1. 1.
    türk sanayisinin en büyük problemidir.
    son 2 yılda çıktı indi. çıktı indi.

    şimdi ben mal sattım. %40 peşinat aldım 100.000 euro ya mal sattım diyelim.

    malın üretilip teslim edilme süresi 90 gün.

    90 gün sonra hükümet öyle ya da böyle bunu düşürdü. ( gecen sene de aynısı oldu EUR 2020 ekim kasım da 10,50 idi. sonra 8,9 a gerilettiler. )

    ben malı satarken. 1.060.000 tl ye sattım diye düşündüm ama.

    peşinatı bana.

    40.000 € olarak. 424.000

    90 gün sonra euro'yu 9,5 e düşürdüklerinde de kalan 60.000 geldi diyelim.

    570.000 tl.

    e ben toplamda. 994.000 e malı satmış oldum.

    sipariş günü kar marjım %10 desen. maliyetin 954.000 tl. ve ben 106.000 tl kazanıcam diye işe girdim.

    ama sonuçta elime geçen para. 994.000 tl oldu.

    ama siparişi aldığım gün yurt içindeki adam bana o günün kuru üzerinden malları yasladı.

    ben 954.000 e mal ettiğim işi. 994.000 e vermiş oldum. yani karım devlet eliyle yok edildi. 40.000 tl kar ettim.

    yahu 106.000 tl diye girdiğim işten 40.000 tl kar ettim.

    dövizin yükselmesinden daha çok dövizin dalgalanması piyasayı mahvediyor.
    birilerinin buna dur demesi lazım. yükseksin. euro 20 lira olsun. ama ben bileyim ki yarın 10 a düşmeyecek.
    2 ay içinde herkes kendini ona göre regüle eder euro 20 liraya alışırız.
    ama şimdi ne olacağımızı bilemiyoruz. ya yarın düşerse.
    ya yarın çıkarsa.
    1 -1 ... bado
  2. 2.
    Memleketin anası sikilmiş döviz tl paritesindeki uçurumdan milletin derdine bak.
    3 ... oberst
  3. 3.
    Aynen öyle kardeşim benim.
    ... bozdaglarin maradonasi
  4. 4.
    Aslında o kadar da etkilemez sonuçta eline geçen 994 bin ile eline geçecek olan 1.060 milyon benzer değerlerde oluyor. Hatta dolar düştükçe daha az para ile gene aynı malı alabilmen gerek.

    Sorun burada aracı şirketlerin güncel olup olmamasında eğer ki sen dolar yüksek iken mal aldığın yer dolar düşünce aynı tl değerinden mal satıyor ise zarar edersin. Yeni aldığın ürün daha düşük bir TL değerinde ise etmezsin.

    Dolar düştükçe, o göz boyamak için yapılan maaş zamları da kademeli şekilde düşürülüp tekrardan istikralı bir şekilde yerine geri çekildiği vakit ülkede başka bir açık da ortadan kalkacak ve ülke zenginlerin zararı düşürülerek bu sıkıntıyı atlatacaktır. Fakat bu saçma bir durum. Buna çözüm olarak üreticiler biraz dişini sıkıp yerli piyasaya sokacakları ürün hacmi ve reklamlarını da arttırır ise bu hem gelecekte daha büyük paralar kazanmalarını hem de halkın alım fobisini kırmalarını da sağlar. Ve ilk örneğin aksine yerel tüketim de bir patlama meydana geleceği için bu Türkiye ekonomisini de hızlı bir büyümeye sokacaktır.

    Burada sorulması gereken soru daha az kayıp la günü mü kurtarmak yoksa daha çok kayıp ile geleceği mi kurtarmak.
    ... uzay muhtari