1. 1.
    savaşta kazanıp, masa başında kaybetme karakteristiğimiz yine nüksetti...

    barış pınarı harekatı'na çok güçlü ve kararlı bir şekilde başladık.
    terörist mevzilerini dağıttık, teröristleri 3'e, 4'e, 5'e böldük.
    bu doğal bir sonuçtu.
    zira türkler savaşçı bir milletti ve harp etmek türklerin en iyi bildiği şeydi...

    barış pınarı harekatı ile indirdiğimiz ve indirebileceğimiz balyozu durdurmaya, yumuşatmaya, en azından muharebe meydanında bunu yapmaya kimsenin gücü yetmezdi.
    zaten akıllı olan da böyle bir işe kalkışmazdı. kalkışamadılar da zaten.

    fakat ne olduysa zafere yürüyen ordu bir anda durduruldu, ateşkes ilan edildi...

    şimdi yazacaklarımı iyi okuyun sevgili arkadaşlar.

    ben bu yazıyı erdoğan'a ve akp'lilere yazdım...

    yıl 1897.
    2. abdülhamid han dönemi.

    girit'te bir isyan çıkar. öyle böyle değil.
    bu isyan sırasında binlerce rum milis yunan ana karasından girit'e getirildi ve osmanlı'ya karşı savaştılar.
    osmanlı da bu durumdan haberdardı tabi.
    yunanistan devleti girit'e silahlı milis (hatta asker) gönderiyor, osmanlı ile savaşıyordu.
    bu harp ilanıydı.

    osmanlı, yunanistan'a nota verdi.
    ingiltere devreye girdi, yunanistan'dan yana tavır aldı.

    sabrettik...

    yunanistan ingiltere'den aldığı güçle daha da ileri giderek osmanlı toprağı olan epir'i(yanya) işgal etti.

    sabrımız sona erdi...

    osmanlı devleti haklı olarak yunanistan'a savaş ilan etti.
    esasen bu bir sürprizdi.
    ekonomisi batmış, hasta adam osmanlı'nın kılını kıpırdatacak hali yoktu ingilizlere göre.
    ama yunanistan'ın girit'te olaylar çıkarması, yetmezmiş gibi topraklarımızı işgal etmesi kanımıza dokunmuştu.
    haklı olarak harp ilan ettik.

    avrupa'yı hazırlıksız yakaladık, tabi avrupa'nın şımarık çocuğu yunanistan'ı da...

    osmanlı yunanistan'a harp ilan eder etmez, ilk iş olarak yunanistan'ın işgal ettiği epir'i ve yunanistan'ın 93 harbi ile birlikte bedavadan sahiplendiği teselya'yı işgalden kurtararak geri aldı.

    bakın burayı bir kez daha tekrar ediyorum.
    sene 1897.
    epir osmanlı toprağı.
    yunanistan epir'i işgal etti, osmanlı harp ilan ederek epir'i ve teselya'yı geri aldı.
    bunu lütfen aklınızda tutun, birazdan buraya döneceğiz...

    osmanlı'nın yıldırım hızıyla epir ve teselya'yı geri alması yunanistan'da panik yarattı, osmanlı ordusu zafer kazanmış, moral olarak güçlenmiş bir şekilde yönünü atina'ya çevirdi.
    şımarık yunan'ın başkenti mehmetçik'in kızıl elması olmuştu...

    ordumuz atina'ya ilerliyordu.
    yunanlar ise atina'nın kuzeyinde savunma hattı oluşturdular.
    iki ordu atina'nın kuzeyinde dömeke denilen mevkide karşılaştı.
    dömeke muharebesi ve barış pınarı harekatı

    yunanlar burada osmanlı'yı püskürteceklerine inanıyorlardı.
    iyi hazırlanmışlar, savunmalarını güçlü kurmuşlardı. (26 ağustos 1922'de afyon'da kurdukları gibi)
    üstelik yunan ordusu'nun yardımına italyan gönüllüler ve bir tabur danimarka askeri dahil olmuştu.
    ("danimarka ne alaka?" diye sormayın, zira o dönem yunan kralı olan 1. yorgi danimarka asıllıdır. danimarkalı askerlerin burada olması bundandır.)

