1. 1.
    2001 krizi anasaya kitapçığı yüzünden çıktı zanneden ak-itlerin siyasete bakışıdır.

    koalisyon felaketmiş.. ulan 13 senede yaşadığımızdan daha kötü olamaz emin ol.
    4 -7 ... system error
  2. 2.
    cumhuriyet tarihinde söylenmiş en gereksiz laflardan bir tanesi.
    ... bilgin fakir
  3. 3.
    bir krizin kapısını açan, son damla niteliğindeki cümle.

    siyaset konuşup da bir krizi bu cümle yüzünden çıktı sanacak kadar ahmak olmak da ayrı bir mesele tabi.
    1 -1 ... tembel adam
  4. 4.
    hala krizi kitap fırlatmadan çıktı zanneden adam var amk bu ülkede. ne desek boş.
    1 -1 ... conta behcet
  5. 5.
    kitapçık ile banka battığını zanneden andavallılar pek anlamaz! anlasa da aktroll olanların işine gelmez!

    abd projesi olan akpnin getirilmesini başlatan safsata!
    1 -3 ... crossd
  6. 6.
    amerikanın isteği ile yapılmışmış.

    mustafa kemal'in askeri, laik sosyal hukuk devletinin bekçisi, sayın sezer'e yapılmış büyük bir hakarettir.

    hem devletin en tepesinde mustafa kemal'in askeri bulunacak hem amerika bu kişiye kitapçık fırlattıracak.

    (bkz: tabi lan manyak mısın) demekten kendimi alamıyorum.
    1 ... fenomen usta
  7. 7.
    benim hiç de duyunca irkildiğim bir cümle değil.

    irkilmek istersem tanesi bin liradan bardakla hoşaf içen insanlara bakar, sabbahlara kadar irkilirim.

    cumhurbaşkanı anayasa kitabı fırlatmış da kriz olmuş.

    amına koyim bu kadar boş bir siyaset gütmek için gerçekten insanın yaşının bayağı küçük olması lazım.
    1 -1 ... the godfather
  8. 8.
    bugün destekleri için ağlayan yetmez ama evetçi liboşlar ve yine şimdilerde paralelci ilan edilen eskinin hizmet hareketi ile onların lobisinin desteğiyle geçen eniştem beni niye öptü değişikliği sonrası gelen kanun hükmünde kararnamelerle her gün ayrı bir yolsuzluk yapanlara da bir tane atılsa da rahatlasak diyorum.

    o gün güçler ayrılığı diye atılmış, bugün o güçlerden biri vesayet altında, diğeri atanmışlardan oluşuyor.

    ama haklarını yemeyelim, herkes rolünü güzel oynadı. anayasanın fırlatılmasını dışarı taşıyan bakan* , olayı abartan medya ve şifreyi alınca paraları geri çeken piyon sermayedarlar, oradan gelen ekonomistimiz, ecevit i zehirleyen malum kişiler ve amerika turu yapan parlak politikacılarımız, hepsi de çok başarılıydı.

    işin ilginç yanı da o meclisteki pek çok kişinin 2002 seçimleriyle akp ve chp çatısı altında milletvekilliğine devam etmeleriydi.

    olan da ekonomiden anlamayan memleketimde sabık cumhurbaşkanına oldu.
    1 ... disco inferno
  9. 9.
    o zamanları yaşamayan şimdinin 15-22 yaş aralığındaki deniz gezmiş parkalı solcuları cevaben diyor ki ;

    holo onoyoso diyolor yoooo.

    bak güzel yavrum, ben o zamanlar 13-14 yaşındaydım. yani kafanın , dünya şartlarına, ailenin ekonomik durumuna falan az az basmaya başladığı zamanlardı. yani ekonomiye kafa basma dediysek, baba elinde sigara, hesap kitap fatura falan hesaplarken sinirden kapkara olduysa, o ay s.ki tuttuk demekti.

    babam işçiydi, allah a şükür iyi maaş alıyordu o zaman. ben hayatında ne bir kez bankadan 1 lira kredi çektiğini, ne de aile dışından kimseden borç istediğini bilmem, karakteri değil, hala da öyledir.

    hatta 91 yılından beri aldığı sakızın bile hesabı vardır, kara kaplı defter deriz biz ona. böyle bir adam ki , zamanın kooperatif sisteminden sahip olduğu evin birini yok paraya satarak ayakta kalabilmişti. yani zamanın şartlarında 20 milyar olan evi 7 milyar gibi komik bir fiyata satmıştı. sonra geri alamadık tabi o fiyata.

