne olurdu bilemiyorum.
    15 ... avedis
  6. 6.
    seçil: yerebatan sarnıcındaki uhde klibini kral tv de her gördüğünde tırsardım eskiden. daha sonra unutursun gonlum gibi güzel bir şarkıya imza attı. yazık oldu.

    sibel sezal: gece ay sahit gibi bir şarkıyı söylemeden önce fikret kızılok un onu keşfetmiş olması sesinin güzelliği konusunda bir fikir veriyordur umarım. biz mi onu anlayamadık?

    ah canım ahmet: "şarkısı lakap olarak üzerine kalan popçu" klanından of aman nalan ve hadi yine iyisin tayfunla beraber üçüncü temsilci. ah canım şarkısı dışında hasret adında çok güzel bir parçası olmasına rağmen olmadı, yapamadı, tutunamadı.

    yamaç: sen bilirsin isimli şarkısıyla kral tv top 10 listesinde zirvede bir süre kalmış yarma popçu. klibini bilenler bilir. vücuduna ait olması mümkün gözükmeyen ince bir sesi vardır.

    göksel gonca: eğer bu liste şu an varsa ve bu yazar doksanlar popuna ilgi duyuyorsa gonullu yazildim isimli şarkı buna vesiledir. bence zirvede bırakıp gitti, çoğu kişi onu hatırlamasa da.

    cankat: "şıt kız baksana banaaaa, kalbüm atıyor dum takaaaa" sözleriyle hatırlayacağımız almancı popçu. kliplerdeki zenci furyasını başlattığı için çok olumlu bakılmaması gereken bir adamdır aynı zamanda.

    doğuş: gamsizşarkısı sayesinde hayatımıza girmiş olan bu arkadaşımızın plajda parende attığı klibi hatırlamayanınız var mı? maalesef doksanlarda başlayıp 2000 li yıllara sıçramış bir hatadır doğuş.

    hilal cebeci: geçelim.

    sinan erkoç: "oyna da oynaaa kafana göre oynaa, oyna da oynaa yakışır sanaaa" diye hiperaktif bir şarkısı olduğunu hepimiz hatırlıyoruz. bu acı deneyimin abisi fatih erkoça özenmesinden kaynaklanması ise ayrı bir muamma. kayboldu, iyi oldu.

    ragga oktay: çokonata kız faciasıyla kurtulduğumuzu sandığımız bu şahıs yıllar sonra turkcell reklamlarıyla hortladı ve televizyonların değişmez parçası oldu. arada geçen 5-6 ragga oktaysız sene gerçekten güzeldi.

    mansur ark: söyleyecek çok şey yok. doksanlarda ortaya çıkardığı ortalama işlerden sonra geri dönüp saçma ötesi "gazla gitsin" şarkısıyla sabır sınaması yapmaya çalışıyor sanırım.

    şebnem paker: incecik fiziğiyle 97 eurovision yarışmasında sade bir sahne performansı eşliğinde ülkemizi temsil etmiş, avrupa üçüncülüğünü kazandırmış bu güzel ses kaliteye ne kadar önem verdiğimizi gösteriyor sanırım. geri gel şebnem!

    rober hatemo: (bkz: esmer) (bkz: oeeeehhh)

    inan: anlatmak zor isimli şarkısı ortalamanın fazlasıyla üstündeydi. sonrasını bu listelerdeki çoğu şarkıcı gibi bilemiyoruz. o da almancıydı.

    soner arıca: vefasiz ve deniz gozlum gibi iki güzel şarkı varken neydi bu adamın öne çıkmasını engelleyen. kadi inanır ın yeğeni olması mı? erfoğan arıca gibi başarısız bir abisi olması mı? (bkz: kapını calan benim)

    zafer peker: kafayi taktim sana şarkısından daha çok ses getiren diyemedim şarkısı klibiyle ben de fazlasıyla etki bırakmıştır. hakan pekerle kurdukları peker müzik ten çıkardığı vasat albümlerden sonra bıraktı bu işleri.

    sertab erener: lal albümü gibisini 2000li yıllarda yapamaz. ses ve şarkı seçiminin en güzel örneğiydi o yıllarda. saygıda kusur etmek istemem.