    17 Mayıs 1897'de başlayan muharebe ertesi gün kesin osmanlı zaferi ile sonuçlandı.

    yunan ordusu'nun elde kalan kuvvetleri düzensiz bir şekilde güneye çekildiler.
    sadrazam halil rıfat paşa zaferi payitaht'a bildirdi ve atina üzerine yürümek için padişahın iznini istedi.
    cevap gelmedi...
    zat-ı şahaneleri sadece kazanılan zaferi tebrik etmişti.

    halil rıfat paşa payitahta bir telgraf daha çekerek orduyu atina üzerine yürütmek için abdülhamid'e yalvardı...
    evet yalvardı...

    ama ingilizler ve ruslar çoktan devreye girmişti.
    abdülhamid ordumuzun atina üzerine yürümesine izin vermedi.
    20 mayıs 1897'de ateşkes mütarekesi imzalandı...

    zafer kazanan osmanlı ordusu, atina'nın kuzeyinde çakılı kaldı...

    osmanlı'nın dömeke'de kazandığı zaferden tam 6 ay sonra taraflar barış antlaşması için istanbul'da masaya oturdular.

    4 aralık 1897'de osmanlı devleti ve yunanistan krallığı arasında istanbul antlaşması imzalandı...

    istanbul antlaşmasına göre osmanlı teselya'yı yunanistan'a verecek, girit hristiyan bir vali tarafından yönetilen özerk bir statüye sahip olacaktı.
    yunanistan'da osmanlı'ya savaş tazminatı ödeyecekti. (lakin bu tazminat hiç ödenmedi.)

    savaş meydanında kazanılan zaferler masa başında heba edilmişti.
    bir osmanlı vilayeti olan girit özerkliğe kavuşmuştu.

    bundan sonra girit'te "türkler savaşı kazandı bizi kesecekler" diye bir propaganda başlatıldı.
    girit'li rumların endişelerinden(!) dolayı istanbul antlaşması'nın garantör devletleri ingiltere, rusya, fransa ve italya girit'e asker çıkardılar.
    "merak etmeyin biz barış için buradayız, siz askerlerinizi çekin" dediler.
    osmanlı askeri girit'ten çekildi...(1898)

    koskoca girit'in kaderi hristiyan rum bir valiye ve avrupalı garantör devletlere bırakılmıştı.
    ama girit osmanlı toprağıydı hala...(güya)

    bir sene sonra girit'e yeni bir vali seçilecekti.
    osmanlı'nın seçtiği valileri garantör devletler onaylamadı. osmanlı "peki kimi atayalım vali olarak" diye sordu.
    yunanistan'dan gelen prens otto'yu girit'e vali olarak atadılar...
    adaya vali olarak atanan prens otto, kandiye'deki valilik binasına yunanistan bayrağı çektirdi.

    bu arada girit'e yunanistan'dan yoğun şekilde göçler başladı.

    osmanlı bu bayrak eylemini çok şiddetli bir şekilde "kınadı..."

    osmanlı'nın çok üzüldüğünü(!) gören avrupalı devletler prens otto'dan ricacı oldular ve bayrağı indirdiler.
    aslında bu bayrak meselesi osmanlı'nın tepkisini görmek içindi.

    birkaç yıl sonra bir kez daha bayrak provokasyonu yaptılar.

    osmanlı sürekli kınıyordu, kınamaktan başka bir şey yap(a)mıyordu.

    nihayet 1910 yılında kandiye valilik binasına ve girit meclis binasına bir kez daha yunan bayrağı asıldı.
    girit meclisi "yunanistan'la birleşme kararı" aldı.
    osmanlı yine kınadı, protesto etti.
    ama nafile.
    girit bağıra bağıra elden gitti.

    girit'in elden gittiğini anlayan osmanlı kınamaktan başka ne yaptı peki?
    girit ile ilgili haberlere yayın yasağı getirildi...
    müthiş(!) bir çözüm...

    ve akdeniz'in kalbi girit 1913 yılında tamamen elimizden çıkmış oldu...

    yani, 1897 yılında savaş meydanında kazandığımız zafer sonucunda teselya ve girit'i kaybetmiş olduk.
    zafer ve toprak kaybı...
    bunu bizden başkası başaramaz sanırım...

    neyse, yeniden istanbul antlaşması'na dönelim.
    tarih neydi?
    4 aralık 1897...
    yunanistan ve osmanlı arasında imzalanan istanbul antlaşması'nı tüm dünyaya ingiliz büyükelçisi "artık savaş sona erdi" diye duyuruyordu.
    osmanlı'nın başkentinde.
    zafer kazanan osmanlı'nın toprak kaybettiği antlaşma, osmanlı'nın zaferi diye yutturuldu...

    bugün...
    yıl 2019.
    istanbul antlaşmasından tam 122 sene sonra.
    barış pınarı harekatı'nda zafere ilerleyen ordumuz durduruldu.
    ve ateşkes ilan edildi.
    bu ateşkes ilanını tüm dünyaya, türkiye'nin başkentinde abd başkan yardımcısı mark pence duyurdu.

