bugün

tdk şöyle tanımlıyor düşman kelimesini:

1-Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, hasım, dost karşıtı

2-Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar....

düşmanlar olmadan bir hayatı sürdürmek mümkün müdür?elbette diildir...düşündüğün,savaştığın,yaşadığın sürece,seninle paylaşmadığı fikirlerini hayatının merkezine koyabilecek kadar büyüten kimseler varolacaktır,bazen fikirlere bile gerek duymadan seni sadece kişisel antipatileri nedeniyle düşman ilan edecek zayıf kişilikler de...Oscar Wilde diyor ki;'insanın bıraktığı her tesir bir düşman yaratır'...Lakin önemli olan mesele karşınızdaki düşmanın niteliğidir...akıllı,mert,savaşında çirkefe sapmayan bir düşmanın hayatınıza kazandırdığı olumlu şeyler bile olabilir ..hem böyle bir düşmanla savaşmak daha keyifli, kazanılan zafer daha anlamlı,yenilgiler daha öğretici olacaktır....kelimelerle savaşmak gerekir,düşüncelerle düşman haline bürünmek,savaşın asaletine uygun bir mertlikle...namertlerden dostta olmaz düşman da...savaş da ,barış gibi asil insanların ellerinde gerçek bir zafer olabilir ancak...dostunu seçtiğin gibi düşmanını da iyi seçmek gerekir,akılsız ve namert bir düşman hiçbir işe yaramaz.......
(bkz: kapıdaki düşman)
maddi ya da manevi, gizli ya da açık bir şekilde kötülüğü isteyen, kötülük yapan kişi.
aynı zamanda zülfü livaneli tarafından da bestelenmiş bir nazım hikmet ran şiiri.

onlar ümidin düşmanıdır sevgilim
akar suyun
meyve çağında ağacın
serpilip gelişen hayatın düşmanı

bursada havlucu
recebe karabük fabrikasında tesviyeci
hasana düşman fakir köylü
hatçe kadına ırgat
süleymana düşman
sana düşman, bana düşman
düşünen insana düşman
vatan ki bu insanların evidir

sevgilim onlar vatana düşman
çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına
-çürüyen diş, dökülen et-
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler
ve elbette ki sevgilim elbet
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet
(bkz: düşmanı bile kıramayıp kapıyı açmak)
Tükendi gençliğim karanlıklarda,
Çılgın fırtınalarda ve yağmurlarda;
Güneş bazan açtı, kapandı derhal
Bahtımın yazgısı karanlıklarda;
Öyle harap ettiler ki gönül bahçemi
Dallar hep kırıldı, yapraklar yerde
Kuytularda birkaç meyvesi kaldı...

işte ulaştım güz aylarına
Fikirler sararmış yapraklar gibi;
Kullanmalı artık her bir aleti
Küreği, tırmığı ve ötekileri,
Düzeltip onarmak için yeniden
Bahçemdeki bütün harap yerleri
Suların basıp da oyup açtığı
Kocaman çukurları mezarlar gibi...

Hayal ettiğim yeni çiçekler,
Acaba bulurlar mı kimbilir,
Ardıç kuşlarının bulduğu gibi
Güç alabilecekleri her bir gıdayı,
Gizemli gıdayı, özlü gıdayı
Bu sulak topraklarda. Bu hoş havada.

Ey acı! Ey acı! Yiyip bitiriyor hayatı zaman,
Ve yüreğimizi kemiren düşman
Bu anlaşılmaz, bu garip düşman
Büyüyüp güçleniyor kanlarımızla
Durmadan kaybettiğimiz kanlarımızla. *
(bkz: düşmanıma)
(bkz: necip fazıl kısakürek)
30. Berlin Şenliği'nde jüri özel ödülü ve en iyi senaryo dalında Uluslararası Katolik Ofisi'nin ödülünü kazanan, işsiz ve yoksul bir işçinin öyküsünü anlatan bir yılmaz güney filmi.
Gençliğim bir karanlık fırtına oldu,
Birkaç yerinde parlak güneşler açan;
Öyle harap çıktım ki bu fırtınadan,
Bahçemde kızarmış tek tük meyve kaldı.

işte fikirlerin güzüne ulaştım,
Suyun mezarlar gibi çukur açtığı
sel basmış toprakları durmayıp gayrı,
Kürekler, tırmıklarla onarman lazım.

Boyatacak mı ki sırrî gıdayı bulup
hayal ettiğin yeni çiçekler acap
Bir kumsal gibi yıkanmış bu topraklardan

-Ey acı! ey acı! Zaman ömrü yiyor,
Ve kalbimizi kemiren sinsi düşman
Kaybettiğimiz kanla gelişip büyüyor!

