1. 1.
    delikten baktığımda artı oylarla ellerini ovuşturuyordu...

    evet sanal browserımın, 900p çözünürlüğünde, yana yatırılmış bir rantın hikayesi bu...

    çok istemişti bir yerlere gelmeyi, odak noktasında yer edinmeyi, pek başaramamıştı maalesef. kendi kalibresinde, mevcut o kısıtlı yeteneklerini sergileyeceği bir hedef belirlemeliydi;

    uludağ sözlük!

    çok geçmeden, faks modemden terfi ederek adsl hizmetiyle, ulu ya bağlanmayı başardı. o da koyacaktı yaşıtları gibi. ancak yazarlık olarak belli vasıfları halen yoktu. fan art kısmına daha yatkın olan yeteneği onu sadece görsel bir imaj halinde lanse edilmesini sağladı, güzelce, beyne ulaşmadan yola şehit düşen; ancak gözlere hitabında ileri gidemeyen kısıtlı kapasitesiyle bir şekilde o istediği konuma gelebildi. ancak eksikliğini hissettiği o yazarlık yetilerinden hâla çok uzaktaydı. yapmalıydı çünkü buna internet bağlantısı yetiyordu. başarabilirdi. ancak yaratıcılığı görsel teşbihlerden ibaret olan birisi için bu pek de kolay olmayacaktı...

    yapabileceği tek bir şey kalmıştı;

    sözlüğe sahip çıkmak. onca yıldır, ilk nesiller, burayı adam edip terk-i diyar eden abilerinin rolüne soyunmuştu; sinem kobal edasında... yeniler hoş karşıladı, eskiler "senin milletin eğlencesinden rant elde eden beynini sikeyim" dercesine sallamadılar. çünkü bu işin kaymağı daha önce defalarcada yenmişti. artık oynadığı o kapalı tribün çalıma değil skora bakıyordu... gelen artılara baktıkça 31 i falan unutmuş, zihin mastürbatörü olarak ulusözlük başlığına örnek model olma yolunca noobel ödülüne aday gösterilmişti...

    ve bir çok kişi için browser ın çarpı tuşundan öteye gitmediği hüküm sürdüğü ekranında hayatını devam ettirdi...

    -afedersiniz ama şeyin bir şeye benz...
    +kes!

    kapasite sınır olunca, ortaya çıkanlar da kısıtlı olan ürünlerin kahramanı olan bir tasarımcısının hikayesidir bu işte...
    5 -1 ... opus magnum