    sen bir de dövizle borcu olan esnafı düşün. bak düşünemiyorsan ben sana örnekleyeyim. piyasada mal alan esnaf genellikle, euro ve ya dolar üzerinden borçlanır. yani senin 10 bin dolar borçlu bir esnaf olduğunu varsayıyorum o günün şartlarında, ve satış zaten yok. insanlar sadece temel gıda ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. ve 10 bin dolar olan piyasaya olan borcunun bir gecede doların çığır açmasıyla 2 katına katlandığını bir düşün. evet dostum, borcun günün şartlarında 20 milyarsa oldu sana 40 milyar. ha bir de unutmadan, sen 20 milyar borcu ödeyecek döngüyü sağlayamıyordun.

    gelelim bir diğer örneğe. hani herkesin ağzına sakız olan , bankaya borcu olmayan mı kaldı, hepimiz donumuza kadar borçtayız. mesela ben yeni mezun harita mühendisiyim, aylık 4 bin lira maaşım var, ailemin bana tahsis ettiği evde yaşıyorum, ve aylık maksimum giderim 600 tl. yani sigara ve akşamdan akşama dışarıda 1 kahve içerim en fazla. ben bankadan 35 milyar kredi çekip bunu aylık 1800 tl ile geri ödüyorum. ve altımda şu an 63 bin liralık bir araç var. neden ? çünkü ben iyi bir arabaya binmek için 20 sene bekleyebilecek birisi değildim. maaşa geçince ilk işim güzel bir araba sahibi olmaktı, ve aldım, borçlandım, sıkılmadan ödüyorum. peki, ya bu senaryoyu 2000 li yıllardaki ekonomik kriz zamanına döndürsek nasıl olur ?

    allah korusun ama o günün şartlarında ben şahsen kredi çekip araba almazdım. şahsen akrabalarınıza, büyüklerinize ailenize falan bir sorun, o zamanlar kredi borcu olan var mıydı diye ? çoğunlukla hayır cevabı alırlar. çünkü kredi almak o zaman için intihar etmek gibi bir şeydi ? ya çok güçlü bir şirket olacaksın, ya da acı çekmeyi seveceksin ? çünkü dünyanın en gerizekalı adamı bile %500 gibi englasyon, gecelik faiz olaylarına girip anasının nikahına kadar borç almayı düşünmez. düşünenler ise, o dönem show tv ana haber i seyredenler iyi bilir, boğaz köprüsünden intihar edip boğazın serin sularında yatıyor şu an. yine o bahsettiğimiz dönem, boğaz köprüsünde intihar kuyruğu vardı, randevu ile intihar ediliyordu.

    yamulmuyorsam 22 tane falan banka batmıştı. valla bizim çevremizden hatırladığım en az 10-15 kişinin yıllarca biriktirdiği paralar , o günkü siyasetçilerin akrabası ve ya kankisi olan banka sahiplerinin cebine girip, aaa banka battı diye kaçıp gidiyorlardı. hatırlayan olursa beni aydınlatsın ama , o kadar bankanın sahibinin 1 tanesi bile yakalanamadan yurt dışına kaçmıştı. birikimini kaybeden aile sayısı nerden baksan yüzlerce bin .

    ha bir de benzin meselesi var tabi. bizde o zamanlar clio symbol vardı. az yakar çok kaçardı. kriz öncesinde benzin hatırladığım kadarıyla 500.000 tl falandı. yani 0.5 tl günümüz parası. bizim araba 30.000tl/km yakardı. 2002 yılında en son 1.60 ları falan görmüştü. 2 yılda oldu sana 3 buçuk kat. hadi bunu hoşgöreyim, zira şimdi de benzinin fiyatı 4.60 larda geziyor. gerçi ben litresi 2.19 dan otogaz kullanıyorum, kilometrede 17 kuruş yakıyor şehir içinde ekiki.

    kapanan işyeri sayısı onbinlerce belki yüzbinlerceydi. bunu sadece işyeri sayısı olarak düşünmeyin. o yerin bir patronu varsa, onun da bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi var, çalışanı varsa yine aynı. yani işyerisi sayısı x 16 gibi ortalama bir rakamla çarpın, sadece esnaf civarından aç kalan insan sayısını.

    sonuç olarak ; bana kalırsa şu anda ekonomi söylendiği kadar gümlemedi ama ite kaka ilerliyor. belki de ileride tıkanabilir, ki şu an sadece inşaat sektörünün ilerleyiş içerisinde olduğu bir ekonomik sistemin çok sağlıklı olmadığı aşikar. yani akp fanatiği sempatizanı falan değilim, ama aranızdaki bazı yeni nesil siyasete hevesli fanatik zihniyetli arkadaşların dediği gibi, aç kalalım ama kurtulalım diye bir dünya yok arkadaşım.

    umarım türkiye bir daha hiç bir zaman o günkü ekonomik buhran günlerine geri dönmez. zira sandığınız gibi, ideoloji karın doyurmaz, insan olarak açlığa en fazla 3 gün dayanabilirsiniz.
    1 -1 ... naylon brando