Charles BAUDELAIRE *
Düşmanınızı asla hata yaparken rahatsız etmeyin... *
öztürk'ün şahane parçasıdır.

bu son olsun seçtiğim
bu son olsun sevdiğim
usulca kaybolan bu gölge sensin
kimse sormaz halimi
kimse duymaz sesimi
karanlıktan doğmuş bu yalnızlık benim
anladım ki yanlışım
boşyere katlanmışım
açmaz olmuş güller
düşman olmuş bana günler
düşman olmuş seçtiğim
düşman olmuş sevdiğim
geçmişten kurtuldum geldim bu günlere
ateşler söndü dönüştü küllere
bu son oldu seçtiğim
bu son oldu sevdiğim
karanlıktan doğmuş bu aydınlık benim
görmez oldu gözlerim
bilmez oldu ellerim
başkası sandığım o düşman benim
bu sondur küstürdüğün
söz verip de döndüğün
yakandan düşmeyen o çaresizlik senin olsun
Herhangi bir tartışmada, haklı olduğumu bildiği halde, benim karşımda olan kişi benim düşmanımdır.
sagopa kajmer'e göre arkadaş sıfatını taşıyan kişilerden öğrenilendir.

erkeklerle dostluk kuran kıza da biri bunu anlatmalı. 1000 nasihate kulak asmazsa, bir müsibet yüzünden hayata küsüp, "siz erkekler hepiniz aynısınız" sığlığına düşecektir hiç şüphesiz.
serdar ortaç ve hadise'nin birlikte söylediği, nefes albümünde yer alan bir şarkı.

puslu günlerde
geçtin aklımdan
sanki yalvardım
sen gel demiştin ardımdan.
dur! yalvarıyorsun
çıldırıyorsun
anlamıyorsun
bitecek bir gün diye
gelme
gitme,görme ,sevme hiç
düşme
benim düştüğüm gibibu aşka.
düşman oldum, pişman oldum,
seni sevdiğime, senin olduğuma bu gece
gelmi$ gecmi$ en guzel serdar ortac $arkisi kanimca.. tabi hadise sayesinde. o nasil sestir, o nasil bi$eydir $arki sozleri arasindaki nefes alip vermeler falan. o nasil .. ne bileyim hadise, nedir onlar oyle yaa ? yerim senin "yalvariyooorrrsun, cildiriyoooorrrsun." deyi$lerini ben.
tüm rock duygusunu yaşayabileceginiz öztürk ilmaz 'ın muhteşem şarkı sözlerine sahip, muhteşem sesinden dinleyebileceginiz harika şarkıdır.
" anladım ki yanlışım
boşyere katlanmışım
açmaz olmuş güller
düşman olmuş bana günler
düşman olmuş seçtiğim
düşman olmuş sevdiğim..."
çevrenize göre değişir.

ben dusmanımla basa çıkabilirim,tanrı beni dostlarımdan korusun
kusurları açık ve net şekilde ortaya koyanlar onlardır...
Dostumun dostu düşmanımdır,
Dostumun düşmanı düşmanımdır,
Düşmanımın dostu düşmanımdır,
Düşmanımın düşmanı düşmanımdır.

(bkz: fidel den aforizmalar)
bazen eski dostuna bürünen kavram.
ahmet muhip dranas ve şevket seydialioğlu'na ait 2 farklı çevirisi bulunan charles baudelaire şiiri.

ahmet muhip dranas çevirisi için (bkz: #1399231)

şevket seydialioğlu çevirisi için (bkz: #849925)
insanın uzağında değildir düşman, yakın çevresinde gezinir. Kardeş insanın en azılı düşmanı olabilecek kategorinin başında gelir.
allons!

var olan her şey olma potansiyeli taşıyandır.

i will join with black despair against my soul,
and to myself become an enemy
zeki öktenin 1979 yapımlı filmidir.
insan bilmediğinin düşmanıdır.
sarhoşken bulmasın ayıkken bulsun ben onun danuğa goyarun.
bir tiyatro oyunu.

not: trt'de radyo tiyatroları yayınlanıyor saat on gibi falan. vaktim oldukça dinlerim. en çok bu oyunun sonunu merak ediyordum lakin sonunu kaçırdım. şimdi internette de bulamıyorum. *
insanın kötülüğünü isteyen, ayak kaydırmaya çalışan kişidir. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekir.

