1. 1.
    Sadece ülkemizin değil tüm dünyanın temel çözülemeyen sorunlarından biri olan cinsel istismar ile bir gün ayrılmış. 4 Mart.

    izlediğim TV kanallarında bu yönde bir çalışma görmedim. Okuduğum gazeteler içinde de sadece Habertürk Pazar eki'ne koymuş ve yazıyı hazırlayan Ece Ulusum'un da tebrik edilmesi gerekir.

    Çok güzel de bir yazı koyup farkındalık yaratmışlar.

    Herkesin birkaç dakikasını ayırarak okuması gereken yazı şu şekilde

    "Bugün (04.03.2018) Dünya Cinsel istismar ile Savaşma Günü. Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel araştırmasına göre dünyada 4 yetişkinden biri çocukken cinsel istismara uğradı. ingiltere internet izleme Vakfı'nın 2016 raporuna göre dünya çapındaki çocuk istismar içeriklerinin % 60'ı Avrupa'dan geliyor. Dünya bu soruna çare arıyor. Türkiye'de de sorun içler acısı. Türkiye istatistik Kurumu'nun 2016 verilerine göre Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı, son 10 yılda yaklaşık 3 kat arttı. Türkiye'de son 10 yılda 250 bin çocuk istismara uğradı. Sadece 2016'da adli tıbba gelen çocuk istismarı vakası 40.064 !!! Hükümet konuyla ilgili birçok çalışma gerçekleştiriyor ancak istismar suçları artmaya devam ediyor. Daha geçen aralıkta televizyonlarda dönen kamu spotu reklamında cinsel istismar mağdurunu canlandıran 17 yaşındaki genç kız, birkaç ay sonra cinsel istismara uğradı. Onlarca önlem ve ceza arttırımlarına karşın istismarcılar nasıl gözünü kırpmadan suç işlemeye devam ediyor?

    Haberlerde görüyoruz, mağdur kişiler yetkililere ihbar etmeye gittiklerinde daha da mağdur olabiliyor. Yetersiz soruşturmadan dolayı suçlular serbest bırakıldı; aile içi istismarlarda emniyet görevlileri "Yanlış anlamışsındır" deyip kadını ve çocuğunu evine gönderdi, şahitler korkudan ifade vermedi, hastane yetkilileri hamile çocuklarla ilgili olayları örtbas etti. ..Oysa kanunlara göre çocuğa karşı her türlü cinsel davranış, şikayete tabi olmayan ve kamu davası olarak takip edilecek bir suçtur. Yani mağdur ve ailesi şikayetçi olmasa da suçu öğrenen Cumhuriyet Savcılığı kendiliğinden soruşturma açar, şikayetten vazgeçilse de hüküm verilir. Mağdurların mağduriyetine azaltmak, toplumun cinsel istismarla daha güçlü savaşabilmesi için bu konuda çalışan avukatlardan bazılarının şu çözüm önerileri var.

    1 - Mağdurun şikayetine rağmen gereğini yapmayan, faili bulmak yerine mağduru ikna etmeye çalışan, mağdurun mağduriyetini arttıran görevlilerin de cezalandırılması gerek.

    2 - Adli teşkilat içinde radikal değişiklikler yapılmalı. Savcılığa bağlı özel eğitilmiş bir kolluk birimi kurulmalı. Bu özel kolluk birimi yerel polisten her türlü yardımı alabilmeli.

    3 - Mağdurun içinde bulunduğu psikolojik şok nedeniyle her şeyden önce bir yakınına ulaşması da muhtemeldir. Bu durumda mağdur yakını olabildiğince soğukkanlı olarak emniyet birimleri ile irtibata geçebilmeli.

    4 - ister bir yetişkine isterse çocuğa karşı işlenmiş olsun, hiçbir cinsel suça hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ertelenmesi ve takdir indirimi uygulanamamalı.

    5 - Tanık kişinin ifade vermesi hayatından yalnızca birkaç saat götürürken, vermemesi bir çocuğun her gün ölümden daha kötü bir gerçeğe uyanmasına neden olabileceği unutulmamalı.

    6 - Bazen kapsamlı araştırma yapılmadığından ya da suç geç ihbar edildiğinden vücut muayenesi ve olay yeri incelemesinde delil elde edilemiyor. Tanık da yoksa fotoğraf, video kaydı ve ses kaydı gibi başka tür deliller aranır. Onlar da yoksa sadece mağdurun beyanı, adli tıp raporu delil olarak kullanılmalı.

    "Çocuklar ifade vereceği zaman hazır bulundurulması gereken pedagog, psikolog ya da sosyal hizmet uzmanı her zaman temin edilemiyor, uzman yoksa çocuk tekrar mahkemeye gelmek zorunda kalıyor." Oysa bu görevleri yerine getirmek ve gerekli kurumlara uzman sağlamak için Çocuk izlem Merkezleri kuruldu. Türkiye'de yalnızca 27 tane çocuk izlem merkezi var. Sayıca yetersiz ve her vakaya yetişmeleri imkansız. Yrd. Doç Dr. Zeynep Belma Gölge'nin geçen yıl hazırladığı araştırmasında çocukların hakim odası ya da savcı odasında tekrar tekrar ifade verdiği yazıyor. Bu da çocukların böylesi travmatik bir olayı unutmasını zorlaştırıyor.

    Danimarka, isveç gibi Avrupa ülkelerinde de cinsel suçluların adı ve adresleri web sitelerinden yayınlanıyor. Tekrar suç işleme risklerine göre toplum bilgilendiriliyor. ingiltere'de 12 yaş altına istismarda ağırlaştırılmış müebbet cezası veriliyor. Almanya ve ingiltere cezalandırmada en düşük yaş eşiğine sahip ülkeler.
    ... rick blaine