1. .
    iBRAHiM KARAGÜLün köşe yazısının başlı cümle.

    Bizden neden nefret ediyorlar? Bu soruyu hep Amerikalılar sorardı kendilerine. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonraki en önemli tartışma buydu: Müslümanlar Amerika'dan ya da Batı'dan neden nefret ediyordu? Ardından gelen son beş yıllık saldırganlıklar, yüz binlere varan katliamlar var olduğuna hükmedilen nefretin kökenini bütün dünyaya gösterdi.

    Ama bugün konumuz Amerika değil. Bugün aynı soruyu bizim de kendimize sormamızın zamanının gelip gelmediğini sorgulayalım. Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde Türkiye'ye karşı büyüyen ve her fırsatta kendini ifade eden öfkenin kaynağı ne olabilir? Kazakistan'da Türk işçilere yönelik saldırı her ne kadar münferit bir olay gibi görünse de, geçtiğimiz yıl Mart ayında Kırgızistan'da yaşananlarla birlikte ele alındığında derinlerde bir sorunun var olduğunu ve giderek kangrenleştiğini görmemizi zorunlu kılıyor.

    Tengiz bölgesinde Amerikan Tengizchevroil şirketinin sorumluluk alanında iş yapan ENKA'ya bağlı, 4 bin Kazak ve bin 600 Türk işçinin birlikte çalıştığı şantiyedeki kavga, Türk işçilere göre maaş farkının doğurduğu kıskançlıktan, bazılarına göre yemek kavgasından kaynaklandı. Azatlık Radyosu'nun Kazakça servisine konuşan olaya karışmış Kazak işçilerse, olayın bir Kazak işçinin üç Türk tarafından 'iyi çalışmıyorsun' diye demir çubukla dövülmesi yüzünden patlak verdiğini iddia etti.

    Olayla ilgili haberler başından beri kontrollü olarak basına yansıdı. Ancak, çoğu yaralı halde Türkiye'ye getirilenlerin sayısının 396 kişi olması ve işçilerin anlattıkları basit bir kavga ya da kıskançlığın ötesinde bir ciddi bir sorunu önümüze koydu. Gayri resmi rakamlara göre 25 bin Türk işçinin bulunduğu Kazakistan'da Türkiye'nin istenmediğine dair halk düzeyindeki kanaatin iyice pekiştiği ortada. Bu olaydan sonra, daha başka istenmeyen gelişmelerin yaşanabileceği de. işçilerin; on kişi öldü, işkence yaptılar, yaktılar, boyunlarından astılar gibi ifadeleri, son derece organize bir tepkinin var olduğunu gösteren bir başka gösterge.

    Türkiye'nin Orta Asya'da algılanış biçimi hiç de kardeşçe değil. Oradaki insanları suçlama kolaycılığına kaçmadan şu zafiyetleri tespit etmek zorundayız: Bağımsızlıklarından bu yana resmi ilişkiler belli bir stratejiye göre seyretmedi. Bazı ülkelerde Türkiye, Ruslar'ın yerine yeni sömürgeci güç gibi algılandı. Ağabey yaklaşımının sonuçlarını şimdi görüyoruz. Bölgeye yoğun yatırım yapan Türk şirketleri, ülke kaynaklarını sömüren güçler olarak algılandı. Kamuoyu ile sağlam ilişkiler kuramadı. Bölgede iş yapan kişiler, yerel halkı hakir gördü, küçümsedi, değerlerini önemsemedi.

    Geçen yıla dönelim. ABD'nin Kırgızistan'da giriştiği Kadife Devrimin yol açtığı kaosa… Eski yönetim devrildi ama Kırgız halkının öfkesi Türklere yöneldi. Oysa sokaklara dökülen halkın iktidarda görmek istediği kadro Amerika tarafından belirlenmişti. Türkiye de bölgede tamamen ABD'ye endeksli bir politika izliyordu. ABD şirketlerine ya da Rus ve Çin şirketlerine değil de, kitlelerin öfkesi neden Türkk şirketlerine, Türkiye vatandaşlarına yönelmişti? Kimse bunu sorgulamadı. Kaos ortamı denilip örtbas edildi. Sayısız mağaza yağmalanıp yakıldı. Otellere el konuldu. Türk vatandaşlarının evlerine saldırıldı. Korku ve dehşet doğrudan Türkiye'ye ve Türkiye vatandaşlarına yöneldi. Oysa Türkiye'nin Bişkek'teki rejim kriziyle doğrudan ilgisi yoktu. ABD ile Rus-Çin dayanışması arasında bir güç mücadelesi yaşanıyordu. Peki neden? Aynı sebeplerden. Kazakistan'da olan sebeplerden. Bütün Orta Asya'da çizilen kötü imajdan. Birilerinin bu imajı istismar etmesinden.

    Bir örnek daha vereyim. Kırgızistan'daki kaostan iki ay sonra. 13 Mayıs 2005. Özbekistan'ın Andican kentinde, islam Kerimov'un tiranlığına karşı çıkan halka Özbek ordusu ve özel timleri silahla karşılık verdi. 200 kişi hayatını kaybetti. Göstericilere ateş açan özel timler Türkiye tarafından yetiştirilmişti. Dahası, özel tim mensuplarını taşıyan araçlar ve silahları Türkiye tarafından verilmişti. Kentten dünyaya yansıyan az sayıdaki resimlerden birinde, katliamın failleri olan özel timlerinin mevzilendiği aracın kapısındaki Türk bayrağını elbette Özbek halkı da görmüştü. Kırgızistan ve Kazakistan'daki Türkiye karşıtlığı giderek güçlenecek. Daha kötüsü, Özbekistan'da yaşanacak olası bir karışıklıkta belki de en şiddetli tepkiyi yaşayacağız. Belki, Kerimov kadar Türkiye de yara alacak.

    Orta Asya politikası, birkaç şirketin çıkarlarına hasredildi. 21. yüzyılın en büyük paylaşım alanı üzerindeki Türkiye tezleri birkaç işadamına bırakıldı. Çok büyük zaaf. Aklımızı başımıza almak zorundayız. Bizden nefret etmeye başladılar. Böyle giderse Türkiye'nin Asya kapısı Nahcıvan'da kapanacak.
    ... balyancho