1. 1.
    nasıl ferahtı o yıllar, bütün somut yükün soyut bir omza devredildiği zamanlardı. hayatın bütün sorumluluğundan kaçınıp, tevekkül içinde yaşıyorduk. peki bu yaşamak sayılır mıydı? kendini kurulmuş bir saat yerine koyanın kendi hisleri, düşünceleri olması mümkün müydü? kendi iradesini hiçe sayan kişinin kararları ve o kararların sonuçları o kişiyi bağlar mıydı?

    işte, soruyoruz artık. cevapların cennetinden soruların cehennemine düştük. düşüncemiz kara boşlukta sabit hızla yalpalıyor; onu yavaşlatacak bir sürtünme, bir cevap yok.

    cevabı bulana dek somut gerçekler çiçeğinin dikenleri üstünde yürüyeceğiz. kanımız eski ferah günlerin bedelidir, akacak. ya cehennemi söndüreceğiz ya da cehennem bizi yakacak.
    1 ... kapkaramazov