1. 1.
    başlık ekşi sözlükten. ekşi sözlükte bu konu baya bi tartışılmış.. uludağ'da tartışmayı ben açayım dedim.

    https://eksisozluk.com/bu...na-agac-katliami--1440031

    hemen söyleyeyim, istanbul belediyesi budama şefliğinin yaptığı şekilde ağaçları cascavlak kesip telgraf direğine çevirmek olağanüstü tehlikeli ve zararlı bir uygulama. tehlikeli, çünkü ağacı çok zayıflatıp devrilme riskini arttırıyor.. zararlı, çünkü ağacın ömrünü kısaltıyor..

    bu uygulama ingilizcede "tree topping" olarak biliniyor.. türkçesi "derin tepe budaması"ymış.. abd'nin bir sürü eyaletinde yasaklandığını biliyorum. basit bir internet taraması uygulamanın ne denli zararlı olduğuna dair bir sürü bilgiyi önünüze getiriyor..

    https://en.wikipedia.org/wiki/Tree_topping
    http://www.growingagreene...ow-is-killing-your-trees/
    http://www.plantamnesty.org/the-myth-of-tree-topping
    http://www.stateforesters...rees#sthash.XYCuIAGb.dpbs

    abd'de yasaklanmış olan tree topping türkiye'de devlet eliyle yapılıyor.. bu zararlı iş için kamyonlar ve vinçler satın alınmış, belki de yüzlerce personel işe alınmış, makamlar, şeflikler oluşturulmuş.. "derin tepe budaması" nın etrafında devasa bir ekonomi dönüyor..

    bundan 10 yıl önce bizim caddedeki bütün ağaçları cascavlak budamışlardı. koskoca çınarlardan geriye tek bir kütük kalmıştı..

    o zamanlar "budama şefliği" denen mikrop yuvasını aramıştım.. "budama şefi" yerinde yoktu. yardımcısıyla konuştum. yardımcısı bana ağaçlara hastalık dadandığıyla ilgili bir sürü hikaye anlattı, ama hastalığın ismini veremedi. sadece "bir tür mantar" olduğunu söyledi. adama dedim ki

    -- bakın iddiaya girelim.. tepesini uçurduğunuz bu ağaçların yarısı 2-3 sene içinde kuruyacak..

    ayynen dediğim gibi oldu.. yüzyıllık anıtsal ağaçların yarısı iki sene içinde kurudu.. gelip kütükleri de kestiler..

    budama şefliği ders aldı mı? hayır tabii ki. istanbulun değişik yarlerinde ağaçları aynı şekilde uçurmaya devam ettiler..

    geçenlerde baktım, barbaros bulvarındaki anıt ağaçları aynen uçurmuşlar.. görürsünüz, o ağaçların ömrü çok kısalacak.. bugün baktım taksim'e çıkan inönü caddesindeki ağaçları uçuruyorlar.. dayanamadım, telefonla gine budama şefliğini aradım.. budama şefi gine yerinde yok. yardımcısı olan hanımla konuştum..

    -- bu ağaçları neden böyle buduyorsunuz?

    -- ağaçlarda hastalık var ve çok hızlı yayılıyor.. ondan buduyoruz

    -- peki hastalığın ismi ne?

    -- eee ııı hastalık işte.. ne olduğu bilinmiyor. ama hastalık. çok hızlı yayılıyor..

    -- on sene önce budama şefliğini aramıştım ve hastalık demişlerdi.. on senede hastalığın ne olduğunu anlayamadınız mı?

    -- ıııı ıııı

    -- sakın mantar olmasın?

    -- evet evet mantar..

    -- mantarın latince bilimsel ismi ne?

    -- bilinmiyor..

    telefonu kapayıp kesimi yapanların yanına gittim. amirle konuştum

    -- yahu bu ağaçları neden kesiyorsunuz?

    --ağaçların tepeleri çok büyümüş, çevre için tehdit oluşturuyorlar. ondan dolayı kesiyoruz..

    ---eeee? hastalık??

