bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    abi valla öyle değil, hele bir kulak ver sesime.

    uzak doğu felsefesinin o kadar da uzak olmadığını anlamaktır, görmektir, koklamaktır!

    evvelsi akşam hamam zirvesi gibisinden bir başlık dolaşıyordu sol frame'de. canım çekti, gaza geldim, topladım arkadaşları (9 kişi), "beyler kırmızı alarm, hamama gitmeliyiz" dedim. bir bok anlamadılar tabi ama gittik hamama.

    havuzlu hamamları, bu piyasayı yakından tanıyan yazar arkadaşlar bilirler; göbek taşı, havuz, duşlar ve sauna bölümlerinden oluşurlar genelde. güzel ortamlardır velhassım; tellaklar şortları tanga yapmış keseliyor, birbirlerine soğuk su şakası yapan amcalar, göt göte değişmeler ve daha niceleri.

    yüzmeye meyilli millet olduğumuzdan havuza koştuk hep beraber. 3 metreye 2 metre havuz, içeride 9 tane sığır. sağa gidiyorsun olmuyor, sola dön olmuyor. yan yana yüzemeyeceğimizi anlamış olacağız ki, tam ben havuzdan saunaya girerken, arkadaşlar 3 kat şeklinde alt alta yüzmeye başlamışlardı, dayanamadım alkışladım.

    tabi bu el çırpma esnalarında bir gözüm de havuzu gören sauna camından bize bakmakta olan uzak doğu asıllı, orta yaşının biraz üstünde, varla yok arası bir göbeği, bakışlarını tarif edecek bir sözcük öbeği bulamadığım bir canlıya takılıyordu.

    biz türklerde hamama gidenler, iri kıyım, göğüsleri kıllı, göbeği yağ bağlamış tipler olduğundan, bu temiz yüzlü, göğüsü kılsız japon * pek zararsız ve ilgi çekici geldi bana. gittim saunaya girdim.

    allahım sana geliyorum!

    o ne sıcak öyle. ilk defa görmüşüm sauna. ama çaktırmadım tabi bizim japona. sanki saunada yaşıyorum amına koyim o derece.

    suskundum ve düşünceli. saunanın sıcağını dinliyordum gözlerim kapalı. sayglıydık birbirimize, bakışlarımız konuşuyordu ama aniden elini belimde hissedince...

    yok lan dur.orasını anlatmayacaktım.

    ------

    neyse abi oturuyordum öyle. adam birden,

    + this place is hot.

    dedi.

    döndüm baktım, ne alemsin sen gibisinden bir bakış fırlattım. anladım ki adam ciddi.

    - yes.

    dedim.

    uzun bir sessizliğe girdik bu uzun diyaloğun ardından. ikimizde sıcağın tadını çıkartıyorduk.

    sonra o ses...

    o kadar tanıdık, o kadar bizden bir ses ve o kadar mülayim. beynim durdu ilk anda, yok hacım olamaz böyle şey diyorum kendi kendime ama olmuştu bir kere.

    yaklaşık 5-6 saniye sonra o kesif, leş koku. ama koku farklı, bizden değil.

    bizim japon osurmuştu *. döndüm baktım, metroda gazete okur gibi dalgın ve masum.

    gülümsedim ve,

    + this is spartaaa.

    diyemedim. kalktım yavaştan, kapıya yürüdüm,

    + have a nice day.

    dedim ve çıktım.

    gittim sonra arkadaşlarıma anlattım, hepsi bana inanmayan gözlerle baktılar. olm koskoca japon yapar mı öyle şey dediler. yaptı dedim siktir çektiler.

    ne uzak doğu kültürüymüş be anasını satayım, ne kadar çok büyütmüşüz gözümüzde.

    onlar da osuruyor işte. üstelik kokutuyorlar da. ama kimse bana inanmıyor be sözlük.

    çok yalnızım çoook...
    3 -1 ... tonights the night
  2. 2.
    (bkz: kenan doğulu ile türk hamamında baş başa kalmak)
    ... theangelofdeath