1. 1.
    inanç, yaşayış, düşünce biçimi falan. Bunun ne kadarını biz seçebiliyoruz? Misal burada milliyetçi bir ailenin çocuğu ermeni bir ailenin çocuğu olsaydı milliyetçilerden nefret etmez miydi? doğduğumuz yer kaderimiz midir?
    7 ... wizzy
  2. 2.
    Yani. Hindistan' da pakistan' da doğanla ingiltere ' de italya da doğanın kaderi bir olur mu hiç? Japonya' da insan ömrü ortalaması 90 iken pakistan ' da 45. Kader mi şimdi bu yoksa coğrafik kader mi?
    7 ... uzak diyarlarda evli barkli
  3. 3.
    bu sadece bir mazarettir.
    1 -2 ... inderex
  4. 4.
    Italya ' da pakistanlı genclere kucağını açmış bekliyor zaten. Japonya işçi olarak türkleri bile istemedi. Hâlâ çabala, çalış edebiyatını bırakın. Zaten bir şeyleri başarmak için uğraşırken stresten kanser oluyor insanlar. Bizim gibi gelişmekte olan ülke insanlarına hiç-bir şey hazır gelmiyor ve dünyada ırkçılık var.
    10 ... uzak diyarlarda evli barkli
  5. 5.
    Kaderimizi doğduğumuz yer belirlemez.
    Nice insanlar vardır ki imkânsızlıklar içinden sıyrılıp bir yerlere gelmiştir, nice insanlar vardır ailesinin bulunduğu görüşü ideolojiyi değiştirmiştir.( iyi ya da kötü bilemem)

    iş insanın kendisinde biter. istersen hindistana bile gidip bir düzen kurabilir, hindu gibi yaşayabilir, budist olup tapınakta keltoşlarla tapabilirsin. Hindistanda doğmaman hindu olmaman kaderini değiştirmez. Kader kavramı bundan farklıdır.
    -6 ... uzunkartal
  6. 6.
    (bkz: coğrafya kaderdir)
    1 -1 ... double check
  7. 7.
    Ölene kadar belki de.

    Doğduğum yerden uzaklaşalı 15 sene oldu, 30’umu geçtim, binlerce farklı insan tanıdım, binlerce kitap/metin vs okudum, birçok şey yaşadım ama bugün bile hala çocukluğumda edindiğim ve doğruluğunu hiç sorgulamadığım bilgilere, inançlara, önyargılara sahip olduğumu fark ediyorum.

    O dönemden kalma yaşanmışlıkların tamamını sigaya çekip eleştirmeye belki de ömrüm yetmeyecek. 20 yaşından sonra öğrendiğim şeyleri eleştirmek ve değiştirmek çok daha kolay. Ama o dönemden olanlar Zihnimin en derin yerlerine kök salmışlar. Varlıkları o denli doğal hale gelmiş ki, Yanlışlıklarını ve garipliklerini fark etmek çok zor.

    Fark ettiğim anda kafamda bir ışık beliriyor adeta: bu konuda böylesi yüzeysel bir bilgiye sahibim, acaba bunu ne zamandan beri biliyorum yahut ne zaman bunu doğru kabul etmiştim?

    Bir başka deyişle; Sahip olduğum bilginin kaynağı ne? Eğer o konuya dair fikirlerim, doğduğum şehirde yaşadığım döneme aitse önemi ciddi şekilde artıyor. Bunu nasıl öğrendim, kim söyledi, nasıl bir ortamda duydum, nerede okudum? Bunları hatırlamaya çalışıyorum. Çoğunlukla hatırlıyorum da.

    işte ancak o zaman gerçekten eleştirilebilir ve sorgulanabilir hale geliyor. Ancak o zaman onun yerine yeni bir şey inşa edebiliyorum.

