bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. .
    13. yüzyılda başlayan ve 17. yüzyıla kadar devam eden bu vahşet, ülke ülke yayıldı, bir inanç tarzı oldu ve insanlar arasında adeta zihinsel bir hastalığa yol açtı. Ve sonuç: milyonlarca kadının diri diri yakılması, hem de yakıldığında ruhunun temizlendiği düşünülerek.Bunun için olağanüstü bir durumun yaşanmasına gerek yoktu. Bir kadının güzelliğinden dolayı iki erkeğin birbirine girmesi dahi kadına ölüm cezası verilmesi için yeterliydi.
    Kadın, erkekler tarafından "şeytanın bekçisi ve dünyadaki pratikçisi" olarak görülüyordu. Bir insanın ölümü yüzünden kadından şüphelenilirdi; "kadın şeytanla ittifak kurarak eşinin ölmesini sağlamış" denirdi. Yine buğday tarlaları aşırı yağış yüzünden istendiği düzeyde gelişmedi mi, sorun kadında aranırdı.
    Kurbanlar için uygulama sıralaması genelde şöyleydi: tespit et, tutukla, işkenceden geçir ve yak. Cadılıkla suçlanan her kadın herşeyden önce sağlık kontrolünden geçiriliyordu. Bu sağlık kontrolü kilise üyeleri tarafından yürütülürdü. Kurbanlar açık bir meydanda çırılçıplak soyulur ve vücutlarındaki bütün kıllar alınırdı (bunun da gerekçesi kötü ruhlar kulların arasında saklanabilirlermiş).
    Bir kadının yakılmadan önce geçirildiği denemelerden bir kaçı:
    1. Su testi (Ortaçağda bir kadından göl veya benzeri suyun içine girmesi isteniyordu. inanışa göre kadın su üzerinde yürüyebilirse, o cadıydı. Eğer boğulma tehlikesi geçirirse o normal bir insandı ve sadece kötü ruhlara alet olmuştu.)
    2. Gözyaşları denemesi (işkence edilen kadın işkenceler yüzünden gözyaşı döktüğü zaman bu gerçek duygularının su yüzüne çıkması olarak değerlendirilirdi. Ağlamayan bir kadın ise hemen suçlu gösteriliyordu, çünkü ağlamamak şeytanın kendisine verdiği bir özellik olarak kabul edilmişti.)
    3. iğne denemesi (Kurban çırılçıplak soyulduktan sonra, vücudun birkaç yerine iğne batırılırdı. iğnenin batırıldığı yerlerden herhangi biri kanamadığı zaman o kadın cadı ilan edilirdi.)
    2 ... asiti kaçmış kola