    sevda karababa: basimin belasi gonlum dışında hatırladığım tek şey google da arattığınızda porno sitelerinde isminin çıkması

    sezen aksu: 90larda yapılmış neredeyse her albümde eli olması sebebiyle bu listenin oluşmasında ilk adımı atmış kişi. kendi adıyla çıkardığı isik dogudan yukselir albümü ise bir bursa-izmir yolculuğu sırasınca defalarca döndürülmüştür.

    sibel alaş: yazık oldu. (bkz: adam) (bkz: bin yıldız) (bkz: fem) (bkz: bende hüküm sür)

    sibel bilgiç: çıktığında kimse zengin koca aradığını düşünmemişti. kronolojisi alisamadim yazlar bitti mehmet ali yilmaz

    sibel tüzün: "kocam metalci, ben de rock albümü yapayım" dememiş olsa farklı bir yerde olurdu. (bkz: beni bağlamaz) (bkz: gozumun bebeği) şarkılarından kalan mirasa saygı göstermedi, kötü etti.

    sima: yeminliyim şarkısı gayet güzeldi.

    tarkan: tüm şımarık albümünü ezbere bilecek kadar sevdirdiyse birşeyler özeldi bu adamda. birşeyler yazmak saçma geldi bari bkz vereyim
    (bkz: simarık)
    (bkz: a acayipsin)
    (bkz: yine sensiz)

    suat suna: alfabetik sıradan şaşmış olduğumu biliyorum fakat atlanmaması gereken bir adam. kemanıyla çıkıp en azından belli bir seviyede şarkılar yapmayı gelenek haline getirmişti. ansizin cektin gittin çok iyiydi.

    tayfun duygulu: kendisinden nefret etme sebebim ilkokulda "tarkan kimmiş tayfunun yanında halt etmiş o" lafımı boşa çıkarmış olmasıdır. hadi yine iyisin herşeyi açıklamıyor mu?

    teoman: "oouuuu pıpatyaaa, yzümün haliyneee bıaaak" diye başladı ama müzik dışında her alanla ilgilenmeye başlaması bence kendisi adına hatalıydı. şehir bezgini oldu, yönetmen oldu ama o albümü gibi bir iş daha çıkardı mı?

    tuğçe san: annemin deyimiyle "yılanlı kadın". tek suçu yaptığı kaliteli müziğin türkiyeye o dönemde fazla gelmesiydi. (bkz: neredesin)

    ufuk yıldırım: izel çelik ercan a yardım ve yataklık ettikten sonra kendi bişeyler yapıp bi nebze kabul ettirdi. burnunda et varmış hissi veren bir sesi olmasına rağmen cabuk gel annem ve tutkunum çok ses getirmişti. (bkz: yaradana yalvartma)

    ufuk ercan: grup vitamin den ayrıldıktan sonra "trafiki mrafiki kafatasına takmıaaa" diye zıplayan bir oluşumdular. ben çok eğlenirdim. çoğu kişi iğrense de iz bıraktılar bence. "magandalık ırsi mi? karılar benden tırsi mi?" özledim

    umay umay: özel kalması gereken biri. emre aydın gibi amiplerin onun mirasına çullanmasına karşıyım.

    ümit sayın: gul beyaz gul den sonra olayının bitmiş olması bir tesadüf mü?

    ünlü: estarabim ve rüya ile iyi bir çıkış yakalayıp çat diye düşen kaybolan bir grup. alman-türk ortak yapımıydılar.

    yaşar: divane albümü nü dinlemeyen var mı?

    ve volkan: (bkz: ananı niyolay)
    (bkz: cehennemin dibine kadar yolun var)

    yeşim salkım: deli mavi ve son bir sigara icelim e yazık etti. uzanlardan uzak durup burnu büyüklük yapmasaydı şimdi farklı bir yerde dururdu. 90larda hatırlamak daha güzel.

    yıldız tilbe: işte bu kadına ne oldu bilemiyorum. delikanlim vazgectim gibi şarkılar yapıp tüm gözleri üzerine çevirmişken bir anda delirdi. kokain yaramadı. dans etmediği yıllar olan doksanlar onun için daha güzeldi.

