1. 1.
    deli kuyuya taş attı;
    taş halkalandı, halka seğirdi, seğirti ürktü, ürkülme büzüldü cenin pozisyonunda, içre kıvrıldı, kıvrılma sancıyla dağıldı içinde, sese döndü, ses içe kaykıldı, içsellikle deliye geri döndü.
    deli tecrübe edindi...

    deli ateşe dokundu;
    ateş cürüm oldu, cürüm şehvete bezendi, şehvet tende yol yol yok oldu, yok oluş bir başka bedende, kalpte ve ruhta kendi yolunu açtı, ikide yek olmayı becerdi.
    deli öze döndü...

    deli yıldızları, ayları, toprağı, börtü-böceği, evreni sorguladı;
    sorgu eline kitaplar tutuşturdu, kitaplar mitolojiden tarihe bir zaman tüneline soktu, tünelde karanlıkları aydınlığa kavuşturan zihin gücü sarmallığına dolandı, sarmallık aymaz güruhu işaret etti, güruh yalnızlığı telkin etti, yalnızlık tahrik etti...
    deli anlaşılmanın bergüzar tadını demledi...

    deli kutsala tapındı;
    kutsal savaşa ve yok edilmeye meyleden güce yönelmeyi fitilledi, güç doyumsuzluğu içinde bardaktan boşanırcasına şimşekler yağdırdı, şimşekler evrildi ve kinde vücut buldu, kin kana susadı, susamışlık kendini masumiyetle doyurdu, masumiyet kutsalın katında kendi ırzına geçti...

    deli bilgeliği öğrenmeye değil, anlamaya adadı.

    keoma15'e ithaftır.
    1 ... canabakan