1. .
    hüzünlerden bir hüzün. hani insanın sonunda "ben bu olamam" hezeyanı içinde yaşadığı hüzün vardır ya işte ondan. bir dinle sonra karar ver.

    bir yerden belediye otobüsüne binmişim. otobüs tıklım tıklım. bir-iki adım ileri gidebilen mutlu mesut, yerinda çakılı kalan mahur beste. neyse tıkış tıkış içeriye doluştuk. iki adım sonra ilerleyemedim zaten. önümdeki koltuğun baş tarafına tutundum. ve korktuğum başıma geldi. bir bayan sırtı sırtıma yapışık bir şekilde yan koltuğa tutundu. bu durum en rahatsız olduğum durumdur. zira ayıptır söylemesi falan ama popopm biraz büyük olduğu için bana sırt veren birinin poposunu rahatsız eder. bu durumda erkek olsa hiç etkilenmem ama bir bayan olduğunu biliyor olmam kişiyi istemdışı da olsa etkiliyor. hele ki sırtınıza sırt vermiş o bayanın da popopsu büyükse. yani elinizde olmadan potansiyel sapık olma ihtimaliniz var.

    ihtimalı aklıma bile getirmedim. resmen popomla bir kadının poposunu sarkıntılık yapan adam durumuna düşmüştüm. kadın da hiç imtina olmuyor. battı balık yan gider mantığıyla kendimi bırakmışım. popoma her dokunuşta zevk miktarı artıyor. biraz daha kontrolü kaybetmiş, olan durumdan etkilenmeye bıraktım kendimi. bir yandan da utanıyorum. utanmayla ereksiyonu birarada yaşıyorum.

    yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuktan sonra büyük bir grup otobüsten indi. hemen ileri gittim. ama arkamdaki bayanı da merak ettiğim için ilerlerken gözüm onun bulunduğu yöne bakıyor. işte orta orta çaplı bir şaşkınlık yaşadım. meğer popo diye sıkıldığım, sıkılırken zevk aldığım, kadının neden rahatsız olmadığını düşündüğüm, büyük popo sandığım deri bir bayan çantasıymış.

    evet dostlarım 15 dakika boyunca meğer deri bir bayan çantasını popo zannetmiş, ereksiyon yaşamıştım. işte o an derin bir hüzün sardı beni. otobüsten indim. etrafa falan baktım... düşen yapraklar... yalnızlık falan... içim gitti adeta!
    2 -2 ... talihsiz sokak kedisi