bugün

güzel ülkemde her gün sorguladığım, her seferinde cevabını bildiğim fakat bir türlü anlam veremediğim soru.

biri çıkıyor işin aslını size anlatıyor ama siz hala aynı kafada devam ediyorsunuz. tamam insan çıkarlarını gözetmeli fakat çıkarları içinde onurunu satmamalı.
kimse kendisiyle ilgili görmediği gerçekleri birinden duymaktan hoşlanmaz.
dünya düzeninin tümü yalanlar ve sömürü üzerine kurulduğu için... her doğru söyleyen en küçüğünden en büyüğüne kadar, tüm güçlülerin, burjuvaların ve sermayenin düzenine aykırı iş yapar...
Kimse gerçekleri duymak istemez insanoğlunun yapısında yok DNA sına aykırı.
insanlar duymak istediği şeyi söyleyeni sever.
doğruyu söylediğim için bana s.ktir çeken çok olmuştur. sizi zaten sevmesi gerekmez ama artık size layık değildir.
sevmeyenin ezikliğinden ve karakterinin oturmadığından kaynaklanır.
tabi her zaman durum böyle değil söylerken üslupta önemli.
üslubu ayarlayamazsan haklıyken haksız duruma düşebilirsin.
Kovulacak 10. Köy olmadığı için..
kompleksleri olan ve ben merkez odağını nesnele dönüştüremeyen zavallıların (yani egoist insanların) sınırları dışında doğru"culuk olmadığı için. "duymak istediklerini söylemek"li entry çok isabetli olmuş.
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye bir ata sözümüz vardır konuyu özetleyen. insanlar genellikle yalanları sever çünkü gerçekler o kişiler için acıdır. derhal susturmak isterler doğru konuşan insanı.
(bkz: dürüst insanların sevilmemesi)

dünyada eğri çok olduğu için, inş. dürüstler bu dünyaya hakim olacaktır.
Doğru söyleyenlerin sevilmeyeceğini düşündükleri için, oysa sadece münasebetsiz ve patavatsızdırlar.
Herkes güzel şeyler duymak ister. Yalan bile olsa. Kişilik meselesi herkes için geçerli değil tabi.
Çünkü herkes görmek istediğine duymak istedigine inanır ve kendi işine geleni uygular dostlar net.
çoğu insanın gerçeklerden korkması sebebiyle şeklince cevaplayacağım soru.
Soylemek var soylemek var dedirtir insana.
(bkz: dost acı söyler)
''Karanlık, aydınlıktan; yalan, doğrudan kaçar.
Güneş yalnız da olsa etrafına ışık saçar...
Üzülme! Doğruların kaderidir yalnızlık,
Kargalar sürü ile, kartallar yalnız uçar.'' Ömer Hayyam
işte bu yüzden.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış maalesef.
Doğruyu söyleyenler sevilir de. Doğruları mağara adamı üslubuyla söyleyenleri kim niye sevsin? Kabalık ve açık sözlülük farklı şeylerdir.
hem açık sözlü hem kabayım. hoşuna gitmeyen de hanım kızına almasın aq
köylülere sorun...
çünkü insanlar hayal aleminde yaşamayı yalan sözler duymayı seviyor.

(bkz: fal baktırmak)
kuşkusuz bodoslama olarak doğruyu söyledikleri için.
Size sevilmek istediğimizi kim söyledi.
insanlar kendilerinin kötü olduklarını bilirler ama bunu duymaktan nefret ederler. Sorun tam olarak bu.
çünki gerçekler her zaman acıdır. bazı insanlar yüzleşemeyeceği gerçeklerden kaçmak için doğruyu söyleyenleri sevmez.
insanlara duymak istedikleri şeyleri söylersen sevilirsin duymak istemediklerini söylediğinde de kötü insan olur siktiri yersin.
O yüzden doğruyu söylemek lazım ama doğru zamanda söylemek lazım. Her doğru her yerde söylenmez.
Esas mesele dogrunun kime ve hangi üslupla söylendiğidir. (Ya da kimden ne şekilde duydugunuzdur) karsimizdaki insanların içimizdeki degerleri farklidir netekim. Herkes dogruyu sizden duymak zorunda da degil. Ornegin icindeki kredisi düşük arkadasin sana hastasin sen derse bu sıkıntı yaratabilir ama bunu hic tanımadığın doktor soyleyince isler değişiyor. Gibi.
çünkü insanlar, duymak istediklerini söyleyen kişilere yakınlık duyarlar.

her doğru da her yerde söylenmez.
insanlar gerçekleri duymak istemiyor. Hep pohpohlanıp övülmek istiyorlar.