    --hayır kesim kararı ağaçların tepeleri çok büyüdüğü için alındı..

    yani sözün kısası, neyi neden yaptıklarını bilmiyorlar.. milyonlarca liramız bu istanbul belediyesi denen cahiller yatağının elinde heba oluyor.. ama ben işin parasında değilim. istanbul'un yüzyıllık çınarları da bir daha geri dönmemecesine gidiyorlar..

    parayı direkt çalsalardı bu denli rahatsız olmazdım...

    sizlerden ricam, eğer ağaçsız bir şehirde yaşamak istemiyorsanız 0202 534 15 75 i arayın ve tepkinizi belirtin.. biliyorum, hiç bir şey farketmeyecek.. ama gine de koyun olmadığımızı ve yaptıkları pis işin farkında olduğumuzu bilsinler..

    kadir topbaş seçim konuşmasında "ben belediye başkanı olursam kenara çekileceğim, şehri siz yöneteceksiniz" diyordu..
    dabiii kadirciim, dabii.. ne demezsin
    5 ... arbutus unedo
  2. 2.
    Bir ak parti geleneği.

    Bizim Mahallenin güzeli mimoza ağacını hastalık yalanıyla geçen yıl bu aylarda budamışlardı. Esas neden yeni açılan cafenin tabelasının caddeden görünmesini engellemesiydi elbette. Şimdi güzelim ağacın yerinde kuru bir kütük var.
    Eğer Yaşasaydı gene gelen geçenin dönüp dönüp baktığı bir tablo gibi açmış olacaktı simdilerde.
    Mis gibi kokusu da cabası.

    Merak ediyorum güzel olan her şeye karşı bu Düşmanlık ve yok etme hevesi nereden geliyor. Bebekken yeterince ilgi görmediginizden falan olsa gerek.

    Not: ağacın başını yiyen cafe de battı. Aynı sekilde o şark kurnazlığıyla dagdan gelip bağdakini kovarak açılan hiçbir yer de tutmuyor bizim buralarda. Tamam zaten haksız kazançla girişilen işler olduğu için pek koymuyordur. Haydan gelen huya gider mantığıyla. Gene de bilin istedim.
    7 ... strawberry blonde
  3. 3.
    motorlu destere sesleriyle uyandım.. an itibarıyla bizim caddeyi de uçuruyorlar..

    mahalleli olarak dışarı çıktık ve ağaçlarımızı katleden budama şefliği ekiplerine ağaçlarımıza dokunmalarını istemediğimizi söyledik. tabii ki bizi dinlemediler.. an itibarıyla ağaçları doğruyorlar.. hatta bize sinirlendikleri için feci bir şekilde doğruyorlar..

    artvinli muhallebici kadir topbaş zamanında "ben belediye başkanı olursam kenara çekileceğim, istanbul'u siz yöneteceksiniz" demişti.. demek ki namazlarını hiç aksatmayan topbaş gözümüzün içine baka baka yalan söylemiş.. resmen zorla mahallemizin tipini kaydırıyorlar..

    bundan on sene önce ağaçlarımızı aynen bu şekilde doğramışlardı ve yarısı ölmüştü, kalanının da tipi çarpılmişti.. anlaşılan şimdi diğer yarıya da temelli elveda dememiz gerekecek..

    istanbul belediyesi ağaçtan öylesine nefret ediyor ki, ağaçları katletmek için cumartesi günleri bile çalışıyorlar..

    moralim çok bozuk sözlük..
    9 -1 ... arbutus unedo
  4. 4.
    ünal akkemik hocamızın bu konuyla ilgili gözlemleri:

    https://www.youtube.com/watch?v=ZeZNWQOoHho+

    hocanın söyleyemediğini ben söyleyeyim: bu ağaç traşlama işi bir grup köylü ilkeline iş icad edip onları maaşa bağlayabilmek için uydurulmuş bir şeydir.. ağaçlara hiç bir faydası yoktur. tam aksine aşırı zararı vardır..
    1 ... arbutus unedo