    122 yıl önce türkiye'nin başkentinden duyuru yapan ingiliz büyükelçisi,
    122 yıl sonra türkiye'nin başkentinden duyuru yapan abd başkan yardımcısı...

    122 yıl önce halkımız antlaşma ile zafer kazandığımıza inanıyordu, girit ve teselya gitti.
    122 yıl sonra halkımız hala zafer kazandığımıza inanıyor...

    122 yıl önce zafer kazandığımızı zannedenler "abdülhamid han muzaffer daima..." diyordu.
    122 yıl sonra zafer kazandığımızı zannedenler "erdoğan dünyaya diz çöktürdü" diye tweet atıyor...

    değişen bir şey var mı?
    yok...
    ben utanıyorum, korkuyorum...

    #tarih
    #barispinariharekati
    21 -5 ... tengir budun
  2. 2.
    Barış pınarı harekatında ordumuzun gücü ve istikrari ile ypg ağlayarak geri çekilmiştir.
    Sadece dışardaki ypg liler değil böyle olmasını istemeyen içerdeki ypg yi destekleyenler de üzgün ve perişandır.
    Uzun uzun yazmaya gerek yok iki kelime yeterli, "Türkiye kazandı."
    2 -13 ... hoplatici
  3. 3.
    aynen aktroll kardeşim, türkiye kazandı.
    çok haklısın, tüm akp'liler çok haklı.
    siz her zaman haklısınız, her şeyin en güzelini, en doğrusunu siz bilirsiniz.
    bizim okuduğumuz yüzlerce kitap, aldığımız bunca eğitim, yaşadığımız tüm bu ömür, sahip olduğumuz tecrübelerimizin hepsi çöp zaten.

    bu müthiş tespitin için seni canı gönülden tebrik ederim.
    zaten ben bu tarihi olayı götümden uydurdum.
    hiç yaşanmadı o olaylar.
    zaten böyle bir şey yaşanmış olsa trt'deki payitaht dizisinde gösterilirdi kesin.

    abdülhamid han muzaffer daima...

    hüloğğğğğğğğğğğ...
    8 -2 ... tengir budun
  4. 4.
    aktroller fazladan çalışmak zorunda kalıyor senin yüzünden tengir adamlar zaten 'askeri' ücrete orospuların bile yapmadığını yapıyor birde sen fazladan iş yüklüyorsun.

    tanım:çok güzel geri çekildik tarihtede böyle güzel geri çekilmelerimiz olmuş dömeke muharebesi gibi. şimdikini erduvanın yapması tabiki dahada şahane (erduvan şahane yapıyor, mehmet bahçelide arkadan yapıyormuş bu arada). teröristlere silah veren onları kollayan ameriga söz verdi bir süre dağılan teröristler dinlenecek ve bize dokunmayacakmış.
    hüloğğğ.
    5 -2 ... narcomedian
  5. 5.
    bugün kuzey ırak'ta bir kürdistan kurulamıyorsa, bu ankara antlaşması'nın 5. maddesinden dolayıdır sevgili ayk73.

    1923'te cumhuriyetimiz ilan edildiğinde sahip olduğumuz hangi toprak parçası elimizden çıktı acaba?
    bu hususta defalarca yazdım, bilale anlatır gibi anlattım.
    ama siz ankara havaalanında kürdistan bayrağını göndere çekiyordunuz, o yüzden görmemişsindir.

    cumhuriyet tarihimiz boyunca toprak kaybeden tek hükümet akp hükümetidir.
    (bkz: ege adaları)

    kıyılarımızdan 2 mil açıktaki resmi olarak aydın vilayetimize bağlı olan eşek adasında yunan savunma bakanı geldi kuzu çevirme yaptı, hiçbiriniz ses çıkarmadınız.
    (bkz: yunanların eşek adasında kuzu çevirme yapması)

    bir diğer merak ettiğin mevzu megiddo muharebesi.
    zaten çoktan kaybedilmiş bir coğrafyada sergilediğimiz son direniş.

    nablus ve megiddo'da mustafa kemal paşa bir orduyu(daha doğrusu ordudan geriye bir şey kalmamıştı, anca yarım kolordu) tamamen imha olmaktan kurtarmıştır.
    bunu da yazdım, okumadıysan şuradan okuyabilirsin---> (bkz: #39748231)

    bunları hepiniz eşşek gibi biliyorsunuz da işinize gelmiyor...
    8 ... tengir budun
  6. 6.
    https://twitter.com/m_alt...tatus/1184949135381798912

    bugün olanları adam 6 ekimde birebir yazmış, bir inceleyin.
    1 ... vesvas