(bkz: Hasım)
iki veya daha fazla taraf arasında, yöntemi farketmeksizin olan çatışma.

yada

tek taraflı olup, kişinin kafada kurarak içten içe tepki gösterdiği olaylar, kişiler, hayaller.
neden? ben, bana ihanet edenlere derslerini vereceğim! senin en azından yaptıklarının yanlış olduğunu savunmanı beklerdim. bunu bile mi yapamayacaksın? neden?! gözlerinde... beni anlamaya çalışan birisinin bakışları var. benimle aynı konumda olup, benim açımdan bakan birisinin bakışları var. yani sen... bana yapılanları red mi edeceksin?
devletlerin sıkça, kendi varlığını koruyabilmek, halkın tam desteğini sağlamak için; halka gösterdiği odak noktası.

bunu çoğu zaman partilerde yapar. düşman varsa, sahiplenmek vardır,düşman varsa bazı şeyler meşru görülebilir.
düşman kelimesi, sanılanın aksine arapça olmayıp, dilimize hintçe'den girmiş bir kelimedir.
Düşman bir kişiye kötülük yapmak isteyen kişidir.

Şuraya dikkat ediniz eğer düşmanınız var ise sizde düşmanınızın düşmanısınız ve kesinlikle düşman kazanmayınız.

Yıllar önce biri ile kavga etmiş olabilirsiniZ ve düşmanınız intikam almak için yıllar sonra bile karşınıza dikilebilir ve karnınıza mermi doldurabilir.

Düşman kazanmayınız.
Düşmanıyla Var Olanlar, Düşmanıyla Yok Olmaya Mahkûmdur!
bir günah için yönlenirsin, (hırsızlık, yalan, dedikodu, zina...)
günah olduğunun bilincindesindir cezasının büyüklüğünün vs.
sonra pişmanlık çöker, eğer güçlü değilsen defalarca bu olayı yaşarsın.
bu zamanla kalbinde bir hastalık oluşturur günahtan dolayı pişmanlık duymayan insanlarda da aynı şekildedir sadece farkında değillerdir.
etki tepkiyi doğurur, boş ovada yüksek sesle bağırdığında ses sana geri döner.
sesin yüksekliği = günahın büyüklüğü
peki kim bize bu sinsi planları kuran?
bize kim bu düşmanlığı yapıyor?
(bkz: nefs i emmare)
nazım Hikmet şiiri.

Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun
meyve çağında ağacın,
serpilip gelişen hayatın düşmanı.
Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
- çürüyen diş, dökülen et-,
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler,
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet.
Bursa da havlucu Recebe,
Karabük fabrikasında tesviyeci Hasana düşman,
fakir köylü Hatçe kadına,
ırgat Süleymana düşman,
sana düşman, bana düşman,
düşünen insana düşman,
vatan ki bu insanların evidir,
sevgilim, onlar vatana düşman…

(bkz: nazım Hikmet ran ın düşman şiiri)
(bkz: yağı)
inanın bir insanın kalitesini bile bazen düşman belirler, sırf sevmiyor ve düşmanı diye yalan iftira atanlar var sadece düşmanlar diye.

Kaliteli insan düşmanına bile iftira atmaz, neyse odur, düşmanlık ayrıdır o kişiye iftira atmak ayrıdır ama insanların kibri gözlerini kör ediyor.

Sözlükte bunu yapan kitle %70 derecesinde çok, ve bu beni her geçen dakika daha da antrofobik yapıyor ruhları fecaat.
harici düşman hariçten gelenden daha tehlikelidir. *
Ey düşmanım; sen benim ifadem ve hızımsın.
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lâzımsın.

Daha güzel tanımlanamazdı sanırım.*
Kişinin düşmanı üçtür.
1- Kendi düşmanı,
2- Dostunun düşmanı,
3- Düşmanının dostu.
Gerçek düşman aslında eski dostundur. Dost edinirken iyi düşünün.
Başlı başına algı meselesi olsa da bence en büyük düşman kendimiziz.
su uyuduğunda uyumayandır.
kürtçe kökenli bir kelimedir.

kürtçesi dijmin, "benim karşıtım" gibi bir anlama geliyor.

dij: karşıt
min: ben kelimesinin bükülmüş hali (ingilizce'de I'ın me, mine olması gibi)

---------
dijber: karşıt, muhalif
dijberî: muhalefet, karşılık, zıtlık
Denis Villeneuve'in yönettiği 2013 Kanada-ispanya yapımı psikolojik gerilim filmi.
Kendi ülkesine düşman olanlar, ülkesinin gelişmesini istemeyenlerdir.
Kalkınma olmasın diyenlerdir.
Kendi ülkesine düşman olanlar iliç altın madenini kapattıranlardır.