    Doğduğumuz yer ve çevre ömür boyu sürecek bir etkiye sahip. Ne denli ve ne kadar süre etkili olacağı, sonraki süreçte sorgulama isteğine bağlı ve bu hiç de kolay bir şey değil.
    5 ... samgold
  8. 8.
    Dini olarak soruyorsanız cennet ve cehenneminizi bile belirler.

    Nasıl mı? islam'a göre islam'ı bilmeyen birisi dini olarak sorgulanamaz.

    Afrika'da bir kabilede doğan kişi neye göre cennet veya cehenneme gidecek? Dinlerden haberi geçtik modern dünyadan haberi yok. Bu kişiyi tanrı nasıl sen dine inanmadın diye cehenneme atacak? Adamın din nedir ondan bile haberi yok.

    Kaderi değişti mi? Bırakın kaderi dine göre öteki dünyası bile değişti.
    4 ... keyf kahyasi
  9. 9.
    Hindistan örneği verip cehaletinizi belli etmeyin.
    Örn: hintli insanları ABD den alın, Amerika'da inovasyon yazılım bilişim çöker. Silikon Vadisi'nin (san jose-san Francisco-california) kapısına tadilat dolayısıyla kapalıyız yazılır.

    Coğrafya kader ise şu an Balkanlar'da neden bir iskender yok?
    Asya da neden bir cengiz han yok.
    Coğrafya kader ise şu an evinde diriliş Ertuğrul mu ne ise bu diziyi elinde döner bıçağı ile seyredip acınası hareketler yapan insanlar ve osmanlıyız diyen insanlar bir Fatih bir yavuz bir kanuni çıkaramıyor?
    Neden Ortadoğu da bir Selahattin Eyyubi çıkarıp Kudüs'ü almıyor?

    Coğrafya kader değildir.
    Avrupa medeniyetini gelişmesini Yahudi çevirmenlerin sayesinde kurmuştur. Arapça'dan Latince'ye, daha sonra ibranice ve castilace bask Portekizce gibi dillere daha sonra italyanca Fransızca ingilizceye çevrilen eserlerle şu an Avrupa medeniyeti kültürü ortaya çıkmıştır.

    Avrupa, platon Aristo Sokrat parmenides Pisagor'u Arapçadan çevrilen eserler ile öğrendi okudu anladı.

    1000'li yıllardan itibaren Constantin africanus, dominicus gundissalinus, gerard de cironeme, michel scot, Jean avandauth, Juan hispona, moses ben Samuel ibn tibbon vb insanlar 1000-1300 yılları arasında bu çevirileri yapmasaydı (felsefe matematik astronomi tıp) Avrupa'da aydınlanma çağı başlayabilir mi?
    ibn rüşd tarafından Aristo için yazılan şerhler olmasaydı Avrupa Aristo'yu anlayabilir mi sanıyorsunuz o yıllarda?
    Unutmadan; akla atıf yapıyor, akıl ön planda tanrının hikmetini sorguluyor diye de ibn Rüşd ve Aristo yasaklanmıştı.

    Neyse, konu uzamasın.
    Coğrafya kader ise; bilimde Avrupa'ya medeniyet kültür için köprü olmuş bir coğrafyada iken, kendi dilinde soruyu anlamada son sırada olan bir nesil yetiştiren,
    Kendi kendine yeten dünyada 7 ülkeden biriyken, Samanı bile ithal eden ülke olan,
    Bilim de hakimiyet de yerlerde sürünen bir coğrafyada kalkıp "coğrafya kader" demek aptallık olur.
    Kusura bakmayın, mantık olarak bunun başka bir izahı yok.
    Boşuna aptallığınızı gizleyecek kılıf aramayın.

    Hem kader de insanın eline verilmiştir. Aptal olup suçu kader diye inandığımız tanrı üzerine atmak inandığımız tanrıya hakaret olur.
    1 -5 ... thebiggraywolf
  10. 10.
    Belirler. Tanrı'nın adaletsiz olduğu konulardan sadece biri.
    1 -1 ... freesun