    yonca evcimik: kendisi yetmemiş gibi bir de çıtır kızlar ve birkaç iyi adam ı ortaya çıkartmıştı. dans etmekle olayın bitmediğini anlaması ne kadar zaman aldı bilemiyorum. (bkz: abone) (bkz: 8 15 vapuru)

    şahsenem: özbekistandan ithal bir popçuya ihtiyacımız yoktu ama sesi fena değildi. (bkz: o bu gece gelecek)

    zeynep: ah memedim eseriyle halkı yumuşak karnından vurmaya kalkmış, kaybolmuş olduğuna çok memnun olduğum şarkıcı. duygu sömürgeci

    veeee en önemlisini en sonra bıraktım, sanırım bunu hak ediyor.

    grup vitamin: okuldan gelmiş bir sürü ödevi olan ilkokul 2 öğrencisini kim eğlendirebilir? kimilerine absürt gelse de varlığı bazen hayata bağlayan bir gruptur vitamin. şu an sözlük yazarlarının çoğunluğu eminim içlerinden ezbere bildikleri bir grup vitamin şarkısı mırıldanıyordur. gökhan semiz ölmeseydi belki de şu an popstar yarışmasıyla dalga geçen yeni bir şarkıları piyasada olurdu.

    "üfürükten teyyare, selam söyle o yare, yarin dişi ağrımış, var bildiğim bir çare"
    11 ... avedis
  7. 7.
    bunu söylemekten utanç duyuyorum ama bide oya ve bora vardı.
    -2 ... silte
  8. 8.
    tabi o zaman baris manco, yeni turku, grup gündoğarken, mfo gibi ağabeylerimizi kulaklarımızın paslarını itinayla silmekte iken dogus ve atilla tas gibi garabet bakteriler de bilimum kulak kirlerimizi arzetmekteydiler. yeni albüm çıkaran mahsun kırmızıgül her zamanki gibi zirveye oynamaktaydı kendine has seudaliyim yorumuyla... hatta fonetik kurallara inat belalimıyla.. aynı zaman diliminde nasıl olmuş da unutulmuş dediğim başka bir belalım var idi.. emrah kos..

    başka kimler yoktu ki... her zaman seksiliğini koruyan hüner coşkunerler, nostalji 1..3...97808.. e kadar giden albümlerinde güzelim samanyolu dahil onlarca şarkıyı iğrenç yorumlayarak zengin olan muazzez ersoylar... tasavvufu bize yeniden sevdiren seciller (bkz: uhde), küçücük bir odada bir oraya bir buraya yaslanarak aşk her şeyi affeder mi diye çığlıklar atan özlem tekinler (ki son ikisinin vidyosu yer altı sarnıcında çekilmiştir)... alaturka reaggea veya r&b'yi hayatımıza sokan mansur arklar, ragga oktaylar... pantolonunu sevdim çıkar onu bebeğim diyerek cinsel devrimi sessizce başlatan gökhan tepeler...

    bugün bile ağzımızdan düşmeyen duyunca durup irkildiğimiz cesaretin var mi aska ve vazgec gonulü hayatımıza sokan gulaylar.. zeynep dizdarlar

    mevcut politikacılar misali ezelden ebede kadar yaşayacakmış gibi görünen kendimizi bildik bileli
    varolan nilüferler, ajda pekkanlar, kayahanlar...

    kimler varmış kimler...
    acıtan şu;

    bütün bu yukardakilerin her biri ve bir kaç şarkısı en ufak bir araştırma yapılmaksızın hafif bir hafıza zorlamasıyla hatırlanır, hatta şarkılarının çoğu ezberdedir...

    aranızda son 3 yılda çıkanların isimlerini ve bir kaç şarkısını ezbere bilen var mı ??

    konuşma bitmiştir..
    1 ... veritas
  9. 9.
    (bkz: tayfun)
    1 ... schizo
  10. 10.
    90 ların başındaki şarkılar daha çok ilginç ve şu anda komik gelen klipler atıralar içinde çok güzel bir köşeye konmuştur ve şimdi o dönemin yıldızlarının çoğu kaybolmuş ya da farklı tarzlarda müzik yaşamlarını sürdürmektedirler.
    ... 220voltyiyenadam